Söyleşi – Marie Robert: “Filozoflar ciddi görünen yaşlı hocalar değildir. Felsefeden korkmayın”

ajandakolik

Fransız yazar Marie Robert’ın ismini henüz duyuyoruz çünkü Türkçe’ye çevrilmiş hiçbir kitabı yok ta ki Ayrıksı Yayınları’ndan yeni çıkan ‘Sen Çözemezsen Kant Çözer’ isimli kitabına dek. Felsefeye ilginiz var mı bilmiyorum ama Robert, kütüphane raflarından indirdiği felsefeyi hayatımızın orta yerine koyuyor. Robert’la ilk defa Türkçe’ye çevrilen kitabı hakkında konuştuk. Söyleşi: Nilüfer TÜRKOĞLU İsminde Kant olduğuna bakmayın, aslında bu kitabın bir felsefe kitabından ziyade kişisel gelişim kitabı olduğunu söylemekte fayda var. Belki de diğer kişisel gelişim kitaplarından farkı, sığındığımız limanların Kant’tan Nietzsche’ye Spinoza’dan Platon’a felsefenin babaları olması. Üniversitede felsefe okumuş yazar Marie Robert, hayatımızdaki krizlerle başa çıkabilmenin reçetesini felsefe aracılığıyla veriyor. Son […]

Söyleşi – Tilbe Saran: “Her dönem kendi gerçekliğini, ahlâkını, aşkını, estetiğini yaratıyor”

ajandakolik

Aylardır konuk edeceğim, bir türlü olmadı! Nihayet o gün geldi çattı… Türk tiyatro ve sinemasının usta oyuncularından ve hep konuşsun, hep anlatsın, hep ‘ses etsin’ dediğimiz seslendirme sanatçılarından Tilbe Saran’la dün ve bugünü harmanladık. Söyleşinin sonunda onunla güneye, o minik agoraya gitmek istedim. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Onu ilk defa sahnede izlediğimde dokuz on yaşlarındaydım. ‘Vanya Dayı’ oyunuyla İstanbul’dan Ankara’ya turneye gelmişlerdi. Nasıl müthiş bir oyun ve ne ekipti ama! Yıllar sonra ‘Kayıp Balık Nemo’da Dori’nin sesinde onu duyduğumda mutlu olmuştum. ‘Martı’ oyununda izlemeyi çok istedim, bir türlü olmadı. Oyunlar, diziler, filmler ve seslendirmeler ve dolu dolu yıllar…  Tilbe Saran, bugün […]

Söyleşi – Mahir Ünsal Eriş: “Her şeyin daha da kötü olacağına inanıyorum”

ajandakolik

Bodrum’da yaşadığını öğrendiğimde yüz yüze gelemeyip şöyle sohbeti tellendiremeyeceğimiz için pek bi’ üzülmüştüm. Mail yoluyla olan söyleşilerden biri oldu bu da. Uzun bir süre cevaplanması için bekledi, bir tutam zamanı geçti ama ben ilk sorumu yine de değiştirmedim. Sevgili yazar Mahir Ünsal Eriş’i Ajandakolik’e konuk ettim. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Can Yayınları’ndan çıkan ‘Sarıyaz’ ve ‘Kara Yarısı’, Mahir Ünsal Eriş’in altı yıl aradan sonra çıkardığı iki öykü kitabı. Sekiz öyküden oluşan ‘Sarıyaz’ın tüm öyküleri birbiriyle bağlantılı ve bir o kadar etkili. Sıradan insanın hikâyelerini anlatma konusunda günümüzün en iyi kalemlerinden Mahir Ünsal Eriş’e sormayı unuttuğum sorulardan biri kendisine ait bir soruydu […]

Söyleşi – Ozan Çoban: “İnsan, Gezi Parkı’ndaki kardeşlik havasını bir kez soluduktan sonra hayatı boyunca o kokuyu arar”

ajandakolik

Sizi bilmiyorum ama ben onu bundan yaklaşık bir buçuk ay önce tanıdım. Ozan Çoban’la birkaç zamandır yapmayı beklediğim söyleşi, meğer doğru zamanı, en görkemli anını bekliyormuş. Gezi’nin yıldönümünü. Attila İlhan’ın ‘Yarının Başlangıcı’ şiirini Gezi Direnişi için besteleyen Çoban’la umuttan, hürriyetten, kavgadan ve hepsinin etrafında dolanan şarkılardan konuştuk. Sonra bütün gün devrim şarkıları dinledim. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu  Bir yandan Trakya’nın doğal güzelliklerinin ortasında şarkılar söyleyip videolar hazırlıyor bir yandan Cümbüş Cemaat isimli müzik grubunda elektro bağlama ve keman çalıyor. Hatta en son Tony Gatlif’in son filmi ‘Djam’in soundtrack’inde yer alıp 2017 yılında grupça Cannes’da konser vermişler. Geleceğe dair dünya için umudu var. […]

Söyleşi – Mevsim Yenice: “Tek bir müzik grubu dinleme şansım olsa Pink Floyd’u seçerdim”

ajandakolik

Öyle görünüyor ki Mevsim Yenice ismini edebiyatta daha çok sık duyacağız. Şimdiki zamanın dikkat çeken öykücülerinden biri o. Üstelik bunu iki kitabıyla kanıtlamış bir yazar. Mevsim Yenice, edebiyatın ‘bilinmeyen sular’ında emin adımlarla ilerliyor. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu İlk kitabı ‘Tekme Tokatlı Şehir Rehberi’yle geçtiğimiz haftalarda Notre Dame de Sion 2019 Edebiyat Ödülleri’nde mansiyon kazanan Mevsim Yenice’yle yakın zamanda çıkan ikinci kitabı ‘Bilinmeyen Sular’ın da bahanesiyle bir araya geldik. İki kitapta yer alan öykülerin değişiminden, gelişiminden, romana yelken açmayı düşünüp düşünmediğinden ve ikimiz için de büyük önem taşıyan Pink Floyd’dan bahsettik. Ben sadece öykülerini değil, kendi ismini de çok sevdim. O yüzden […]

Söyleşi – Gaye Boralıoğlu: “Ödül asla kriter olamaz. Ödül için ya da çok satmak için edebiyat yapılmaz”

ajandakolik

Bundan yalnızca bir iki gün önce Türkiye’nin önemli edebiyat ödüllerinden Duygu Asena Roman Ödülü‘nü kazanan Gaye Boralıoğlu’yla  ‘Dünyadan Aşağı’ya doğru yola çıktık. Bastığımız yer yine şu ‘lanet dünyaydı’. Ama neyse ki bizi kurtaracak olan yine sanat yine edebiyattı! Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu  Doğan Kitap’ın Duygu Asena’nın anısını ve fikirlerini yaşatmak için düzenlediği Duygu Asena ‘Kadının Hâlâ Adı Yok’ Roman Ödülü’nün bu yılki sahibi Gaye Boralıoğlu, yalın dili, başarılı anlatımları ve hafızada güçlü bir etki bırakan kurgularıyla çağdaş Türk edebiyatının önde gelen kadın yazarlarından. Edebiyattaki eril zihniyeti eleştiren Boralıoğlu’yla, ona bu ödülü takdim eden jürideki erkek hegomanyasını da konuştuk. Gaye Boralıoğlu bugün […]

Söyleşi – ‘Eurovisionur’ Onur Gürsoy: “Eurovision’a dönüşümüz muhteşem olacak”

ajandakolik

Birkaç gün önce bir mail aldım. Göz ucuyla şöyle baktıktan sonra anladığım şey Eurovision’a Onur Gürsoy isimli biriyle katılıyor olduğumuzdu. Meğer her şeyi yanlış anlamışım. Yok yok, durun! Eurovision’a falan henüz gitmiyoruz ama o, Eurovision’la ilgili değişik bir şeyler yapıyor. Neler mi? Söyleşiye göz gezdirin. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Bu yıl İsrail’de düzenlenecek olan 64’üncü Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye olarak yine yokuz ama San Marino’yu temsil eden bir Türk var: Serhat Hacıpaşalıoğlu. Biz onu taaa Riziko yarışmasından hatırlayaduralım  bugün Ajandakolik’te Eurovision’la ilgisi olan bambaşka biri konuğumuz. Eurovisionur ya da asıl ismiyle Onur Gürsoy. O, Eurovision şarkılarına gönül vermiş, kendinden iki yaş […]

Söyleşi-90’ların unutulmaz ikilisi Oya Bora, yıllar sonra Ajandakolik’te…

ajandakolik

Aylardır onlarla söyleşi yapmayı bekliyordum. Ha buluştuk ha buluşacağız derken nihayet bir araya geldik. Benden önce gelmişlerdi mekâna. Onları görünce soracağım tüm sorular aklımdan çıktı, deftere not ettiklerimin de çoğunu sormayı unuttum. Ama yine de çok fazla kesip kırpmak istemediğim için uzunca bir söyleşi ortaya çıktı. Türk Pop Müziğinin en özel ikilisi Oya Bora; Oya Küçümen ve Bora Ebeoğlu, ikili olarak yıllar sonra Ajandakolik’te.  Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu O gün ilk gençliğimi takıp koluma, otobüse bindim heyecanla… Kafamın içinde çalıyor, dün geceden dinlediğim “Al aşkım beni yanına, dalmışım sarhoşluğuna…”  Birazdan Oya Bora’yla buluşacak olan ben miyim diye acabalarım var. İçim içime […]

Söyleşi-Mustafa Kurt: “İdareciyken bir oyunda oynamak sanatçıların gözünde saygınlığınızı artırıyor”

ajandakolik

‘Troya Operası’nda Homeros’u, Molière’in ‘Cimri’sinde Harpagon’u oynuyor. Sahneden hiçbir zaman vazgeçmeyecek besbelli, tiyatro tutkusu gözlerinden okunuyor. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’la makamında bir araya geldik. Hayallerinden, projelerinden, kariyerini belirleyen çocukluğundan ve Adana yıllarından konuştuk. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Fotoğraflar: Batuhan Sarıcan Tanıdık bir yüzle söyleşi yapmak galiba daha zor. İster istemez o söyleşiye çok daha iyi hazırlanmış olmak istiyorsunuz. İtinalı ve daha hassas davranıyorsunuz kelimeleri seçerken. Ya da en azından benim için öyle. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’u, Adana’da el kadar olduğum yıllardan hatırlıyorum. Ailem tiyatrocu olunca neredeyse her günüm Adana Devlet Tiyatrosu koridorlarında geçerdi. Yıllar sonra Ankara’da söyleşi […]

Söyleşi-Paola Peretti: “Benim için ağaçlar direnmenin, değişmenin ve evrimleşmenin merkezi”

ajandakolik

En sevdiğiniz ve hatta yazmak isteyeceğiniz kitaplardan birinin yazarıyla karşı karşıya gelseniz ne hissedersiniz? ‘Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’ benim için böyle bir kitap. Ve yazarı Paola Peretti’yle İTEF’te (İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali) bir araya geldiğimde ‘aramızdaki mesafe’ler çoktan uçup gitmişti. İtalya’dan İstanbul’a gelmiş ve benim çok sevdiğim Mafalda’nın yaratıcısı olarak karşımda bana gülümsüyordu. O an başka ne isteyebilirdim ki… Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Fotoğraflar: Batuhan Sarıcan Önce kendim sonra Ajandakolik okurları için günler öncesinden ajandama not aldığım bir tarihti 20 Nisan. Genç Timaş Yayınları’ndan çıkan ‘Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’ kitabının yazarı Paola Peretti, İTEF kapsamında hem kitap imzalamak hem […]

Söyleşi-Cazzip Project: “Türkiye’de caz müziği popüler olmaz ama cazip olur”

ajandakolik

Caz dinleyenlerden misiniz yoksa caz dinlemeyenlenden misiniz? Bu söyleşiyi caza gelip okur musunuz yoksa okumaz mısınız? Hani bugün de tam günü: Dünya Caz Günü!  Ve cazın genç isimlerinden oluşan Cazzip Project Ajandakolik’te. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu 2018’in en çok beğenilen caz albümlerinden birine imza atan Cazzip Project, 4 Nisan’da dünyaca ünlü müzisyenleri ağırlayan New York’un ünlü müzik kulübü Nublu’da sahnedeydi. Bu haberi öğrendiğimde “Vayyy!” dedim “Ama ben tanımıyorum bu grubu!” Sonrası keşif zamanı…  Stories’ ismini verdikleri ilk albümü evirip çevirip birkaç defa dinledikten sonra izlerini sürdüğüm Cazzip Project’le biraz cazladık. Hazır 30 Nisan Uluslararası Caz Günü bugün, cazdan daha iyi ne olabilir […]

Söyleşi-Gece Yolcuları’ndan Edis İlhan: “Keşke bizim bestemiz olsa dediklerimiz ‘Baba Şarkılar’ projesini oluşturdu”

ajandakolik

“Meğer ne kaybetmişim / Canımdan çok sevmişim / Affet çok geç anladım” Bu sözleri bir yerden hatırlamış olmalısınız! Evet, evet… 90’lı yılların en iç acıtıcı şarkılarından birinin nakarat bölümü. Asya söylüyordu: ‘Pişmanım’. Hatırladınız mı? Suat Suna imzalı bu şarkıyı unutmak ne mümkün! Ayrılıp da pişman olan pek çok kişinin diline pelesenk olan bu şarkı, yıllar sonra Gece Yolcuları’nın yeni single’ı olarak karşımızda… Ve Gece Yolcuları’nın solisti Edis İlhan da bugün Ajandakolik’te.  Söyleşi: Zeynep Gençosmanoğlu 2000’ler, Rock müziğinin Türkiye’de çok popüler olduğu yıllardı. Bugün hayranlıkla dinlediğimiz ne kadar Türkçe rock gurubu varsa hepsi 2000’li yıllarda meşhur oldu. Gece Yolcuları ise bu […]

Söyleşi-Tan Sağtürk: “Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100’üncü yılında Atatürk’ü oynayacağım”

ajandakolik

Kendi deyimiyle “Son zamanların en çarpıcı ‘sahne gösterisi”yle döndü, Tan Sağtürk. Devlet Opera ve Balesi’nin (DOB) 2018’deki en önemli prodüksiyonlarından ‘Troya’da Hector’u canlandıran usta balet, çok yakında da Atatürk olarak karşımıza çıkıyor. Tan Sağtürk bugün Ajandakolik’te. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu 8 Nisan akşamı tüm gözler, Moskova’daki bir buçuk asırlık tarihi Bolşoy Tiyatrosu’ndaydı. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü tenor Murat Karahan, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ve ünlü balet Tan Sağtürk’ü aynı sahnede buluşturan, Türkiye’deki tüm temsillerinde kapalı gişe oynayan ‘Troya’, bu defa yabancı sanatseverlerin alkışlarıyla yeri göğü inletti. Troya‘nın Hector’u, Türkiye’de bale denince akla gelen ilk isim Tan Sağtürk’ten bir yeni […]

Söyleşi-Füsun Demirel: “Başka bir dünya mümkün. Kadınlar bunu kahkaha atarak yaratacak”

ajandakolik

Yıllardır sosyal medyada birbirimize arkadaşlık eder dururuz ama hayat bu ya bir türlü bir araya gelememiştik. Oyuncu Füsun Demirel’i yerinde, sahnede ziyaret ettim, nihayet ‘Aşk Dersleri’ni de izledim. Oyunla ilgili konuşulacak çok şey vardı, sezon bitmeden yakaladım. Çok sevgili, değerli oyuncu Füsun Demirel, bugün Ajandakolik’te konuğum oldu.  Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Ben bu söyleşiyi yapmadan önce henüz mazbata alınmamış, oylar sayılmaya devam ediyordu. Baharın geldiğinden emin değildik pek çünkü yağmurlar şehrin yakasını bırakmamıştı daha. Şimdi dışarıda güneş var ve biz iki kadın hem aşktan hem bahardan konuşuyoruz. Bir de içimden bir dilek tutmuşum, avazım çıktığı kadar da bağırıyorum bir yandan. Füsun […]

Söyleşi-Güneş Özgeç: “Şarkısı güzel olanın kendi de güzel oluyor”

ajandakolik

Fotoğraf: Merve Terzioğlu Neredeyse 10 yıldır tanıyorum Güneş’i. Çok sık bir araya gelemesek de müziğine verdiği emeği biliyorum, görüyorum, hissediyorum. Su gibi sesi, peri gibi görünümüyle zamanın karmaşasına tezat oluşturuyor sanki. Son dönemde üst üste çıkardığı single çalışmaları ve konserleriyle ismini iyice duyurmaya başladı. Gurur duyduğum bir kadın var bugün karşımda. Tatatatammmm… Güneş Özgeç, Ajandakolik’te. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Bu söyleşiyi yapmanın en güzel yanı hiç kuşkusuz üç yıl aradan sonra bıraktığım yerde, Moda’da Güneş’i görmekti. Önce arkadaşlığımızı koyduk masaya sonra müziği, emeği, düşleri… Onunla ilgili bilmeniz gereken çok şey var. Mesela yedi yaşından beri seslendirme yapıyor,  televizyon için şarkılar söylüyor. […]

Söyleşi – İlke Kodal: “Bale, hayatın kendisi olduğunda feragat edecek bir şey kalmıyor”

ajandakolik

‘Yukarı, yukarı! Kaldır! Popo! Up, up!” Moda Sahnesi’nde o akşam ‘Balerin’i izledikten sonra kulağımda yankı yapan sözcüklerdi bunlar…İstanbul Devlet Opera ve Balesi baş balerinlerinden İlke Kodal’ın tek kişilik perfomansı ‘Balerin’, bale sanatına farklı bir bakış açısı sunuyor. İlke Kodal, bugün Ajandakolik’te…  Gidin, mutlaka izleyin ‘Balerin’i. Klasik bir bale gösterisinin aksine bir başkaldırı, bir manifesto ‘Balerin’. Başrolde İlke Kodal, hem sözcükleri hem de danslarıyla sahnede zor olanı gerçekleştiriyor; bir yandan anlatıyor bir yandan bale yapıyor. Evet, anlatacak çok şeyi var aslında… Ben de küçücük ufacıkken bale yapmış biri olarak peşine düştüm ‘Balerin’in ve İlke Kodal’la bir balerinin hayatını konuştum. Ayaklarına baktım […]

Söyleşi-Sinem Sal: “Silahlarımızla değil, yazıp çizdiklerimizle karşısına geçiyoruz insanların”

ajandakolik

Tam da bahar gelmiş memlekete, güzel haberler de geliyor peşi sıra… Yazar Sinem Sal’ın elinde tuttuğu ‘Rağmen’ de bunlardan biri. Bi’ dünya dolusu kadın yazar ve çizerin hikayeleriyle ortaya çıkan ‘Rağmen’, bir kitap dizisi olarak karşımızda. İşte bu dizinin ‘İlkler’ serisinde ilk öpüşmeden ilk gözaltına, ilk farkındalıktan ilk itirafa duygu dolu, kadınca, insanca, kederli, sevinçli, hüzünlü, coşkulu nice yaşamaklar var. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Geçtiğimiz hafta Karakarga Yayınları’ndan çıkan ‘Rağmen‘ kitap serisinin  lansmanındaydım. Her şeye rağmen mutlu olmasını bilen, üreten, yazan, çizen, direnen, inat eden, hüznüyle gülen, gülüşüyle hüzünlenen, şarkılar söyleyen onlarca kadından biriydim o akşam. Tüm ‘rağmen’leri ardımıza bırakıp tek bir […]

Söyleşi-Alev Sezer: “Babamı tanıyıp bilenler, gözlerimde bir şekilde onu arıyorlar”

ajandakolik

Bundan yaklaşık bir ay önce Baba Sahne’de izledim ‘BU21’ oyununu. Yalnızca birkaç dakika sürdü oyunun içine karışmam. Gencecik bir sahnede gencecik oyuncularla dolu dolu bir oyun. Heyecanla izliyor ve düşünüyorsunuz; “Peki şimdi ne olacak?” Oyunun yönetmeni ve aynı zamanda oyuncusu Alev Sezer’le Moda’da bir araya geldik. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu BU21’in galası. Final… Alkışlar, alkışlar, ayağa kalkanlar ve “Oyunun yönetmeni Alev Sezer!” diyen bir ses, Alev Sezer’i çağırıyor. İçimden “Alev Sezer ölmedi mi yahu?” diye geçiriyorum, bu dünyada olmadığını bile bile, kendimden endişe ediyorum. Oturanlar arasından sahneye fırlayacak bir Alev Sezer arıyorum. Meğer… Ah meğer, bilmiyormuşum! Türk Tiyatrosu’nun usta ismi, müthiş […]

Söyleşi-Alper Bakıner: “Eskiden bir şarkı yaptığımızda herkes dinliyordu. Şimdi kimseye dinletemiyorum”

ajandakolik

Geçtiğimiz kasım ayında çıkardıkları ‘On Numara Skandal’ single’ının ardından şimdi de ‘Akşam Cefası’yla karşımızdalar. Henüz dinlemeyenleri aşağıdaki videoya alalım. Luxus grubunun çok sesli, çok renkli, nevi şahsına münhasır solisti Alper Bakıner’le yaptığım söyleşi için de böyle buyurun lütfen. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Her ne kadar Almanya’da en kalabalık konserlerini vermiş de olsalar, Fransa’da çok daha geniş bir kitleye hitap edebilecek denli egzotik ve otantik şarkılar da söyleseler, onları burada da çok seven ve dört yıllık arada özleyen bir kuşak da var: Bizler! 2008’de tanıştığımız ‘Oriental Blues’ kıvamında şarkılarıyla neşemize neşe hüznümüze hüzün katan Luxus grubunun solisti Alper Bakıner’le Moda sahilinde buluştuk. […]

Söyleşi-Merve Kocabeyler: “Beyin cerrahı olmak istiyordum. Arpist oldum”

ajandakolik

Çok ödüllü, çok başarılı bir arpist, Merve Kocabeyler. Aslında cerrah olmak istiyormuş ama sonra müzik baskın geldiği için bu ülkede arpist olmak için direnmiş. İyi ki direnmiş. Merve Kocabeyler, bugün Ajandakolik’te. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Hayatınızda hiç arp solosu dinlediniz mi? Dinlemediyseniz dinleyin. Birkaç dakika gözlerinizi kapatın. Hatta ister istemez kapatacaksınız, bana güvenin. Sonra? İşte sonrası bir düş gezegeni. Kanatlanabilirsiniz, bulutlara tırmanabilir ve hatta göğün yedinci katından dünyaya selam gönderebilirsiniz. Tam bir hafta önce, bir saat boyunca Merve Kocabeyler’in arpının ezgisine kapılıp uzaklara gittim. Öyle zarif öyle usulca çalıyordu ki Merve. Ve arp, bu dünyaya öyle ait değilmiş gibiydi ki o […]