Fuat Sevimay çevirisiyle Ulysses

ajandakolik

James Joyce’un başyapıtı Ulysses, Fuat Sevimay çevirisiyle Kafka Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. “Her hayat bir sürü günden oluşur, günbegün. Kendi içimizde yürüyüp giderken hırsızlara, hayaletlere, canavarlara, ihtiyarlara, delikanlılara, karılarımıza, dullara, âşık kardeşlere denk geliriz ama denk geldiğimiz hep kendi kendimizizdir aslında.” İngiliz roman yazarı, şair, dilbilimci, çevirmen Anthony Burgess’e göre ‘Ulysses’, “Yüzyılın en büyük romanı.” İlk baskısı James Joyce’un doğum gününde, 2 Şubat 1922’de Paris’te Shakespeare & Co. kitabevi tarafından yapılan ve sansür nedeniyle ABD’de ancak 1934’te, İngiltere’deyse 1936’da yayınlanabilen Ulysses, Nevzat Erken çevirisinden sonra şimdi Talât Sait Halman Çeviri Ödülü sahibi Fuat Sevimay’ın çevirisiyle okurla buluşuyor. Ajandakolik kurucusu […]

Buğra Gülsoy’dan ilk roman: Birinci Kıyamet-Güneşin Battığı Yer

ajandakolik

Oyuncu, yönetmen Buğra Gülsoy’un ilk romanı Birinci Kıyamet-Güneşin Battığı Yer, ön siparişle satışa sunuldu. İnkılâp Kitabevi’nden çıkan roman Türkiye ve dünyayı etkileyen Sabri Mahir’in hayat hikâyesinden esinlenerek yazıldı. Birinci Kıyamet 1 Ekim’de raflardaki yerini alacak… Oyunculuğuyla tanıdığımız, tiyatro yazarı, senarist ve yönetmen Buğra Gülsoy ilk romanı Birinci Kıyamet’le adından bir kez daha söz ettiriyor. Gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenerek yazılan roman, 1900’lü yılların ilk çeyreğini içine alan, aşkın ve savaşın tanıklığında geçen insan hikâyelerine odaklanıyor. Gülsoy romanında Sabri Mahir üzerinden dünyanın kötülüğünü, nefreti, öteki olmayı, korkuyu, yüzleşmeyi anlatırken, aşkı ve vatanı aynı teraziye koyarak zamanın yoksunluğuna vurgu yapıyor. Romanını “Sevginin yerini öfkenin aldığı, […]

Bir mizah ansiklopedisi: Mecburi İstikamet

ajandakolik

Türkiye’nin tek kişilik ilk mizah dergisi Türk Mucizesi’ne imza atan M.K. Perker’den eğlenceli-karanlık, mizahi-edebi, gerçekçi-fantastik, nostaljik-modern, renkli ve siyah-beyaz öyküler buyurdu geldi, hoş geldi.  Society of Illustrators üyeliğine kabul edilen ilk ve tek Türk çizer olan, çizgi romanın Oscar’ı Eisner Ödülü’ne aday gösterilen, The New Yorker, New York Times, DC Comics gibi prestijli gazete ve dergilerle de çalışan dünyaca ünlü illüstrasyon sanatçısı M.K.Perker’in yeni kitabı Mecburi İstikamet Karakarga Yayınları’ndan çıktı. Mecburi İstikamet, Perker’in daha önce yayımlanmış öykülerinin bir seçkisi olmasının yanı sıra yepyeni öykülerini de barındırıyor. Mecburi İstikamet, Perker’in Leman, Penguen ve OT gibi mizah dergilerden aşina olduğunuz ve daha önce hiç […]

“Elif Şafak’ın romanı için bırakın intihali, ‘benzerlik’ten dahi söz etmek mümkün değildir”

ajandakolik

Önce intihal dendi, ardından Booker Prize Edebiyat Ödülü’nden men edildiği söylendi. İki gündür yazar Elif Şafak’ın son romanı ’10 Dakika 38 Saniye’ romanıyla ilgili suçlamalar başrolde. Konuyla ilgili yazarın yayınevi Doğan Kitap’tan açıklama geldi. “Elif Şafak’ın yeni romanı 10 Dakika 38 Saniye hakkında sosyal medyada sahte hesaplarla organize başlatılan hakaret ve iftira dolu “intihal” iddialarını kınıyoruz. Bu iftiralar baştan aşağı yalandır. Asılsız olduğu aşikâr olan bu iftiralar, edebiyat dünyası için ancak gülünç olabilecek seviyededir. Kahraman Çayırlı imzalı Hayat Kadınları Aldatmaz kitabı ile Elif Şafak’ın romanı için bırakın intihali, ‘benzerlik’ten dahi söz etmek mümkün değildir. Sırf içinde hayat kadınları var diye […]

Söyleşi – Nilüfer Türkoğlu: “Basın öldü, yaşasın bireysel gazetecilik!”

ajandakolik

Gazeteci Nilüfer Türkoğlu, nam-ı diğer Hippi Kız, 14 yıldır dijital yayınlardan gazete ve dergilere özellikle kültür sanat ve yaşam haberleri yazan, çeviren ve üreten bir editör. Nilüfer Türkoğlu’yla gazetecilik serüvenini kendi mecrasında Ajandakolik’te konuştuk. Söyleşi: Gülsüm Güller gulsumyahyaguller@gmail.com İspanyol Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra bir İspanyol giyim firmasında müdür yardımcılığı yapmaya başlayan Nilüfer Türkoğlu, edebiyata ve yazmaya olan tutkusunun peşine düşüp Ankara’dan İstanbul’a gelerek bir internet haber sitesinde editör olmuş. ‘Hippi Kız’ lakabı ise bir dönem Türkiye’nin en iyi blogu seçilen Hippi Kız isimli blogundan geliyor. Gerçi blog yazmayı artık bırakmış bırakmasına ama Hippi Kız isminden vazgeçmemiş olacak, […]

Kelimelere büyü yapanlar: Edebiyatın Cadıları

ajandakolik

20 Eylül’de hep kitap etiketiyle raflarda yerini alacak olan ‘Edebiyatın Cadıları’ için heyecanımız büyük. Virginia Woolf, Toni Morrison, Emily Dickinson, Mary Shelley ve diğerleri… Dünyanın başarılı kadın yazarları büyüyle buluşuyor. Taisia Kitaiskaia’nın güçlü kelimeleri, Katy Horan’ın olağanüstü illüstrasyonlarıyla birleşiyor ve kadın yazarlar en sihirli yanlarıyla birer büyücüye dönüşüyor. Üstelik bu yazarların büyü yapmak için ihtiyaç duyduğu şeyler sadece bir kalem ve bir kâğıt. Sihirleri hayatımızdan eksik olmasın! “Edebiyatın Cadıları, büyücülüğün ta kendisi, ölüleri de dirileri de uyandıracak bir büyü kitabı… Canlandırıcı, dönüştürücü, etkileyici, olağanüstü. Hem edebi bir eser hem de minyatür bir ansiklopedi.” -Jia Tolentino, The New Yorker online

Cemil Kavukçu’dan hayata ses eden hikâyeler: Balyozla Balık Avı

ajandakolik

Öykü ve roman yazarı Cemil Kavukçu’nun on iki öyküden oluşan son kitabı ‘Balyozla Balık Avı’, Can Yayınları’ndan çıktı. Yazı: Demet Macunlar demetm@gmail.com “Her acının, hırsın, beklentinin, arzunun, yıpratıcı düşlerin yorulup soluğunu tüketeceği bir nokta vardır ve ben oraya varmak istiyorum. Bunun için her şeye katlanacağım. Çünkü aradığım huzur orada.” Semih Gümüş’ün deyimi ile “dokunduğu her şeyi öyküye dönüştüren” Cemil Kavukçu, yine sokaktaki insanın sıradan hikâyesini en sade, en sahici, en naif biçimiyle anlatıyor  ve yine okurunda siyah-beyaz Türk filmi etkisi yaratıp onları en hüzünlü anların bile gülümsenerek hatırlandığı sevgi dolu maziye götürüyor. Kavukçu’nun öykülerinde kullandığı yalın ve samimi dil ile […]

Söyleşi – Özgür Balpınar: “Çıkarcı bir samimiyetle herkesi arkadaşımız olarak görüyoruz”

ajandakolik

“Söz gelimi insanlar bir arkadaş edinmek için bu kadar zahmete girmez; selam verebildikleri her insan onların arkadaşıdır. Oysa bir arkadaş, yalnızca bir arkadaştan ibaret değildir. Çok daha fazlasıdır.”  (Canım Arkadaşım / Özgür Balpınar)  Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Genç kuşak yazarlarından Özgür Balpınar, Canım Arkadaşım ismini verdiği son romanıyla  iki çocuğun özveriyle yaratmaya ve tüm sınırları aşmaya çalıştığı bir dostluğun hikâyesini etkileyici bir dille kaleme aldı. Özgür’le, kitabından yola çıkarak arkadaşlık kavramından ağaçların gölgesine uzanan bir söyleşi yaparken aklımda hep aynı soru vardı: Gerçekten de “canım arkadaşım” diyebildiğim kaç arkadaşım var bu hayatta? Öncelikle şunu  söylemeliyim ki; ellerine sağlık Özgür! Canım Arkadaşım, […]

Leylâ Erbil’in kişisel arşivi dijital ortamda

ajandakolik

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi bünyesinde yürütülen ‘Kişisel Arşivi Işığında Leylâ Erbil’in Edebi Dünyası’ isimli proje, Türkçe edebiyatın önemli isimlerinden Leylâ Erbil’in kişisel arşivini kataloglayarak dijital ortama aktarıp araştırmacılarla paylaşıma açmayı hedefliyor. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Olcay Akyıldız’ın yürütücülüğünde sürdürülen proje, yazarın kişisel arşivinin edebiyatına nasıl bir arka plan oluşturduğunun ortaya çıkarılmasını ve yazarın yayımlanmış eserleri ile eserlerinin müsveddeleri, kişisel mektupları, biriktirdiği gazete, dergi kesikleri, aldığı notlar gibi kişisel arşiv malzemesi arasındaki çift taraflı ilişkinin ortaya koyulmasını amaçlıyor. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Olcay Akyıldız’ın Boğaziçi Üniversitesi […]

Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü sahiplerini buldu

ajandakolik

Milas Belediyesi tarafından 24-25 Ağustos tarihleri arasında Ören Mahallesi’nde bu yıl 14.’sü düzenlenecek olan Melih Cevdet Anday Anma Günleri kapsamında düzenlenen yarışmada bu yıl iki eser ödüle layık görüldü. Her yıl ayrı dalda verilen Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü bu sene roman türünde verildi. Türkiye’nin çeşitli illerinden katılan toplam 34 yazar arasında yapılan değerlendirmede, Barış İnce’nin Sarsıntı ve Neslihan Önderoğlu’nun Yeryüzü Yorgunları adlı eserleri 2019 yılı roman ödülünü paylaştılar. Ödüller, eser sahiplerine 24 Ağustos’ta Ören’de düzenlenecek ödül töreninde verilecek. Jüri, Ataol Behramoğlu, Oğuz Demiralp, Turgay Fişekçi, Sadık Aslankara ve Asuman Kafaoğlu’ndan oluşuyordu.

Söyleşi – Yelda Karataş: “Şair ün peşinde koşmaz, pop şarkıcısı değil ki o!”

ajandakolik

“Yareme tuz diye yakamoz bastım, tek şahidim aydı.” Türk müzik tarihinin kuşkusuz en derin şarkı sözlerinden birine sahiptir, ‘Kalbim Ege’de Kaldı’ şarkısı. Ki benim gibi memleketinden uzak İzmirlilerin yüreğini daha da sarar bu şarkı. İnsanın ciğerine işleyen bu sözlerin sahiplerinden biri şair Yelda Karataş, tıpkı o sözler gibi yüzlerce dizesini, onlarca şiirini bir kitapta bir araya getirdi. ‘Hüznün Kısa Tarihi’, geçtiğimiz haftalarda raflarda yerini alırken Yelda Karataş da Ajandakolik’e konuk oldu. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu ‘Hüznün Kısa Tarihi’nin sayfalarını çeviriyorum, incecikten bir sızının oylumu yüreğime doluyor. ‘İstanbul Bir Dişi Orospudur’, ‘Sırtı Dönük Kapı’, ‘Tarihin Mor Gülüşü’ ve dahası… ‘Adı Gibi Nilüfer’e’ […]

Yeşilçam aile filmlerinin sırları ‘Biz Güzel Bir Aileyiz’ kitabında

ajandakolik

Yeşilçam’ın aile filmlerindeki anıları, sırları, hiç bilinmeleri neler, hiç düşündünüz mü? Hakan Güngör’ün ‘Parola 555K’dan sonra kaleme aldığı ikinci kitabı ‘Biz Güzel Bir Aileyiz’ , tam da bu noktada devreye giriyor ve pek çoğumuzun kim bilir kaç defa izlediği bu filmleri mercek altına yatırıyor. Yeşilçam’da çoğu kez ‘aile’ filmin ‘kahramanı’dır. Bu aile yoksul ama mutludur. Kitaba adını veren Yaşar Usta’nın sözlerindeki gibi “… güzel bir aile”dir. Aynı zamanda namusludur, vatanperverdir, haddini bilir, kaderine boyun eğer, acılarını sineye çeker ama “güzel”dir işte. Güzeldir ama imal edilmiştir. Türkiyeli aileyi yansıtmaktan çok bu ailenin kendini görmek istediği toplumsal birim imalatıdır. Çünkü daima mutlu son […]

Geçtiğimiz altı ayda acaba neler oldu?

ajandakolik

(…) geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu nasıl işse artık beni yerimden eden fırtına bir tek sana uğramadı buna gönül koymadım. (…) geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu kalbin minyatür bir sapandı sanki bu daldan buraya, bir ben, bir başıma düşmüş olamazdım değil mi? En son kadın yazar ve çizerlerin bir araya geldiği ‘Rağmen’ kitabının genel yayın yönetmenliğini yapan Sinem Sal’ı tanıyanlar onu daha çok ‘Yine de Amin’ ve ‘Dank’ kitaplarından hatırlayacaktır. Sinem Sal’ın şiirleri beş yıl sonra Geçtiğimiz Altı Ayda Çok Şey Oldu ismiyle raflarda yerini aldı. Beklemenin tarihini yazanlara, en dramatik koşullarda ironiyle avunanlara yazdığı şiirlerle bilinen Sal’ın kitabı […]

Söyleşi – Marie Robert: “Filozoflar ciddi görünen yaşlı hocalar değildir. Felsefeden korkmayın”

ajandakolik

Fransız yazar Marie Robert’ın ismini henüz duyuyoruz çünkü Türkçe’ye çevrilmiş hiçbir kitabı yok ta ki Ayrıksı Yayınları’ndan yeni çıkan ‘Sen Çözemezsen Kant Çözer’ isimli kitabına dek. Felsefeye ilginiz var mı bilmiyorum ama Robert, kütüphane raflarından indirdiği felsefeyi hayatımızın orta yerine koyuyor. Robert’la ilk defa Türkçe’ye çevrilen kitabı hakkında konuştuk. Söyleşi: Nilüfer TÜRKOĞLU İsminde Kant olduğuna bakmayın, aslında bu kitabın bir felsefe kitabından ziyade kişisel gelişim kitabı olduğunu söylemekte fayda var. Belki de diğer kişisel gelişim kitaplarından farkı, sığındığımız limanların Kant’tan Nietzsche’ye Spinoza’dan Platon’a felsefenin babaları olması. Üniversitede felsefe okumuş yazar Marie Robert, hayatımızdaki krizlerle başa çıkabilmenin reçetesini felsefe aracılığıyla veriyor. Son […]

Kadın sadakatsizliğini anlatan bir kitap: Aldatmaca

ajandakolik

Antropolog Wednesday Martin’den kadın sadakatsizliğine dair ilginç, çarpıcı ve bir o kadar derin bir kitap. Mundi etiketiyle raflarda…  “Kadınların sadık kalacaklarına bel bağlamak insanoğlunun şimdiye kadar girdiği en büyük kumardır.” Wednesday Martin bizi kadın sadakatsizliğini harekete geçiren evrimsel ve toplumsal gerçeklere doğru cesur ve heyecanlı bir yolculuğa çıkarırken, sosyal normların dışına çıkan kadınları içeriye hapsetme motivasyonlarını da gözler önüne seriyor. Namibya kırsallarında kocaları dışındaki adamlardan çocuk yapan göçebelerle Los Angeles’ta seks kulübündeki kadınların ortak özelliği nedir? Cinsel çeşitlilik, yenilik ve heyecan arayışı… Eski Yunan tragedyalarında, TV dizilerinde, magazin dergilerinde ve pop şarkılarında aldatan kadınlar daima tehlikeli ve arızalı gösterilir. Ama […]

Söyleşi – Mahir Ünsal Eriş: “Her şeyin daha da kötü olacağına inanıyorum”

ajandakolik

Bodrum’da yaşadığını öğrendiğimde yüz yüze gelemeyip şöyle sohbeti tellendiremeyeceğimiz için pek bi’ üzülmüştüm. Mail yoluyla olan söyleşilerden biri oldu bu da. Uzun bir süre cevaplanması için bekledi, bir tutam zamanı geçti ama ben ilk sorumu yine de değiştirmedim. Sevgili yazar Mahir Ünsal Eriş’i Ajandakolik’e konuk ettim. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Can Yayınları’ndan çıkan ‘Sarıyaz’ ve ‘Kara Yarısı’, Mahir Ünsal Eriş’in altı yıl aradan sonra çıkardığı iki öykü kitabı. Sekiz öyküden oluşan ‘Sarıyaz’ın tüm öyküleri birbiriyle bağlantılı ve bir o kadar etkili. Sıradan insanın hikâyelerini anlatma konusunda günümüzün en iyi kalemlerinden Mahir Ünsal Eriş’e sormayı unuttuğum sorulardan biri kendisine ait bir soruydu […]

Farklı bir Nâzım Hikmet’le tanışma kitabı: Putlar Yıkılırken

ajandakolik

Putlar Yıkılırken, ‘iki güzel çocuğun’ alabildiğine zor geçen bir dönemde yaşadıklarının, iç burkan romanı. Bazı zaman dilimleri insanlar, topluluklar, ülkeler ve hatta dünya açısından, ötekilerden zor geçer. Aradan yıllar geçip geriye bakıldığında, bu dönemlerden arkada kalan tortu, işte tam da bu nedenle ötekilerden farklı görülür. Böyle olunca, etkileri de başka hissedilir. Roman başladığında, Leyla, İstanbul Üniversitesi’nde Hukuk okumaktadır. Sevgilisi Ömer ise Almanya’da gördüğü eğitimi yarıda bırakıp, ülkesinin kaderini değiştirmeye çalışmak üzere Türkiye’ye gelmiş bir delikanlıdır. Birbirinden güzel bu iki gencin yolları, o aralar Resimli Ay dergisinde ‘putları yıkmanın’ peşinde olan Nazım Hikmet’le kesişecektir. 1929’da başlayıp 1945’de noktalanan ve “insanın bütün hallerini […]

Söyleşi – Mevsim Yenice: “Tek bir müzik grubu dinleme şansım olsa Pink Floyd’u seçerdim”

ajandakolik

Öyle görünüyor ki Mevsim Yenice ismini edebiyatta daha çok sık duyacağız. Şimdiki zamanın dikkat çeken öykücülerinden biri o. Üstelik bunu iki kitabıyla kanıtlamış bir yazar. Mevsim Yenice, edebiyatın ‘bilinmeyen sular’ında emin adımlarla ilerliyor. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu İlk kitabı ‘Tekme Tokatlı Şehir Rehberi’yle geçtiğimiz haftalarda Notre Dame de Sion 2019 Edebiyat Ödülleri’nde mansiyon kazanan Mevsim Yenice’yle yakın zamanda çıkan ikinci kitabı ‘Bilinmeyen Sular’ın da bahanesiyle bir araya geldik. İki kitapta yer alan öykülerin değişiminden, gelişiminden, romana yelken açmayı düşünüp düşünmediğinden ve ikimiz için de büyük önem taşıyan Pink Floyd’dan bahsettik. Ben sadece öykülerini değil, kendi ismini de çok sevdim. O yüzden […]

Ahmet Büke’den genç okurlara güzellik: Kırlangıç Zamanı

ajandakolik

Çağdaş edebiyatımızın ödüllü öykücülerinden, Alnı Mavide ve Kumrunun Gördüğü gibi sevilen kitaplarıyla belleklerde iz bırakan Ahmet Büke, öykülerini bu kez genç okurlar için kaleme aldı. Ahmet Büke, hüzün ile sevincin, yokluk ile umudun, acı ile dayanışmanın iç içe geçtiği ‘Kırlangıç Zamanı’nda, hayatı göğüsleyen, sevdiklerini özleyen, her zaman çalışan ve umut eden insanları, çocukların ve gençlerin dilinden anlattı. Sait Faik Hikâye Armağanı ve Oğuz Atay Öykü Ödülü gibi saygın ödüllere değer görülen yazarın kaleminde, hayatın ve büyümenin zorluklarına dostluğun, komşuluğun, sevginin, anlayışın gücü, umudu ve güler yüzü eşlik ediyor. Ahmet Büke Hakkında: 1970’te, Manisa’nın Gördes ilçesinde doğdu. 1997’de Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi […]

Beatçiler buraya, çizgi romana…

ajandakolik

Karakarga Yayınları’nda çıkan bu çizgi romanı Beat Kuşağı’nı yakından takip edenler eminiz çok sevecek! Taze çıktı, göz atın…  Beat Kuşağı, Beat hareketinin kendisi kadar enerjik çizgilerle tekrar hayata dönüyor. Çizgi roman efsanesi Harvey Pekar’ın anlattığı ve sıkça birlikte çalıştığı Ed Piskor’un çizdiği bu kitabın içinde feminist çizgi romancı Trina Robbins ve MAD dergisinden Peter Kuper gibi daha birçok önemli isim yer alıyor. Beat Kuşağı, bizi ana akım Amerikan konformistliği ve muhafazakarlığı ile yüzleşen bir döneme doğru vahşi bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kuşak, köksüzlükleri, agresif bağımlılıkları, sarsıcı yaratıcılıkları ve deneysellikleriyle tanınıyor. 40’ların sonu 50’lerin başında, New York ve San Francisco çevresinde […]