Advertisement Advertisement
ayak analizi

MÜMİN DURMAZ: “DÜNYANIN EN İYİ İKTİDARI DA OLSA, KARİKATÜRİSTİN BİR NUMARALI KONUSU HER ZAMAN SİYASET VE YÖNETİCİLER”


Karikatürist Mümin Durmaz’ın yazıp çizdiği “Bir Karikatüristin Hatıra Defteri”, bir hatıra defterinden ziyade bir hatırlatma aracı! Kitabın sayfalarında dolaşırken yaşam koşuşturmasında kendini unutan insanlara kendilerini yeniden fark ettirme çabası… Ya da Durmaz’ın kelimeleriyle “Evrende bir boşluk doldurduğunu hatırlatmak.” 
KaraKarga Yayınları’ndan çıkan bu “yazı çizi albümü”nü yazarla konuştuk.


SÖYLEŞİ: NİLÜFER TÜRKOĞLU

nilufer@ajandakolik.com 

Bir karikatüristin hatıra defteri ne kadar karışıksa bu defter de bir o kadar karışık! Yılların birikimini bir kitaba sığdırmak kolay olmamıştır. Tüm bu karikatürler zaman içinde mi yazılıp çizildi yoksa bir hatıra defteri yaratma fikri için mi ortaya çıktı?
Aslında ikisi de değil. (Gülüyor.) Bir ana fikir ortaya çıktı ve beni bu albümü yapma adına ateşledi. Açıkçası çok yıllar öncesinde de bir kitap hatta çok kitap yapabilirdim ama yayınlanmış işleri yeniden yayınlama fikri açıkçası bana heyecan vermediğinden bundan hep uzak durdum. Bu kitapta görülen yazı çizi bütününde olduğu gibi tek bir amaca yönelik ve hikayesi olan bir iş yapmak istedim hep. Tam inandığım bir proje ortaya çıkınca da kolları sıvadım. Yaklaşık iki yıl önce anı ve hikayeciklerin notları alınmaya başlandı. Son bir buçuk yılda da yazım çizim işleri başladı. Yaşamınızı idame ettirdiğiniz işlerin yanında böylesine büyük bir projeye vakit ayırmak kolay olmadı. Bir de biraz farkında olmadan da kitabın teknik işlerini de üstlenmiş olmanın verdiği zaman sıkışıklığını da yaşadım ama değdi galiba. Ayrıca albümde hikayeleri yazarken kullandığım fontu da ben ürettim. Teknik olarak fonta dönüştürme işini de Nur Mansuroğlu yaptı. Dolayısı ile neredeyse A”dan Z’ye yazımından çizimine, fontundan tasarımına dek kitabı ben oluşturdum diyebilirim.


“BU KİTABIN AMACI BENLİĞİNİ UNUTANLARA ‘BURADAYIM” DEDİRTMEK” 

Kitabınızın ilk sayfasında “yazarak ve çizerek okura hatırlatmak istediklerim var” diyorsunuz. Okuru içeride neler bekliyor?
KaraKarga Yayınları’ndan çıkan bu yazı çizi albümü aslında hatıralar değil, hatırlatmalar bütünü. Yayınevi yönetmeni Kutlukhan Perker’in “Artbook” olarak tanımladığı kitabın içinde benim yaşam öyküm yok. Çünkü bu yayının tek bir amacı var; okuyucusunun ilk sayfasından girip nihayetinde son sayfasından çıkarken kendini hatırlaması. Bu yaşam koşuşturmacasında benliğini unutanlara “Buradayım!” dedirtmek. Evrende bir boşluk doldurduğunu hatırlatmak. Kitabın yegane amacı bu. Dünyada yaygın olan ama Türkiye’de hiç örneği olmayan bir tür. İçinde her türlü görsel materyal kullanılan, çizgi türlerinin neredeyse hepsiyle (karikatür, illüstrasyon, çizgi roman, vinyet, portre) çözüm üretilen, teknik kullanımında da kâğıt ve fırçadan tarama ucuna, numaralı kalemlerden tabletle çizime kadar geniş bir yelpaze kullanıldı Dediğim gibi dünya basını büyük boyutlarda, plastik değeri olan ve içinde bir hikayesi olan arşivlik albümler yayınlıyor. Türkiye’deki bu ilk ürün umuyorum ki bir fitili ateşler ve ardından birçok örneğini başka çizgicilerden de görürüz.

Şu cümleyi tamamlayın: “İyi ki karikatüristim çünkü…”
Çünkü kendimi tam da ifade ettiğim işi yapıyorum.

Kitabınızda biyografik hikayeler de var. Örneğin Eflatun Nuri hocanız bu isimlerden biri. Size ilham verenlerden biri de o olmalı, öyle değil mi?
Sonradan fark ettim ki herkes ve her şey ilham veriyormuş. Bir ayrım yok. Saul Steinberg, Claude Serre, Ralph Steadman, Gerald Scarfe, Selçuk Demirel ve öğrencisi olduğum Eflatun Nuri Erkoç, Oğuz Aral, Semih Balcıoğlu çizgi yolculuğumda bana eşlik eden ustalardı.
Eflatun Nuri hocamla 15 yaşında tanıştım. Bazı insanlarla kısacık zaman dilimleri okullara, bilmem kaç yıllık iş deneyimlerine bedeldir. Ben öyle biriyle karşılaştığımı çok sonra anladım. Onun bana aşıladığı kemik gibi doğruları, kitaplarda bulamayacağınız deneyimleri zihnime kazıdım. O, bir avuç yazar, çizerin yaşamını değiştirdi, şekillendirdi. İyi ki Eflatun hocamın teçhizatından geçmişim diyorum şimdi. İçimdeki bütün soyut heyecanların, kavramların anlaşılır tanımını yaptı o. Şu albümdeki öğretilerin, deneyimlerin tamamında hocamın harcı var.

Hele ki böyle bir dönemde çizerken otosansür uyguluyor musunuz?
Sansür zaten tek başına bir karikatür konusu. Biz mizahçılar o ya da bu şekilde yapacağımızı yapıyoruz ama haklısınız. Eleştiriye tahammülsüz hakim irade kolumuzu kanadımızı kırdı. Dergiler kapandı, gazetelerden karikatür yok edildi. Dünyanın en iyi iktidarı da olsa, karikatüristin bir numaralı konusu her zaman siyaset ve yöneticiler olmuştur. Biz illaki eleştirecek bir yer buluruz çünkü karikatürün hamurunda taşlama, yergi vardır. En komik karikatürde bile mutlaka bir şeyin eleştirisi olur. Hayat karşıtlarıyla gelişir, daha güzel olur. Karikatüre hoşgörüyle bakmalı ama günümüzde maalesef bu bir eksik.

“ÇİZGİ GÜCÜ YÜKSEK BİR ÜLKEYİZ”

Cemal Süreya’dan Alfred Hitchcock’a, Orson Welles’ten Barbra Streisand’a pek çok ünlü ismin portrelerini de yapmışsınız. Çizmekten en keyif aldığınız ve sonucunu beğendiğiniz portrenizi merak ettim.
Büyük Önderimiz Atatürk ve Orson Welles’i çalışmaktan keyif almıştım. Çıkan sonuç tatmin ediciydi. Biraz kargaşanın yaşandığı, insanlarının da baskı altında olduğu toplumlarda mizah ve karikatür her zaman geniş taban bulur. Bizim ülkemiz de böyle bir ülke. Ama şunu da söylemeliyim, çizgi gücü yüksek bir ülkeyiz. Yani bu ülkenin karikatürü dünyada en önde gelen seçkin bir yere sahip. Ya da sahipti diyelim. Umarım yeniden hak ettiği noktaya yeniden tırmanır.

Ajandakolik olarak yazar ve çizerlere sorduğum klasik bir soru var: Ajandanız ya da not defteriniz var mı, varsa içlerinde neler var?
Benim yegane ajandam, hiç durmadan notlar alan, her şeye bakan, sorgulayan, merak eden, hatta doktorumun da dediği gibi şalterini yattığımda bile indirmeyi beceremediğim beynim. Ha bu arada evimin her yerinde küçük notlar, post-itler, çizgiyle ya da yazıyla karalamalar yapılmış kağıt parçaları var. Sabit tek bir not defterim yok. İçlerinde neler yok ki? Yeni bulunmuş çizgi karakter isimleri, senaryosu yazılacak film isimleri, çizgi öykü konu başlıkları, espriler, espri başlıkları, duvar yazısı esprisinde minik buluşlar, söz oyunları, ya da işe yaramayacak birtakım saçmalamalar.

Bir Karikatüristin Hatıra Defteri’nin okuru bol olsun, emeğinize sağlık. Konuğum olduğunuz için teşekkür ederim.
Umuyorum bu kitap, insanlara kendi değerlerini hatırlatma adına amacına ulaşır. Ben teşekkür ederim.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media