“DERYA KUZUSU” ÖYKÜLER


Ömer Koray’ın Eksik Parça Yayınları’ndan çıkan “Tuz Kokulu Öyküler” kitabı, tüm satırları denizin içinden çıkmış, denizin ruhunu, karakterini taşıyan, üzerindekilere bazen cenneti bazen cehennemi yaşatan öykülerden oluşuyor.

YAZI: Burak Soyer
soyerbrk@gmail.com

Deniz, meraklısına göre bir sevdadır ve “fena halde ‘hayata’ benzer”. Kimi, eserekli zihninin içindeki fırtınayı durdurmak, ona biraz olsun nefes vermek, hayata döndürmek için oltasıyla sahile atar kendini. Kimi, omuzları yanana kadar yüzer. Beriki ciğerlerini patlatacakmışçasına metrelerce derinliklere dalar. Denize duyulan sevdanın hasını ise resmiyette “gemi adamı” olarak anılsalar da esasen “deniz adamları” çeker. Kaptanından çarkçısına, zabitinden yağcısına “tek yön” ufka doğru çıktıkları hiç bitmemeye yeminliymiş gibi akan tonluk gemilerle, bana mısın demeyen maviliğin üzerinde dört mevsim giderler de giderler. Arkalarında bıraktıkları ayrı bir hikâyedir, önlerinde akan mavilik ayrı. En nihayetinde deniz, üzerine attığı iki dalgayla insanı insan yapar. Kendine getirir, silkindirir. Teyakkuzun getirdiği tedirginlik, akıllarda sürekli dönüp duran, “Tekrar dönebilecek miyim?” sorusu, insanın ekmeğini, suyunu, hayatını bağladığı sonsuz bir “son”dur deniz.

Elini atan kolunu tuza bulanmış halde çıkarır. Ve o tuzun beraberinde getirdiği anlatmakla bitmeyen nice öyküyü de yanında getirir. Ömer Koray’ın Eksik Parça Yayınları’ndan çıkan “Tuz Kokulu Öyküler” kitabı da tüm satırları denizin içinden çıkmış, onun ruhunu, karakterini taşıyan, üzerindekilere bazen cenneti bazen cehennemi yaşatan öykülerden oluşuyor. İnsanın denizle olan ilişkisini “Onunla da olmuyor, onsuz da olmuyor,” kabilinden anlatan kitaptaki öyküler, aynı zamanda denizlere karşı bazen bir ağıt bazen de en afilisinden yaptığı güzellemelerle denizin hakkını veriyor.

Ömer Koray’ın kendisi denizin yabancısı olmadığı için “Tuz Kokulu Öyküler”deki öyküler bu kadar gerçekçi. Zira Koray, 1981 yılında Yüksek Denizcilik Okulu güverte bölümünden dereceyle mezun olduktan sonra ticari gemilerde zabit olarak göreve başlamış. 1989 yılında da uzun yol kaptanlığını kazanmış. Üç yıl da bu görevi yaptıktan sonra çocukluk ve gençlik tutkusu olan yat kaptanlığı ve yat üretimi alanlarında çalışmaya başlamış. Yatçılıkla ilgili epey mil kat etmesinin ardından 2008 yılında Alya Yatçılık’ın kurucu ortaklarından olmuş ve halen murahhas üye olarak aynı firmada çalışmakta. Denizcilikle ilgili makaleleri, öyküleri ve anıları sektörel yayınlarda yayımlanan Ömer Koray, “Tuz Kokulu Öyküler”de, denizi yaşamdan ayrı düşünemeyenlere gerçekle temas halinde öyküler sunuyor. Bir nevi “deniz edebiyatı” olarak adlandırabileceğimiz kitap, denizin, deniz insanlarının, ömrünü bu uçsuz bucaksız maviliğe adamış hayatlardan kimi zaman kederli ve hüzünlü, kimi zaman da umut dolu öyküleri önümüze koyarak bizi denizin büyüsüyle baş başa bırakıyor. Gerisi zaten hep mis gibi “tuz kokuyor”…

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media