banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

BURÇE KARACA İLE İLK ALBÜMÜ VE ALBÜMDEKİ PARÇALARIN NOTA KİTABI ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ



Burçe Karaca, Türkiye’nin başarılı piyanistlerinden! 2020’de çıkan ilk albümü “Moving Along the Blanks” ve ardından geçtiğimiz günlerde yayımlanan “Six Songs For Piano” (Piyano İçin 6 Parça) kitabı ile müziğini daha çok duymaya başladığımız bir müzisyen. Aynı zamanda çocuklara ve yetişkinlere piyano dersleri veren Burçe ile Instagram’da tanıştım. Kitabının satışından elde edilecek bütün geliri, geçtiğimiz haftalarda yaşanan ve devam eden orman yangınlarında zarar gören ihtiyaç sahiplerine bağışlayacağını duyurduğu bir paylaşımla!
Burçe Karaca, Ajandakolik’te…

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu
nilufer@ajandakolik.com 

Bu söyleşiye hazırlanmadan Burçe’nin albümünü kaç defa başa sardım kim bilir. Prelude, A Song For the Two of Us, 30 Long Days, Stars Above, Uyumsuz Rastlaşma ve Deep Black Sea parçalarından oluşan albüm, pek çok duyguyu içinde barındıran bazen güneşin tepede olduğu yakıcı bazen epey dalgalı bir deniz yolculuğu sanki! Albümünü ve yeni çıkan nota kitabını ondan dinlemek en güzeli…

Sevgili Burçe, Ajandakolik’e hoş geldin. Önce piyano için yazılmış altı parçadan oluşan Six Songs For Piano” kitabından bahsedelim istiyorum. Ne zaman çıktı bu kitap ve içinde sadece notalar mı var?

Merhaba, hoş bulduk. Kitabım 2020 Mart ayında basıldı ama o süreçte tekrar karantina ve kapanmalar başladığı için yayınlanması Temmuz ayını buldu. Kitapta, albümde yer alan 6 adet parçanın notaları bulunuyor.

Bunu neden soruyorum, sen aynı zamanda piyano eğitmenisin de. Kitapta bilgiye dair bir şeyler de var mı? Ayrıca ismi de İngilizce. Bunun özel bir nedeni var mı?

İngilizce olmasının özel bir sebebi yok aslında. Müzik evrensel bir dil olduğu için, kitabı almak isteyen yabancılara da anlamlı olabilmesi adına okuyan, bakan herkese hitap edebilsin diye İngilizce bir isim seçtim. Eğitim alanında yeni başlayanlar için bir piyano metodu hazırlamak gelecekteki planlarımın arasında var.

Piyanoya yeni başlayan herhangi biri de bu parçaları çalabilir mi? Hangi seviyeye hitap ediyor kitap?

Kitap orta – ileri seviyeden tüm amatör ve profesyonel piyanistlere hitap ediyor. Yeni başlayanlar, kitabı merak edip parçaları çalmak isteyenler şimdilik sadece albümü dinleyebilir. (Gülüyor.)


Kitapta ilk albümün “Moving Along the Blanks”ten parçalar var. Albümün ne zaman çıkmıştı? Kimlerle çalıştın?

Evet, kitap albümde yer alan 6 parçadan oluşuyor. Albümün notalara dökülmüş ve basılmış hali de diyebiliriz aslında. Son yıllarda dijital mecralarda albüm yayınlayabilme olanağı ile herhangi bir plak şirketi ile çalışmadım. Kitap için ise Notacini Yayınları ile anlaştık.

Tüm bu parçalar senin bestelerin mi?

Evet, tüm parçaların bestesi bana ait.

Müziğini nasıl tanımlarsın?

Minimal, neoklasik, sinematik.

Peki tüm bu eserlerin tanımlarını yapmanı istesem…

Hepsi iç dünyamın derinliklerini yansıtıyor. Prelude; zamansız gelen erken ölümleri,  A Song For the Two of Us; sonsuz aşkları, 30 Long Days; zor geçen uzun günleri, Uyumsuz Rastlaşma; yıpranan ilişkilerdeki kadın ve erkekleri,  Deep Black Sea, çılgın Karadeniz fırtınalarını ve Stars Above; yıldızlı bir akşamda göğe baktığında gördüğünüz tüm yıldızları temsil ediyor.

Seni tanımayanlar için biraz geçmişe gidelim istersen. 5 yaşında piyano başında bir kız var. İlk çaldığın parçayı hatırlıyor musun?

Piyanoya ilk olarak Fransız bir öğretmen ile başladım, ne o ne de ben düzgün Türkçe konuşabiliyorduk. (Gülüyor.) Dolayısıyla metotlarım da Fransızca’ydı. Hâlâ durur o kitaplar bende. Nereden nereye gidiyor insan diye arada açıp bakıyorum. Şimdi aynı metotlarla kendi öğrencilerime eğitim veriyorum.

Sonra nasıl gelişti eğitimin?

5 yaşından lise dönemine kadar piyano oldu hayatımda. Müziğe ilk profesyonel adımımı Güzel Sanatlar Lisesi’ne başlayarak attım. Daha sonra Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları’nın lise kısmına geçiş yaparak burada flüt bölümünden mezun oldum. Üniversite eğitimimi Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Müzik Teorisi ve Kompozisyon, ikinci dalda da piyano okuyarak ve her iki bölümden de yüksek derece ile mezun olarak tamamladım.

Flüt eğitimin okulda mı kaldı, kariyerine bir yansıması oldu mu? 

Liseden sonra tekrar kompozisyon ve piyanoya yoğunlaşınca flüt çok arka planda kaldı tabii. Zaten piyano ve kompozisyon fazlasıyla vakit alan, çok fazla emek ve özveri isteyen iki dal. Aslında enstrüman çalan, müzikle profesyonel anlamda ilgilenen herkes için geçerli. Nefes almak gibi bir durum. Başka şeyler yapmak istiyorsunuz ama vakit bulamıyorsunuz. Flüt, liseden sonra tatlı bir hobi olarak hayatıma tutunmaya devam etti.

Albüm sürecin pandemiye denk geldi. Senin için nasıl geçti bugünler? Yaratıcılık konusunda tıkanıklık yaşadın mı yoksa içe kapanmak senin için daha mı ilham verici oldu?

Ben bu dönemi olumlu geçirenlerdenim. Yaşanan hastalık ve kayıplar çok üzücü elbette ama benim üretim ve verim alma anlamında en yoğun dönemlerimden biri oldu.

Türkiyeden İdil Biret, Gülsin Onay gibi çok değerli kadın piyanistlerimiz isimleriyle tüm dünyada biliniyor. Gitgide birçok genç kadın müzisyen, piyanistler de bilinirliklerini artırmaya başladı. Ne dersin? 

Kesinlikle öyle, bunun sebebini sosyal medyaya bağlıyorum. Sosyal medya aracılığı ile herkesin erişilebilirliği, tanınabilirliği o kadar fazla oldu ki… Herkes kendi adına bir şeyler yapıyor, üretiyor. Evde çalıyor, kaydediyor. Evde veya salonlarda seyircisiz online konserler veriliyor. Pandemi süreci de çok destekledi bu durumu. Hal böyle olunca 2-3 isim sayamıyorsunuz, dünyaca ünlü onlarca, yüzlerce piyanisti siz de avcunuzun içinde oturduğunuz yerden izleyebiliyorsunuz…

Sen kimleri dinliyorsun?

Takip ettiğim ve işlerini çok beğendiğim besteci ve piyanistler Philip Glass, Meredith Monk, Arvo Part, Yann Tiersen, Nils Frahm, Ludovico Einaudi, Fazıl Say, Vikingur Olafsson.

Konserler verecek misin? Yakın zamanda böyle bir planın var mı?

Evet, yeni projelerimle beraber Ekim ayında albümümün tanıtımı için bir konser planım var.

 Ah, güzel! Orada olmayı çok isterim. Peki ya yine kitap projen olacak mı?

Kendi bestelerim dışında yeni başlayanların ve öğrencilerin yararlanabileceği metotlar hazırlamak istiyorum.

Bir piyano eğitmeni olarak piyano çalmayı düşünen gençlere veya çocuklarını bu konuda yönlendirecek ebeveynlere rehber olmak için neler söylersin?

Kendi öğrencilerime de hep söylediğim gibi; çok sabırlı olup pes etmeden çalışmalarını, verilen ödevleri tek gün değil, her gün tekrarlamalarını, yavaş çalışmalarını, motivasyon açısından bol bol dinlemelerini ve konser kayıtları izlemelerini tavsiye edebilirim. Ebeveynlerin öğretmen seçimine çok dikkat etmeleri gerekiyor. Yanlış verilen eğitim uzun vadede çok büyük teknik problemler oluşturuyor ve öğrenci ilerlediğini zannederken aslında boşa kürek çekmiş oluyor maalesef. Ebeveyn durumu fark edip başka öğretmene yönelince film başa sarıyor. Tüm eğitim süreci baştan başlıyor, bozuk teknik düzeltilmeye çalışılıyor, nota öğretmeden ezberletilen, yamuk parmakla çalınan parçalardan teknik çalışmalara geçince çocuk demoralize oluyor. Tüm emek ve zaman boşa gidiyor yanlış öğretmen tercihiyle. Bu yüzden öğretmen seçimi çok çok önemli.

Öğrencilerinin yaş aralığı ne?

En küçük öğrencim 5 en büyüğü 46 yaşında. Yetişkinlerle de çalışıyorum.

 

Biraz gündeme dönelim. Çok zor günlerden geçiyoruz. Bir kadın olarak neler düşünüyor, hissediyorsun?

En ufak bir tıkırtıda tedirgin olup devamlı arkama bakıp kontrol etmeden, özgürce yürüyebildiğimiz sokaklar istiyorum. Saat kaç olursa olsun ve ne giyiyor olursak olalım…


Türkiye
nin pek çok yerinde çıkan orman yangınları da hepimizi perişan etti. Sen sosyal medya hesabında  Six Songs For Piano” kitabının gelirini köy okullarına ve ağaçlandırma için bağışlayacağını duyurdun. Şu an geri dönüşler nasıl?

Kitabın yayınlanmasının hemen ardından yangınlar başladı. Haberlerde pek göremedik tabii ama herkes gibi ben de sosyal medyada yüreğim dağlanarak takip ettim tüm olayları…Daha sonra anladım ki ben zaten bu kitabı kendim için değil yardıma muhtaç olanlar için basmışım. Hemen kampanyayı başlattım. Sosyal medyanın gücü o kadar büyük ki… Pek çok isim destekledi ve paylaştı, buradan paylaşımıma ve sesimi duyurmama yardımcı olan herkese yürekten teşekkür ediyorum.

Peki tam olarak nasıl olacak bu bağışlar?

Kitaptan kendi payıma düşen kısmı bağışlayacağım ben. Köyceğiz’de yaşayan bir tanıdığım var. Oradaki ihtiyaçları belediyeden doğrudan öğreniyoruz. Toplanan parayı ya direkt belediyeye göndereceğim ya da ihtiyaç ne varsa, eşya yardımı yapacağız.

Umarım kitabın ses olur, güç olur… Piyanonun sesi hiç susmasın. Başarılar diliyorum.

Tek dileğim tüm yaraların hızlıca sarılması. Çok teşekkürler!

           

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media