banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Güzin Öztürk’ten okuma zorluğu çeken çocuklara özel bir “Alis Harikalar Diyarında”

Tüm zamanların en çok sevilen çocuk klasiklerinden birini bana sorsanız muhtemelen “Alis Harikalar Diyarında” diye cevap veririm. Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nda sizi bu defa Alis’in diyarına götürüyorum. Yazar Güzin Öztürk, disleksik ve okumaya isteksiz çocuklara özel olarak hazırladığı SEN de OKU Klasikler koleksiyonu için Alis Harikalar Diyarı’nı yeniden anlattı. Yazarla bu özel koleksiyonu ve Lewis Carroll’un unutulmaz kitabını konuştuk.

 

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu

Alis’le daha önce hiç tanışmamış çocukları böyle alalım mı? TUDEM Yayınları’nın okumada zorluk çeken çocuklar için hazırladığı titiz çalışmanın sonucu olan Sen de Oku Klasikleri Koleksiyonu’nun en yenisi Alis Harikalar Diyarı! İngiliz yazar Lewis Carroll’ın izinden yürüyerek geçmişle gelecek arasında edebiyat köprüleri kuran Güzin Öztürk, Zeynep Özatalay’ın birbirinden güzel çizimlerinin eşliğinde, hicivden beslenen alegorik bir anlatımla, okurlarını düşler âlemine doğru fantastik bir yolculuğa çıkarıyor. Üstelik, bu, onun Sen de Oku Koleksiyonu’na katkı sağladığı ilk kitap değil. Önce “Sanal Zombi Anneannem”i sonra da Alis Harikalar Diyarında”yı gelin yazarın kendisinde dinleyelim…

“Sanal Zombi Anneannem” kahakahalar attıracak bir hikâyeye sahip! Ben Anneanne Lülü’yi çok sevmiştim. “Sen de Oku” koleksiyonuna ilk bu kitabı yazarak katıldınız, öyle değil mi? Okuma konusunda güçlük çeken çocuklar için böyle bir hikayeyi kaleme alırken nelere dikkat ettiniz?

Sanal Zombi Anneannem’i okurken kahkahalar atmanıza sevindim. Çocuklardan aldığım yorumlar da bu şekilde. “Çok çılgın bir hikâye!” diyenler oldu. Kitabın resimlerini de aynı derecede çılgın ve komik bulmuşlar. Sorunuza gelecek olursam, evet, Sanal Zombi Anneannem, Sen de Oku koleksiyonu için yazdığım ilk kitap. Bu hikâyeyi kaleme alırken, dikkate aldığım ilk şey, çocukların okurken eğlenmesini sağlamaktı. Çünkü, okurken öncelikle tat almayı, okumaktan zevk duymayı isteriz. Sen de Oku koleksiyonu, okumaya isteksiz ve disleksik çocuklar için hazırlanmış bir koleksiyon. Bu nedenle, kullandığım dilin çocuğun yaşına uygunluğuna, cümlelerin kısalığına, dilin sadeliğine ve anlaşılır olmasına, konunun ilgi çekici olmasına dikkat ettim. Kullandığım mizahi dil, çocukların merakını uyandırdı. Tudem Yayınları’nın, bu koleksiyon hakkında yaptığı bilgilendirme de işime yaradı.

İlk kitabınız “Kuş Olsam Evime Uçsam” ile 2015 Tudem Edebiyat Birincilik Ödülünüz var. Bu kitabı da “Sen de Oku” koleksiyonunda katmayı düşünüyor musunuz? Aradaki fark anlatım, üslup, vs. konusunda neler olur sizce?

Kuş Olsam Evime Uçsam’ı, Sen de Oku koleksiyonuna katmayı  düşünmedim. Kuş Olsam Evime Uçsam’ı, Sen de Oku koleksiyonu için uyarlamak isteseydim bazı şeyleri değiştirirdim. Çünkü, az önce de belirttiğim gibi, bu koleksiyondaki kitapları okuyacak çocuklar, okumaya isteksiz ve okuma güçlüğü çeken çocuklar. Anlatıcıyı aynı bırakırdım, Beşir ve savaştan kaçan tek ağaç Tartus üzerinden hikâyeyi anlatırdım.

Hiç kuşkusuz dünyada en çok okunan çocuk kitaplarından “Alis Harikalar Diyarında”yı Sen de Oku klasikler koleksiyonu için yeniden anlattınız. Aslında diğer klasiklere bakınca Alis’in nedense biraz daha zor olduğunu düşündüm ben. Sizin seçiminiz miydi?  Metni yeniden hayata geçirip anlatırken kuşkularınız, çekinceleriniz oldu mu?

Yayınevimin seçimiydi ancak ben seçseydim, ben de Alis Harikalar Diyarında’yı seçerdim. Zorluk kısmına katılıyorum. Ancak dil açısından zorlanmadım çünkü çocuklar için yazan biri olarak okurun gelişimine, diline ve gerçekliğine uygun dili kullanmayı bilmek zorundasınız. Bu nedenle, yayınevim Sen de Oku Klasikler serisi için öneride bulunduğunda hiç tereddüt etmedim. Dünyada her beş çocuktan biri disleksik ve bu beyinlerindeki yapısal bir farklılıktan kaynaklanıyor. Yetkin okur, yoğun olarak sol beyninin arka kısmını kullanırken, disleksik okur, sol beynin ön tarafını ve sağ beyinde yeni açtığı engebeli patikaları kullanır. Dolayısıyla, her iki okurun gittiği yer aynıdır ancak okuma güçlüğü çeken okur buraya daha uzun ve çok yorucu bir yolculuktan sonra varabilir. Disleksik okurun bu denli zorlanması, okuma konusunda giderek artan bir güven kaybına neden olur. Yayınevim Tudem Yayınları’nın, Sen de Oku kitapları ile, okuma güçlüğü çeken çocukları kitaplara yakınlaştırmaya çalışmasından son derece memnunum. Düşünsenize, Sen de Oku Klasikler serisi olmasaydı, okuma güçlüğü çeken çocuklar hiçbir zaman Dünya Klasikleri’ni okuyamayacaktı.  Bu nedenle, ben Alice Harikalar Diyarında’yı uyarlarken, tüm bunları dikkate alarak hareket ettim.

“TAVŞAN DELİĞİNDEN AŞAĞIYA BİZİM GİBİ HEYECANLA ATLASINLAR İSTEDİM”

Yönteminiz nasıl oldu?

Daha sade bir dil, çocuğun yaşına ve okuma seviyesine uygun bir anlatım, yaşa uygun cümle uzunluğu veya kısalığı, kelime tekrarları gibi konulara titizlikle yaklaştım. Özgün metne sadık kalarak akıcı bir anlatım oluşturmaya çalıştım. Alice Harikalar Diyarı’nda, başlı başına eşsiz bir yapıt. Çocuklar, yazar Lewis Carroll’un sesini duysunlar ve bu eşsiz klasiği bizlerin okuduğu şekliyle okusunlar istedim. Bunu yaparken de  kendi kelimelerimden yararlandım ve anlatıcıyı değiştirdim. Çocuklar, Güzin Öztürk’ün anlatımıyla Alice Harikalar Diyarında’yı okuyarak tavşan deliğinden aşağıya bizim gibi heyecanla atlasınlar istedim.

Peki, disleksik çocuklar için kitap hazırlamak, orijinaline bağlı kalarak bir klasiği yeniden anlatmak için özel bir çalışma yaptınız mı? Nasıl bir süreçti?

Evet bunun için bir çalışma yaptım. Yayınevimin vermiş olduğu kitapları okudum. Değişik yayınevlerinden çıkan birçok Alice Harikalar Diyarında kitaplarını okudum. Yayınevim Tudem Yayınları ile yapmış olduğumuz toplantı doğrultusunda edinmiş olduğum bilgileri dikkate aldım. Filmini izledim, eski yapım bir animasyon vardı, onu izledim. Ayrıca, bir yayınevinin uyarlaması vardı, çizgi roman şekline dönüştürülmüştü. O uyarlamayı inceledim. Kitap hakkındaki yorumları ve inceleme yazılarını okudum. Benim için son derece keyifli bir süreçti.


“EBEVEYNLER EVDE KİTAP OKUMUYORSA ÇOCUKTAN DA KİTAP OKUMASINI BEKLEMEK YANLIŞ OLUR” 

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kitap okumayı, kitaba odaklanmayı güçleştirecek pek çok şey var. Bu, biz yetişkinler için de aslında böyle. Okuma sevgisinden muzdarip çocukları kitaplarla buluşturmak için yapılması gerken başlıca şeyler sizce neler?

Sen de Oku serisinin, okumaya isteksiz veya okuma güçlüğü çeken çocuklar için atılmış çok önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde, okumaya isteksiz çocukların çizgi romanlar ile tanıştırılması yararlı olabilir. Okuma güçlüğü çeken veya okumaya hevesi olmayan çocuk için, bir kitabı kolaylıkla, bir çırpıda okuyabilmek, onların okumaya hevesini artırabilir, güvenlerini yerine getirebilir. Sen de Oku serisi ve klasikler serisi, kolay okunur kitaplar. Her kitabın hitap ettiği  bir okur kitlesi var. Ben on iki yaşına kadar oğluma geceleri yatmadan önce kitap okumaya devam ettim. Gece birlikte okuduğumuz kitap başkaydı, kendi okuduğu kitap başka.  Çocuğunuza kitap okumak,  çocuğunuz için ona özel bir zamandır. O sırada çocuk ile anne veya babası arasında bağ kuvvetlenir ve çocuğun kalbine kitap aşkının filizleri atılır. Ebeveynler, evde kitap okumuyor ve çocuğun ulaşabileceği yerlerde kitap bulundurmuyorsa, çocuktan da kitap okumasını beklemek yanlış olur.

Siz çocukken nasıl bir okurdunuz? Kitapları sever miydiniz? Seçimleriniz nelerdi?

Ben çocukken de kitap okumayı çok severdim. Çünkü, evde iki kitap kurdu ablam vardı ve onları sürekli elinde kitaplarla görürdüm. Annem, geceleri bize, seslendirmelerle, canlandırmalarla dolu okumalar yapardı. Bir kütüphane kartım vardı ve kitap değiştirmek için kütüphaneye gideceğim günü iple çekerdim. Okuduğum kitaplar değişkenlik gösteriyordu, belli bir türe yönelik değildi. Hâlâ öyledir.

Demek ki şanslı çocuklardanmışsınız ne mutlu! Sen de Oku koleksiyonunda başka kitaplarla da yer alacak mısınız? 

Sen de Oku koleksiyonunda yer almaya devam etmeyi istiyorum ve bu koleksiyon için yazmayı düşünüyorum. Klasikler için de çalışmalarım devam edecek. Farklı projelerde yer almayı seviyorum.

Bu projede yer almak size neler hissettirdi?

Sen de Oku kitapları arasında yer alan bir kitabı, okuma güçlüğü çeken veya okumaya isteksiz bir çocuğun tat alarak okuduğunu ve son sayfayı kapattığında yüzündeki tebessümü hayal ediyorum. Bir kitabı baştan sona, zorlanmadan, keyifle, heyecanla okuyan bir çocuğu düşünmek her zaman güzel. Sen de Oku kitaplarına, biraz romantik yaklaşıyorum. Çocuklar  için, çocuklar okusun diye yazıyorum ve bu beni mutlu ediyor, umudumu taze tutuyor. Bu güzel sorularınız ve söyleşi için size teşekkür ederim.

Mavisel Yener: “‘Sen de Oku’ kitapları çocuk hakları projesidir”

Mehmet Atilla: “Bu kitaplar okumayı sevmeyen çocuklar için”

YORUM YAP

You don't have permission to register