banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

VE PERDE DİYEBİLMEK İÇİN İLLE DE TİYATRO: YAŞASIN İZMİR ŞEHİR TİYATROSU!

Fotoğraf: ANKA Haber Ajansı


70 yıldan fazla zamandır özlemi çekilen İzmir Şehir Tiyatrosu’nun kapıları Azizname oyunu ile açıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in girişimiyle ve 2019 yılında Orhan Alkaya, Zeynep Altıok, Eren Aysan, Cezmi Baskın, Yücel Erten, Hülya Nutku, Bilgehan Oğuz ve Levent Üzümcü’den oluşan bir danışma kurulunun oluşturulmasıyla yola çıkılan bu yolculuk, “yeni” tiyatronun müjdesini veriyor.

Pandeminin etkisiyle kapılarına kilit vuracak duruma gelen tiyatrolar çığlıklarını duyurabilmek için aylarca ses etti, seslenmeye devam ediyor. Her ne kadar normalleşme süreci başlamış gibi görünse de salgın döneminde en çok yara alan sanat dallarının başında tiyatrolar geliyor. Durum pek iç açıcı değil ancak yine de pek çok sahne “Ve perde!” diyebilmek için kapılarını açtı, seyircileri bekliyor. İşte tam da böyle bir dönemde filiz veren yepyeni bir tiyatro var! Dün akşam Aziz Nesin’in ölümsüz eseri “Azizname” oyunu ile sanat yolculuğuna adım atan İzmir Şehir Tiyatrosu, duygusal konuşmalarla “Merhaba!” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İZBBŞT) Genel Sanat Yönetmeni Yücel Erten’in Aziz Nesin öykülerinden uyarlayıp yönettiği Azizname’nin galasında konuşan Başkan Tunç Soyer, “İnsanın içi içine sığmaz; öyle bir duygu yaşıyorum. Bu tarihi binada 70 yılda bir olan bir şeyi bugün birlikte yaşıyoruz” ifadelerinde bulundu.

YÜCEL ERTEN’DEN AÇILIŞ KONUŞMASI

Genel Sanat Yönetmeni Yücel Erten, konuşmasına Başkan Tunç Soyer’e, ülkesine ve İzmir’in sanat hayatına kattığı bu büyük armağan için teşekkürlerini sunarak başladı ve devam etti: “Büyük armağan sözcüğünü seçerek kullandım. Büyük nedir, küçük nedir diye hep soracağım gelir. Sözgelimi evrenin ölçüleri içinde bakıldığı zaman, bu gece burada toplanmış olan insanlar, bu bina, hattâ bu kadim ve kutlu kent, ne kadar küçüktür. İnsanlığın milyarlarca yıllık tarihi içinde bir yerel yönetim tiyatrosunun açılışı, kimbilir ne kadar önemsiz görünür.

Ama bizler, bugün, bu dünyada, bu ülkede, bu kentte, bize biçilmiş olan bir hayatı yaşamaktayız. Uzayın ve tarihin akıl almaz boyutlarına bakarak hayata karşı umursamazlık edemeyiz. Bu hayatı, bu toplumu, bu ülkeyi, bu kenti, bu çevreyi güzelleştirmek, olgunlaştırmak, iyileştirmekle yükümlüyüz. Evlatlarımıza, torunlarımıza daha iyi bir dünya bırakmakla sorumluyuz.
Hem zaten siyaset ve sanat da bu insancıl çabanın ürünleri değil mi? Daha adaletli bir dünya, daha gelişkin bir ülke, daha duyarlı bir toplum, daha sağlıklı bir çevre ve hayat için savaşmıyorlar mı?
İşte bu açıdan baktığımızda, bu gece burada buluşmamızı sağlayan bu girişim, buradaki varlığımız, birdenbire çok önemli tarihî bir adıma, çok büyük bir armağana dönüşüverir.
Çünkü tiyatro insana yatırımdır. Bu yatırım, maddi bir kazanç biçiminde değil; insanımızın ve toplumumuzun düşünce ve ruh zenginliği biçiminde geri döner. Tiyatro dünyaya, topluma, insana tutulan aynadır. Seyircisini yeni coğrafyalara, tarih kesitlerine, sosyolojik ve psikolojik tahlillere, masallara, efsanelere davet eder. Kahkahalarla gözyaşlarını harmanlayarak, sizi düşüncenin ve duygunun gizli bahçelerinde gezdirir. Tiyatro, insanlarla göz göze, yürek yüreğe, canlı ve candan oluşan bir sanattır. Güldürür, ağlatır, irdeler, sorular sorar, tartıştırır, düşündürür. Tiyatro, edebiyatın baba yarısı, dilin süt annesidir.
İzmir yerel yönetiminin yaklaşık 2 yıl önce bu verimli topraklara özenle yerleştirdiği tohum, filizlendi, sürgün verdi, gelişti. Onu yetiştirmekte büyük emeği olan Hülya Nutku hocamız, yazık ki artık aramızda değil. Onu saygıyla anarken, bu akşam onun elverdiği bu fidanın ilk meyvasını sizler tadacaksınız. Umarım damağınızda ve dimağınızda hoş bir lezzet bırakır.
Tiyatromuzun, kentin tiyatrosunun, sizin tiyatronuzun, sonsuza kadar yaşaması umudu ile emeği geçenlere teşekkür ediyor; sanatla yüklü bir gelecek ve iyi seyirler diliyorum.”

İzmir Şehir Tiyatrosu, pandemi ve kısıtlı seyirci uygulaması nedeniyle 3 Ekim’e kadar gala gösterimine İzmir Devlet Opera ve Balesi Elhamra Sahnesi’nde devam edecek. Galanın ardından Azizname, 6 Ekim’den itibaren İzmir Sanat’ta İzmirli izleyicilerle buluşmayı sürdürecek.

 

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media