banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Yönetmen Yücel Erten ve bağımsız tiyatrocular karşı karşıya geldi

Türk tiyatrosunun değerli yönetmenlerinden Yücel Erten’in kişisel Facebook hesabından yaptığı açıklama, pandemi sürecinde zor dönemden geçen tiyatro emekçilerinin eleştirilerine neden oldu. Erten’in açıklamasına olumlu olumsuz pek çok yorum yapıldı.

 

Yücel Erten’in Facebook hesabından alınmıştır.

Yazar, yönetmen Yücel Erten dün sosyal medya hesabından şöyle bir açıklama yaptı: “Şu tiyatro yapma aşkınızı biraz erteleseniz diyorum. Ölmezsiniz.” Erten’in bu açıklaması karşısında kendisini destekleyenler olduğu gibi özellikle bağımsız tiyatroların pandemi sürecinde hayatta kalabilmesi için mücadele veren tiyatro emekçilerinden de eleştiriler gecikmedi. Erten’in ifadelerinin altına gelen yorumlardan bazıları şunlar oldu:

“Yapmazsak nasıl yaşayacağız? Alkışlarla mı?”

“Bu ülkede tüm tiyatrocular Devlet Tiyatrosu’nda değiller hocam.Yani sahneye çıkmadan hiçbir geliri olmayan tiyatrocularla dolu ülke. Ne yapmamızı önerirsiniz? Yedi aydır işsiziz. Ne yapalım siz söyleyin biz de onu yapalım. 7 aydır bağımsız tiyatro yapan herhangi bir oyuncu, tasarmcı, kondüvit, vs…. Nasıl yaşıyorlar hiç para kazanmadan? Yorumunuzu gerçekten merak ediyorum. Çünkü biliniz ki bağımsız tiyatrocular oyun oynamasa da yatan bir maaşları yok. Bizler icin tavsiyenizi bekliyoruz.”

“Hocanın cümlesinin tiyatro camiasında bile okunmaması çok acı…”

“Tiyatro yapma aşkı önce Devlet Taiyatroları’nda da ertelense ya!”

“Sevgili hocam; “ölürüz” Neden mi? Çünkü bizler; yani bağımsız/özel/ödeneksiz tiyatro emekçileri (yazar, yönetmen, tasarımcı, oyuncu, teknik personel vb.)yaklaşık 7 aydır hiç bir gelirimiz olmadan; kira ödüyoruz, vergi ödüyoruz; her şeyi geçtik yaşamak için didiniyoruz! Ve siz bizlere “ölmezsiniz” diyerek aslında geberin diyorsunuz. Çok haklısınız aslında; ölmek olmuyor bunun adı, gebermek oluyor. Tiyatro da sadece bir aşk zaten, meslek değil! Virüs sadece “tiyatroda” dolaşıyor!”  (Kamer Yıldız Ok)

“Maaşı olan konuşuyor.  Oradan bakınca kolay bu cümleleri kurmak. Aramıza bekleriz.” (Gizem Duman Şeşen)

”Şu tiyatro yapma aşkını biraz erteleseniz diyorum? Ölmezsiniz” Bu nasıl bir yaklaşımdır anlayamadım!!! Aşk meşk değil şu anda sorun… Öyle ya da böyle herkes bir çare üretme çabasında… Pardon ama bir laf vardır Anadolu’da ş… ş… d… olanlar… da azarlarlar ancak… Tatil beldelerinde küçük dünyalarında yaşarlar… (Sema Moritz) 

“Ne lüzumu olmayan bir açıklama olmuş. Ne aşkı? Gücü olana evde kal olmayana git çalış diyen sistemde suç tiyatrocuların mı oldu? Sosyal devlet anlayışının olmadığı ülkede çalışmazsak ölürüz. Bu durumda çalışma demek yerine çalışamayacak durumda olanları yaşatalım demek gerekir. Ses çıkarılacaksa mağdur tarafa değil mağdur edene laf söylemeli. Kimse hadi insanları toplayalım da covid yayalım aşkında değil.”

YÜCEL ERTEN TÜM BUYORUMLARDAN SONRA YİNE SOSYAL MEDYA HESABINDA BİR AÇIKLAMA YAPTI

Erten, kendisine yöneltilen eleştiriler karşısında yeni bir açıklama yaptı ve şöyle yazdı:

Salt tiyatro aşkınız yüzünden tiyatro yapacaksanız, yani “tiyatro yapmadan yaşayamam” diyorsanız: Soyuttur, biraz da hamaset faslına girer. Bence erteleyin, aşkınızdan ölmezsiniz…
Geçim derdi ile tiyatro yapacaksanız, yani bir süre başka bir yolla geçinme imkânınız ve yeteneğiniz yoksa: 1. Yapın, ben ne karışırım? 2. Bu nedenle ölüp ölmeyeceğiniz konusunda bir fikir beyan etmedim zaten. 3. Maaşa bağlanmanız konusunu anlamadım. 4. Okuduğunuzu anlayabildiğinizden emin misiniz?”

YÜCEL ERTEN HAKKINDA:

1945’te Muş’ta doğdu.  1969 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Yüksek Devresi’ni bitirdi. 1970 yılında kazandığı devlet bursu ile ihtisas öğrenimi yapmak üzere Federal Almanya’ya giderek, Essen Folkwang Yüksek Okulu’nun Reji Bölümü’nü bitirdi. Aynı okulda, Dekor-Kostüm alanında ihtisas öğrenimini tamamladı. Almanya’daki öğrenimi sırasında, Hannover, Zürich ve Essen’de reji asistanlığı ve yardımcı rejisörlük yaptı. Diploma çalışması olarak sahnelediği oyunla “Folkwang Ödülü”nü alarak rejisörlük bölümünü bitiren Erten, 1974 yılında yurda döndü.
Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya ve Trabzon Devlet Tiyatroları, İstanbul Şehir Tiyatroları, İzmit Şehir Tiyatrosu, Kent Oyuncuları, AYSA, Ankara Sanat Tiyatrosu ile Ankara, İstanbul, İzmir ve Mersin Devlet Operaları’nda konuk yönetmenlik yaptı. Yurtdışında da Almanya, Makedonya, Özbekistan ve KKTC’de oyunlar sahneledi. Dönem dönem film ve dizilerde oyunculuk yaptı.
Rejisörlüğün yanısıra eğitim alanında da hizmet veren Erten, 1992 Ekim’inden başlayarak 16 ay süreyle Devlet Tiyatroları’nda Genel Müdürlük ve Başrejisörlük görevini yürüttü. 2000 yılında Devlet Tiyatrolarından kendi isteği ile emekli oldu. 2002-2004 arası İzmit Şehir Tiyatrosu’nun Genel Sanat Yönetmenliği’ni yaptı. Bu görevden uzaklaştırılmasından bu yana, serbest rejisör olarak çalışıyor.

Erten, sahnelediği 60’ı aşkın oyunda, 7’si yurtdışında olmak üzere 30’u aşkın ödülle onurlandırıldı.

Oyun çevirileri ve sahne uyarlamalarının yanısıra, ödenekli tiyatrolarımızın sorunlarına eğilen “Devletin Tiyatrosu Olmaz (Mı?)” adlı bir kitabı ve Türkçe’den Almanca’ya 6 oyun çevirisi var.

Ayşegül Yalçıner: “Ev sahibi ‘Siz oyuncusunuz, bu ay kira vermeyin’ demiyor

 

Cem Kaynar yazdı: “Kültür ve Turizm Bakanlığı tek kuruş yardım yapmadı”

YORUM YAP

You don't have permission to register