EMİR AKTUNÇ “MAX ON DUTY” İLE “UÇURTMAYI VURMASINLAR” VE MURAL ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

Yılın son günlerinde İstanbul’un Tophane semtindeki bir binanın duvarında Tunç Başaran’ın unutulmaz filmi “Uçurtmayı Vurmasınlar”ın önemli bir sahnesi yeniden hayat buldu. Mural sanatçısı Max on Duty ya da kendi ismiyle Emir Aktunç’un imzası olan bu çalışmada filmin baş karakteri küçük Barış vardı. Filmi izleyen herkes dev duvar resmindeki çocuğu hemen tanıdı. Max on Duty ile hem MUBI ile yaptıkları bu güzel iş birliğini hem de mural sanatını konuştuk.
SÖYLEŞİ: NİLÜFER TÜRKOĞLU
nilufer@ajandakolik.com
Öncelikle bağımsız kültür sanat sitesi Ajandakolik’e hoş geldin Emir! Seni “Uçurtmayı Vurmasınlar” filminin Beyoğlu’nda bir binaya yaptığın mural çalışmasıyla tanıdım. Öncelikle çok görkemli bir iş olmuş, tebrik ederim. Nerede o bina, herhangi bir özelliği var mı? Ve bu bir proje iş mi? Nasıl dahil oldun?
Merhaba, güzel yorumlarınız için teşekkür ederim. Mural çalışmasını Beyoğlu, Firuzağa, Bostanbaşı Caddesi 2 numarada gerçekleştirdik. İlk restorasyon projesi kapsamında yapılan mural çalışması Anadolu yakasında oldu. Bu sefer de Avrupa yakasında yapılması tercih edildi. Bu tür projeler marka ve sanatçı iş birliği ile ortaya çıkar. MUBI’nin ülkemiz için önem arz eden filmleri restore etmesine istinaden film ile ilgili duyguları barındıran bir resim talep etmesi ve bunun 4 katlı bir bina cephesine uygulanması kapsamında mural ve sokak sanatları alanlarında üretim yapan biri olarak dahil olmam benden istendi.

Hapishanede büyüyen o minik Barış’ı çizmenin bir yandan duygusal bir tarafı da olmalı. Onu ilk defa mural olarak herhangi bir yerde görüyoruz. Üstelik devasa boyutlarda… Neler söyleyeceksin?
Aslında birçok insanın çocukken ya da hayatının bir döneminde izlediği, insanların hayatında bir iz bırakmış bir film olduğunu düşünüyorum. Bu iz doğrultusunda Barış karakterinin meraklı, sorgulayan ve öğrenmeye açık saf ve temiz yapısının hapishane içerisinde sıkışmış halde anlam araması dikkat çekmek istediğim nokta oldu.
“UÇURTMAYI VURMASINLAR”, MURAL SANATÇISI MAX ON DUTY’NİN DOKUNUŞUYLA BEYOĞLU’NDA!
Daha önce başka bir filmin bir karesinin muralini yaptığın olmuş muydu?
Genellikle serbest bir şekilde kendi tasarımlarımı ve resimlerimi sokağa aktarmayı tercih ediyorum, “Uçurtmayı Vurmasınlar” gibi bir filmle ilgili bir mural yapmak benim için de bir ilk oldu.

Seni tanımayanlar için kendini ve nasıl mural sanatçısı olduğunu bize anlatır mısın?
2014 yılında Kadıköy ve çevresinde belediyenin kapattığı ve sokakta bıraktığı gri alanları kullanarak resim yapmaya başladım. Lokal boyayan insanlarla ve Mural İstanbul Festivali ile tanışınca merakım ve hevesim daha fazla artmış oldu.
O zamanlardan beri yurt içinde Ordu, Ayvalık, Sinop, Antalya ve yurt dışında Hollanda, Portekiz gibi başka ülkelerde de mural yaparak deneyim kazandım ve halen bu hevesi barındırarak hayatıma devam etmekteyim.

Peki, ismin neden “Max On Duty”?
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Endüstri ürünleri tasarımı bölümünden değerler hocalarım Ahmet Çetin Eyüp ve Merve Özyurt saçlarımın şeklinde dolayı ‘’Aslan Max’’ benzetmesinde bulunmaları ve bu benzetmenin tüm öğrenciler ve tanıyan insanlar tarafından benimsenmesi ile sonrasında sokakta boyamaya başladığım zaman kullanmaya karar verdiğim bir isimdir. “On Duty” kısmını ben ekledim çünkü boş durmaktan hoşlanmıyorum ve multidisipliner bir sanatçıyım.
Yakın zamanda başka projeler olacak mı? Neler planlıyorsun?
Her yıl duvar boyamaya, atölyemde resim yapmaya devam ediyorum. Şu sıralar kişisel sergim üzerine çalışıyorum.
Sanatına ilham verenler kimler, neler?
Ortak yaşam konsepti üzerinden gözlem yaparak, insanların, hayvanların ve bitkilerin birbiriyle olan ilişkisinden ilham alıyorum.
Türkiye’nin dört bir yanında murallerin binaların üzerinde yükseliyor. Ordu’dan Sinop’a, İstanbul’da Kadıköy’de vs… Seni daha nerelerde göreceğiz?
Umarım pek çok yerde görmeye devam edeceksiniz.

2022 yılında kuşlar üzerine bir sergin olmuş. Biraz ondan bahseder misin? Yeni bir sergi dedin demin…
Sokak sanatları alanında üretim yapan üç sanatçı olarak ortak bir sergi kurgulamıştık. Bu sergide özellikle kuşların şehir ile kurduğu ilişki üzerinden İstanbul’daki yaşamımızı sorgulattığım bir konu tercih etmiştim. Trafik lambalarında yaşayan güvercinler her şeyden habersiz şekilde yaşamaya devam etmesi ve gökyüzünün değişmez güzelliğine öykündüğüm bu sergi sonrasında daha karmaşık konuların ve fikirlerimin barındığı bir kişisel sergi üzerine çalışıyorum.
Türkiye’de de yeni yeni gelişen ve göz önüne gelen bir sanat, mural. Yeni başlayacak olanlara ya da heveslilerine söyleyecek bir şeylerin olmalı. Neler dersin?
Çizmeyi, boyamayı ve hareket etmeyi sevmeleri çok önemli. İnsanın aklından geçeni 4 katlı bir bina cephesinde görmesi çok ilginç bir deneyim. Merak eden ve bir şeyler öğrenmek isteyen herkes bana ulaşmaktan ve sorular sormaktan çekinmesin.