“İYİLEŞTİREN KİTAP, DEĞİŞTİRSE KEŞKE HER ŞEYİ…”

Belçikalı yazar Amélie Javaux’un yazdığı, Stefano Martinuz’un resimlediği “İyileştiren Kitap”, yakın zamanda Bade Baran çevirisiyle Can Çocuk Yayınları tarafından yayımlandı. Ters giden bir günün kitaplarla ne de güzel değişebileceğini anlatan bu sevimli çocuk kitabı, hem güçlü kurgusu hem de birbirinden neşeli illüstrasyonlarıyla özellikle okul öncesi çocukların ilgi göstereceği bir kitap olarak karşımızda.
YAZI: NİLÜFER TÜRKOĞLU
nilufer@ajandakolik.com
Kızım olduktan sonra kitapların, küçücük bir çocuğun bile hayatında ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlamaya başladım. Kendi çocukluğumu hatırlamak istercesine onun gece yatmadan önce ya da sabah uyandıktan sonra daha önce hiç okumadığı ya da defalarca sayfalarında gezindiği kitapların peşinden ben de gittim. Bu çoğunlukla ikimize de iyi geldi. Kitapların gerçekten de süper güçlere sahip olduğunu unutmuşum. Bunda eskisi kadar kitap okumamamın payı da var elbette. Ama neyse, şimdi siz beni bırakın. Kitapların hayatı nasıl da olumlu yönde etkilediğini anlatan “İyileştiren Kitap”a kulak verin.
Belçikalı yazar Amélie Javaux’un yazdığı, Stefano Martinuz’un resimlediği “İyileştiren Kitap”, yakın zamanda Bade Baran çevirisiyle Can Çocuk Yayınları tarafından yayımlandı. Ters giden bir günün kitaplarla ne de güzel değişebileceğini anlatan bu sevimli çocuk kitabı, hem güçlü kurgusu hem de birbirinden neşeli illüstrasyonlarıyla özellikle okul öncesi çocukların ilgi göstereceği bir kitap olarak karşımızda.

Daha önce Türkçede “Aradığınız Aileye Şu Anda Ulaşılamıyor” kitabı yer alan Javaux’un “İyileştiren Kitap”ı kötü bir gün geçiren, neredeyse her işi ters giden küçük bir kızın başından geçenleri anlatıyor. Sabah yağmur yağdığı için sırılsıklam olan, en sevdiği tokasını kaybeden, teneffüste yere düşen, suluğu çantasına akan, yüzme dersinde atlama sehpasına çıkmak zorunda kalan yani özetle neredeyse tüm günü talihsizliklerle geçiren bu küçük kız, eve geldiğinde oldukça keyifsizdir. Annesinin yaptığı yemeğin nefis kokusunu duymaz, annesinin onunla ilgilenmeyeceğini düşünerek sinir olur, zaten ailecek oturdukları yemek de bu yüzden hiç güzel geçmez. Uyku vakti geldiğinde ise işler biraz değişir. Annesi kızının odasına gelerek yanağına bir öpücük kondurur. Kızının neden keyifsiz olduğunu anlamaya çalışır ve onunla her zamanki gibi biraz sohbet eder. Ardından ona her gece olduğu gibi bir öykü okumak ister. Çünkü bütün hikayelerin süper güçleri vardır!

Kitaplığının önünde uzun süre kararsız kalan küçük kız, annesinin hangi kitabı ona okuyacağını düşünür de düşünür. Sayfalarını ezbere bildiğini mi yoksa en çok korktuğunu mu, çok okumaktan yüzü artık eskimiş kitabını mı yoksa dokunmaya bile kıyamadığını mı… Annesi hangi kitabı ona okumalıdır? En sonunda birinde karar kılar. Onu en çok gülümsetecek olanı seçer. Ve yine annesinin koynunda gözleri heyecanla kitapta türlü düşlere, bambaşka dünyaların içine dalar…
Küçük kız, kitapların insana iyi geldiğini bilen bir anneye sahip olduğu için çok şanslı. Bu sayede yaşadığı türlü aksiliklerin geri kalabileceğini ve kötü giden bir günü alt etmenin aslında o kadar zor olmadığını öğrenebiliyor. “İyileştiren Kitap”ı okurken ben de hep kızımı düşündüm. Okulda gün içinde yaşadıklarını, sızlanışlarını, eve gelince ve bir kitabın sayfalarında gezinince tüm bunların kaybolup kaybolmadığını… O da bu kitaptaki küçük kız gibi… Türlü soruları ve merakıyla seçtiği kitabın içinde bir anda kaybolup yepyeni şeyler düşünmeye başlıyor ve mutsuzlukları uçup gidiyor.
Bazı günler her şey yolunda giderken bazı günler hiçbir şey yolunda gitmez… Öyle günlerimiz var hepimizin. Bu kitap biraz da bunu anlatıyor. Ve arka kapağında ise şöyle yazıyor: “Peki ama iyileştiren bir kitap her şeyi değiştirebilir mi?”
Bunun cevabının her zaman “evet” olmasını ben çok isterdim.