Advertisement Advertisement
ayak analizi

AHMET YILMAZ İLE İLK KİTABI “KAYIP KALP”İ KONUŞTUK


Bir havalimanında kaybolan bir valiz sebebiyle yolları kesişen iki kişinin hikayesi, “Kayıp Kalp”. “Film gibi!” dediğinizi duyar gibiyim… Yazar Ahmet Yılmaz, ilk kitabıyla okuru hem yollarda hem de hayat içinde uzun bir yolculuğa çıkarıyor. “Kayıp Kalp”, Azra ve Lucas’ın hayata tutunma çabaları ve hayalleri arasındaki dengeyi bulma mücadelelerini anlatan bir aşk kitabı… Yılmaz ile ilk kitabının heyecanını paylaşmak benim için büyük zevk. Belki de bu onun ilk söyleşisidir, o zaman ne mutlu bana!

SÖYLEŞİ: NİLÜFER TÜRKOĞLU
nilufer@ajandakolik.com 

Yine bir ilk romanının heyecanını konuşacağım bir yazar var karşımda. Hoş geldin Ajandakolik’e! Ahmet Yılmaz ismini biraz google’layınca bir sürü kitapları olan bir Ahmet Yılmaz da var. Sanırım o sen değilsin.
İsim benzerliği diyebiliriz ama bu da güzel bir işaret. Çünkü onun gibi birçok kitapla karşınıza çıkacağım günlerde olacak. Benim kim olduğuma gelirsek; kendi reklam ajansımı kurmuş, bu alanda çalışmalar yapan biriyim. Ayrıca Türkiye’de yapmış olduğum sosyal sorumluluk projeleri ile de adımı duyurdum.

Markaların aranan proje insanı olsam da edebiyat alanında ilk kitabım olacak. Bunun heyecanını yaşayan taze bir yazarım.

O zaman açılsın “Kayıp Kalp”in sayfaları ve baş karakterlerin Azra ve Lucas’ı tanıyalım biraz. Kim onlar?
Kayıp Kalp’in ana karakteri olan Azra, moda işiyle uğraşan cesur ve başarılı bir stilist. Günümüz modern kadının bir yansıması olarak görebiliriz. İstanbul’da tek başına kedisi Portakal ile yaşıyor. Lucas ise mimar ve yetenekli bir müzisyen. Paris’te yaşayan bu genç adam, zeki ve duygusal. Ailevi sorunları olan kendi halinde bir kişi. Yani hayatımızın içinde yer alan karşılaşabileceğimiz iki farklı ruh.

Kitabı yazma sürecin nasıldı? Roman yazmak meşakkatli ve yıllara yayılan bir iş olabiliyor kimi zaman… Ne kadar sürdü romanı tamamlamak?
Kitap yazmaya karar vermek, başlı başına önemli bir karardı aslında. Yazacağım konu ana hatlarıyla belirliydi ama bunu kaleme dökmek, biraz zaman aldı. Karakterlerin nerede yaşadıkları, psikolojik durumları, onları bir araya getiren olay ve durumları kurgulama süresi çok daha uzundu. Kitabı tamamlamaya geçtiğimiz safha bile üç ayımızı aldı.

İstanbul’dan başlayarak Paris’e uzanan bir yolculuğun, sadece coğrafi değil aynı zamanda duygusal bir keşfin de izleri, “Kayıp Kalp.” Biraz konusunu anlatır mısın?
İstanbul’da yaşayan Azra, eğlenceli ve işinde başarılı bir karakter. En yakın arkadaşı olan Defne’nin önerisi üzerine havalimanında kaybolan eşyalardan birini satın almaya yöneliyor. Aldığı bavul, onu Paris’e doğru bir yolculuğa sürüklüyor. Lucas ile yolları bu şekilde kesişiyor. Tutku, aşk, özlem ve birçok karmaşık duygudan oluşan bir roman.

İstanbul’dan Paris’e uzanan bu yolculuk, onların içindeki korkularını, kaygılarını ve sevinçlerini açığa çıkarıyor. Sadece birbiriyle karşılaşan iki ruh değil, aynı zamanda kendilerini daha iyi tanımalarına da yol açan bir hikâye diyebiliriz. Kendini keşfetmek isteyenler için cesur ve özel bir kitap.

Sen aynı zamanda kısa filmler yazıyorsun. Bir romanla kısa film senaryosu yazmanın farklılıkları ve benzerlikleri neler sence?
Roman ile kısa film, birbirine katkıda bulunsalar da farklılıklar taşır. Romanda zaman çok önemli bir kavramken kısa filmde mekân ve objelere daha çok yer verilir. Romanda hikâyeyi istediğimiz kadar detaylandırabilmek, bir yazar olarak çok keyifli bir şey. Kısa filmde zaman kısıtlı olduğu için ayrıntıları gözden kaçırmamamız gerekiyor. Roman yazı diliyle oluşurken kısa film daha görsel ve işitsel bir dil kullanır. Kısacası roman ve kısa film, farklı teknik özelliklere sahip çalışmalar.

Kitabın kapağında “Parlak ışıklar altında bir lunapark gibiydi aşk…” yazıyor. Sanırım bu cümle de sana ait. Bunun altını biraz daha kazıyalım mı? Aşkı bir lunaparka benzetmenin temelinde neler var?
Aşk, iniş çıkışları olan; adrenali yüksek bir duygu. İçinde eğlenceli ve kaygı taşıyan yönleri var. Tıpkı bir lunapark gibi. Riskli ve çok zevkli olduğu içinde vazgeçilemeyen. Bu yüzden ben aşkı lunaparka benzetirim.

Korksanız da o heyecanı yaşamak için lunaparka gidersiniz ya. Parlak ışıklar gibi göz alıcı olan aşkı da yaşamaktan vazgeçmemek, aynı şey benim için.

Hikayen tamamen kurgu mu yoksa hayatınla bütünleştiği noktalar var mı?
Her yazar romanının içine kendinden bir imza bırakır. Bu bazen masaya koyduğu bir obje olabilir. Bazen de orada geçen bir mekân. O yüzden hayatımla bütünleşen bir nokta vardır mutlaka. Ama önemli olan başka hayatlarla da bütünleştiğini gösterebilmek.

Hikâye, ağırlıklı olarak kurgusal ve kişiler gerçekte tanıdığım birileri değil ama karşılaşacağınız duygular çok hayatın içinden. Okuduğunuzda kendinizden bir parça bulacaksınız.

İnsan bir kere roman yazınca devamı gelir sanki… Ne dersin? “Kayıp Kalp”in devamı ya da başka kitaplar gelir mi?
Bu dünyaya bir kitap bırakabilmek çok değerli. Roman yazmak, ondan vazgeçemeyeceğiniz bir rutine dönüşüyor. Özellikle okuyucularla buluşmak, bu işte devam etmem için en büyük motivasyon oldu. Kayıp Kalp’in devamını şimdiden kurguluyorum. Bunun dışında da beni başka kitaplarla göreceksiniz.

Okurlar bu kitabı okumalı sence çünkü… Noktaları doldurur musun?
Okurlar bu kitabı okumalı bence çünkü hepimiz, hayatın bize gösterdiği işaretleri yakalamak isteriz. İçsel bir yolculuğa çıkarken maceralı bir aşk hikayesi, bize yol gösterici olacaktır.

Seni edebiyat ve sinema alanında besleyenler neler?
Edebiyat ve sinema, hayatımın iki önemli dinamiğini oluşturuyor. Bir eser yaratırken beni en çok besleyen şey, insandır. İnsanın ruh hali, karmaşası, yolculuğu o kadar özel ve kişisel ki bu anlatılmaya değerdir. O yüzden etrafımda olan herkes ve her şey, benim yaratıcılığıma katkıda bulunur.

Yolun açık, okurun bol olsun. Konuğum olduğun için teşekkür ederim.
Kayıp Kalp isimli kitabımı daha ayrıntılı bir şekilde ifade etmeme yardımcı olduğunuz için ben teşekkür ederim.

Comments
  • Elif durmuş

    Kitabı bir gecede bitirdim. Çok güzel bir roman keşke benimde defne gibi bir arkadaşım olsa hikaye çok akıcı devamını dört gözle bekliyorum. Bu kitap kesin sinemalarda görücez diye düşünüyorum.
    Yazarın kalemine sağlık

    Ekim 16, 2024
YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media