Advertisement Advertisement
ayak analizi

GÖÇ YOLLARI, DUMANI TÜTEN ÇADIRLAR VE YÖRÜK MASALLARI…


Murat Nedim,
Yörük Masalları kitabında Toroslardan  Kaz Dağları’na uzanan sözlü kültürün izini sürüyor. Yörük obalarında kuşaktan kuşağa anlatılan 19 masalı bir araya getiren kitap, masalı yalnızca geçmişten kalan bir anlatı değil, her anlatıcının dilinde yeniden doğan yaşayan bir kültür olarak ele alıyor.

Karakarga Yayınları’nın Dünya Masalları Serisi’nin 20. kitabı olarak yayımlanan Yörük Masalları, okuru göç yollarına, dumanı tüten çadırlara ve geceyi sabaha bağlayan anlatıların dünyasına götürüyor. Murat Nedim; Üç Turunçlar, Boş Beşik Kanlı Beşik, Sarıkız, Şahitler Kayası, Kara Koyun, Küçük Hasan ve Yol Düşmez Devi, Kara Yılan, Gümüş Boynuzlu Koç ve Kurt Oğlan gibi Anadolu’nun sözlü hafızasında yer etmiş 19 anlatıyı yeniden kaleme alıyor.

Yörük obalarında anlatılan masalları yalnızca birer olaylar zinciri olarak değil; çocukla ihtiyar arasında kurulan görünmez bir bağ, kimi zaman bir nasihat, kimi zaman bir isyan, kimi zaman da aşk ve hatırlayış olarak ele alan kitap, masalların obadan obaya, diyardan diyara değişerek nasıl yaşayan bir kültüre dönüştüğünü gösteriyor. Murat Nedim, anlatıları bir masal anlatıcısının dilinden çıkıyormuş gibi aktarmaya çalışırken Yörük ağzına özgü kelime ve cümle yapılarını koruyor; Türkçenin zengin ikilemelerinden ve geleneksel masal ritminden besleniyor.

Eflatun Cem Güney’in En Güzel Türk Masalları ve Pertev Naili Boratav’ın Az Gittik Uz Gittik adlı eserleri başta olmak üzere çeşitli yöresel derlemelerden de yararlanan Yörük Masalları, geleneği yalnızca tekrar etmiyor; her anlatıya yeni bir nefes ve bugünden bir bakış açısı katıyor. Murat Nedim’in ifadesiyle: “Masal unutmaz; söz uçar, o kalır. Ve herkes, eninde sonunda kendi masalına inanır.”

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media