FATİH ELGAY: “SACCO & VANZETTİ, ÜLKEDE EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ ŞEYİ ‘ADALET’İ İŞLEDİĞİ İÇİN TİYATRO AHALİ’NİN İLK OYUNU OLDU”

Ayvalık’ta doğan bir tiyatro topluluğu ile sizi tanıştıracağım bu defa: Tiyatro Ahali ile. Geçtiğimiz haftalarda onları ilk defa izleme şansım oldu ve bu onların ilk oyunuydu. 1920’lerin Amerika’sında anarşist görüşleri nedeniyle oldukça tartışmalı geçen bir dava sonucunda idama mahkûm edilen iki göçmen işçi, Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti’nin hikayesinin anlatıldığı “Sacco&Vanzetti” oyununu sahneleyen topluluğu pek çokları gibi ben de ayakta alkışladım. Seyirci olarak sanki davanın jüri üyesiymişiz gibi konumlandırılarak izlediğimiz oyun, Hayrettin Filiz’in etkileyici metni ve Fatih Elgay’ın başarılı rejisiyle 25 Ocak’ta yeniden “Ve perde” derken bu taraflardaysanız sakın kaçırmayın derim. Oyunu biraz daha konuşmak ve Tiyatro Ahali’yi daha iyi tanımak için Fatih Elgay ile bir araya geldik.
SÖYLEŞİ: NİLÜFER TÜRKOĞLU
nilufer@ajandakolik.com
Öncelikle bağımsız kültür sanat haber sitesi Ajandakolik’e hoş geldin, sevgili Fatih. Nasılsın, nasıl geçiyor 2025 yılının ilk günleri?
2025 yılı yeni oyunumuzun telaşıyla geldi, hep de böyle sürsün isterim. Hiiiç şikayetim yok. İyi ki tiyatro var.
Geçen hafta üç yıl sonra yeniden “Sacco Vanzetti” oyunuyla Tiyatro Ahali olarak “Ve perde!” dediniz. Oyundan önce Tiyatro Ahali’yi konuşalım istiyorum. Ne zaman kuruldu, kimlerden oluşuyor bu grup?
Grubumuz; kimileri daha önceden başka başka projelerde birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan oluşsa da, kimileri -özellikle de- genç oyuncularımın Ayvalık gibi tiyatroya hasret kalmış bir bölgede, aktüelin elinden kurtulması adına bir tiyatro topluluğunda olması beni çok sevindiriyor. Düşündüğü gibi yaşayamayanların, eğer bu gidişe dur demezlerse, yaşadığı gibi düşünmeye başlayacaklarını iyi bildiğimizden, Tiyatro Ahali’nin gençlerinin daha çok ve değerli işler yapacağına inanıyorum. İyice hırpalanmış olan Türk tiyatrosuna bir damla katkı koymaktan, birileri için fikir ve ilham vermekten başka düşümüzün olmaması hepimizin ortak ülküsü…

Oyunda Sacco’yu Bahri Alper Uçar , Vanzetti’yi ise Ertan Kolaşın oynuyor.
Bağımsız tiyatroların yola devam etmesi oldukça meşakkatli. Bu konuda destek aldığınız kişiler, kurumlar, sponsorlar var mı?
Ayvalık’taki bu yeni hamleye el verecek her yaş ve meslek grubundan insanlar da var elbette. Ama kamusal bir destek ya da sponsor denen ilişkilerden söz ediyorsanız, onlar yok. Çünkü ülkemizde kurum destekli tiyatroların, kendi sesiyle bir şeyler üretmesinin ne kadar zor olduğunu tahmin edemezsiniz. “Ne şeytanı gör, ne salavat getir” desem anlar mısınız bilmem?

Fatih Elgay, oyunda yer alan oyuncuların fotoğraflarının önünde.
Tiyatroya Emek Ödülü sahibi tiyatro sanatçısı ve oyun yazarı Hayrettin Filiz’in güçlü metninden doğan Sacco Vanzetti, senin de hem yönetmenliğini üstlendiğin hem de oyuncusu olduğun bir oyun. Daha önce de bu oyunu sahneye koymuş bir sanatçı olarak Sacco Vanzetti’yi Tiyatro Ahali için seçmendeki etken nedir?
”Tiyatro hayatın aynasıdır” dedikleri saçma bir söz vardır, bilirsiniz. Biz konuya öyle bakmıyoruz. Onu aktüele hizmet edenlere sormak lazım. Biz, “Tiyatro hayatın aynası değil, o aynayı kıran bir çekiçtir ve ihtiyaçtan doğar” şiarına inanıyoruz. Sanatın toplumsal bir görevi vardır. Yani bu oyun, zamanımızda, ülkemizde en çok ihtiyaç duyduğumuz bir temayı, adalet temasını işlediği için ilk oyunumuz oldu.

Oyunda aynı zamanda Celestino Madeiros rolünü canlandıran Elgay’ın sahneleri de oldukça dramatik.
Mahkeme filmlerini ve oyunlarını izlemeyi hep çok sevmişimdir. İyisi gerçekten iyi oluyor, kötüsü ise izlenemeyecek derecede sıkıcı. İki İtalyan anarşist göçmenin bir cinayet ve bir gasp olayı nedeniyle yargılanışına tanıklık ettiğimiz bu oyun da duygusunu seyirciye geçirmede oldukça başarılı. Üstelik bunda seyircilerin adeta Sacco ve Vanzetti davasında bir jüri üyesi gibi konumlandırılmasının da payı var şüphesiz. Oyundan bize biraz bahseder misin?
Sanatın evrenselliğini hücrelerine kadar ortaya koyan bir oyun “Sacco ile Vanzetti”… Basit, gereksiz ayrıntı ya da güzellemelerden arındırılmış, derdini anlatan ama bunu yaparken insanı kendi içindeki duygu ve korkularla yüzleştiren bir oyun. Metnin doğası ortada, içimizdeki adalet duygusunun nasıl harap edildiğini yüzümüze çarpıyor. Peki biz ne yapıyoruz? En azından düşünüyoruz. Sanatın işi çözüm değildir ama yalnız olmadığımızı hissettirir. Ötesi seyredenin vicdanına kalmıştır. Biz slogan atmadığımız gibi, duygu hırsızı ya da yönlendiricisi de olmayacağız. Biz tiyatro yapacağız ve bu da yetecek zaten. Belki sahneleme tekniğinde uyguladığımız açık biçimin cesur ve seyirciyi de olayın içine çekmesi için birkaç güzel söz söyleyen olursa, onları yüzümüzde masum bir gülücükle karşılarız, hepsi bu!

Senin rolün de epey ağır bir rol. Seni izlerken hep seyircilerin yüzü dikkatimi çekti. Herkes dehşetle ve büyük bir acıyla izliyordu. Canlandırdığın karakteri de anlatır mısın?
Celestino Madeiros, zavallı bir genç adam; bağımlı, hırsız ve sevgisiz büyütülmüş biri… Onun, haksızlığa uğradıkları gün gibi ortada olduğu halde, bir korku histerisi sonucu ölüme gönderilen, ama kalbi kale gibi sağlam insanların gösterdiği karşı duruş ya da direnç karşısındaki durumudur belki de insanları dehşete düşüren… Belki de kendilerini o zavallı çocuğun yerine bir an bile koysalar neler yapabilecekleri ya da yapamayacaklarının kalplerinden geçen titreşimleridir seyredenleri geren? Ya da öyle umuyoruz.

Hak, hukuk, adalet gibi kavramların yok sayıldığı; gazetecilerin, sanatçıların, siyasetçilerin ve bilmediğimiz nice insanın yıllarca bir hiç uğruna hapse tıkıldığı bu coğrafyada “Sacco Vanzetti”, evrensel bir oyun olarak karşımızda duruyor ve bize dünü anlatırken adeta bugünü yüzümüze vuruyor. Adil bir dünya isteyen bu ikiliden yola çıkarsak sence adil bir dünya mümkün mü?
İnsanlık aya gidebildiyse, önce buna inandığı içindir. Biz de bir gün, çocukların tehdit edilmediği, savaşsız bir dünya düşüne inanıyor; inanmakla kalmayıp, o düşe ulaşmak için hünerimizi ortaya koyuyoruz. Elimizden gelen her neyse, o kadar samimi ve tüm namusumuzla…
25 Ocak’ta Tiyatro Ahali olarak ikinci defa yine Fabrika Ayvalık çatısı altında sahneye çıkacaksınız. Şubat programında hangi günleri ajandaya not edelim?
Oyun gösterim tarihlerini Fabrika Ayvalık ve Tiyatro Ahali’nin sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Tiyatro Ahali ve Fabrika Ayvalık ekibi.
Ayvalık’ta yaşayan bir sanatçı olarak tiyatronun, kültür sanatın burada yeterince kişiye ulaştığını düşünüyor musun?
Ayvalık dediğin bir avuç yer. Biz hedefimizi Ayvalık olarak tutarsak yanılırız. Elbette öncelikle Ayvalık seyircisine kaliteli sunumlar yapmak istiyoruz; farklı teknikler ve zekalarının aşağılanmadığı, doğru seçimler yapmak… Sonra bütün Edremit Körfezi, sonrası da her tiyatro insanının düşlediği ulusal boyutta kazanımlar düşlüyoruz. Tiyatro anamızın göz yaşlarından birini bile silebilmek için, elimiz kalbimizin üstünde!
Yeni bir oyun var mı peki ufukta? Yerli bir oyun mesela?
Ulusal kültürünü tanımayan bir insan, evrensel kültürü de tanıyamaz. Bu yüzden sürekli okumalar ve araştırmalar yapıyoruz. Yeni oyun mu? Tabii ki…
Alkışınız bol olsun…
Teşekkür ederim.
