banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Burhan Şeşen: “Ezginin Günlüğü için yeni bir saygı albümü nasıl olur diye düşüdüm”


Ezginin Günlüğü’nün 40. yılında hazırlanan ve 29 Mayıs’ta çıkan “40 Yıllık Şarkılar” , tüm o değerli şarkıların varlığıyla ve en çok da onun sayesinde yeni ve tazecik bir albüme dönüştü. Grup Gündoğarken’den Burhan Şeşen, grubun 25. yılında da 40. yılında da onlara bir saygı albümü hazırlayıp tanıdığımız başka seslerde Ezginin Günlüğü şarkılarını buluşturarak çok özel bir vefayı ortaya koyuyor.  


Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu

Günler birbirini kovalarken ve neredeyse her gün bir öncekinin aynısı gibi geçerken Haziran henüz kapıyı çalmadan iyi hissettirecek, özlenecek ve sanki hep orada, hiç gitmemiş gibi duran, 40 yıllık hatrı olan şarkılar yeniden döndü aramıza. Albümün cansuyu değerli müzisyen Burhan Şeşen ile de yolum onlar sayesinde kesişti. Adeta “küratörlüğünü” yaptığı 40 Yıllık Şarkılar albümünü konuştuk. Ama ona, Grup Gündoğarken’in bir üyesi olan ona, şunu sormadan da edemedim: Sizin için de böyle bir albüm projesi olur mu acaba? Cevabı ve çok daha fazlası bugünkü söyleşimizde saklı…


Ezginin Günlüğü’ne ikinci bir tribute albüm hazırlamayı neden düşündünüz? 40 yılın bunda etkisi olduğunu düşünüyorum elbette ama bu kadar çok şarkı ikinci bir saygı albümünü de sonuna kadar hak ediyor, değil mi? 

Merhabalar. Bu aslında tamamen Nadir Göktürk’ün fikriydi. Açıkçası önce “Çeyrek” gibi çok başarılı bir tribute albümünden sonra 13 yıl sonra yine yeni bir saygı albümü nasıl olur diye düşünmedim değil. Ama ilk albümden kimsenin bu çalışmada yer almayacağına karar verdikten sonra içim rahat etti. Ve de bir tekrara düşme korkum azaldı. Ezginin Günlüğü’nün şarkıları her zaman ve her dönemde dinlenebilecek, saygıyı hak etmiş  zaten bir çoğu da klasik olmuş şarkılar. Bunun için bir üçüncü tribute de olabilir, dördüncü de… (Gülüyor.)

Siz Grup Gündoğarken’in bir üyesi olarak böyle bir çalışmanın “küratörü” olmayı neden üstlendiniz?

Aslında neden üstlendiniz sorusu yerine belki de neden beni seçtiler diye düşünmek daha doğru. Gerçekten de bu benim  müzik hayatımda gurur duyduğum birkaç önemli anıdan biridir. Müziğe aynı yıllarda başlamış iki gruptan;  Gündoğarken grubunun bir üyesi, Ezginin Günlüğü’nün tribute projelerinde bir yerde işin yürütücülüğünü yapıyor. Bıçak sırtı bir durum… Nadir Göktürk ve Hüsnü Arkan başta olmak üzere tüm Ezginin Günlüğü ekibine ve de Dokuz Sekiz Müzik’in sahibi yapımcı Ahmet Çelenk’ e çok teşekkür ediyorum bana güvendikleri için. Umarım güvenlerini boşa çıkarmamışımdır.

Buradan yola çıkarak Ezginin Günlüğü müziğinin sizin hayatınızda, müziğinizdeki etkisi nedir?

Ezginin Günlüğü, Türk Müziği olduğu kadar Türk Edebiyatı için de çok önemli bir grup. Hem yazdıkları şiir tadındaki sözlerle hem de besteledikleri şiirlerle müzik ve edebiyatı çok güzel harmanlayan bir grup. Aslında sanatçı lafı yerine kendime hep müzisyen denilmesinden yanayım ama Nadir de Hüsnü de “sanatçı” olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyorlar. Bir defa her türlü egodan uzak insanlar. Alçakgönüllüler. Muhabbetleri acayip ama dedikodusuz. Paylaşmayı seviyorlar. Bencillikleri yok. Hem özel hayatlarında hem işlerinde tutarlılar. Ne bileyim işte. Onlar dostum benim. Yaptıkları şarkılar da kendileri de arkadaşım. Gündoğarken müziğinde etkileri olduğunu düşünmüyorum. Ama iyi bir filmin, edebi bir kitabın üretimimize nasıl faydası oluyorsa güzel bir şarkının da etkilemesi kaçınılmaz. Ezginin Günlüğü’nde bu güzel şarkılardan çok var.

Albümde çok genç, müziğine yeni yeni hakim olduğumuz isimler de var daha eski, köklü isimler de… Bu seçim neye göre oldu ve şarkıların belirlenişinden biraz bahsedelim mi?

Bana sorarsanız albümde yer alan herkes genç. (Gülüyor.) Albümde yer alacak yorumcuları seçerken ilk düşüncemiz “Çeyrek”te yer alan hiçbir sanatçının olmamasıydı. Bir de bu şarkıları genç nesillere kimler taşıyabilirdi ve de bu gençler 40 yıldır Ezginin Günlüğü’ne sahip çıkan dinleyicileri nasıl etkilerdi? Zira bu tarz grupların yeniliğe pek de açık olmayan bir kitlesi var. Ama yaptığımız toplantılarda – biraz riskli de olsa – bu şarkıları bu nesle taşıyabilmek için bu dönemin hikâye anlatıcılarına gerek olduğuna karar verdik. Ve de seçimimizi bu belirledi. Zaten bir önceki albümde az çok tecrübe kazanmıştım, hangi şarkıyı kim söyler anlamında. Can Göktürk, Demet Karaduman, Aylin Ay ve Ahmet Çelenk’in de görüşleriyle bugün elimizdeki albümün şarkı – yorumcu eşlemesi yapıldı.

Evet, ben de bu albümün çok daha genç bir kitleye hitap edeceğini düşünüyorum, Can Kazaz, Nilipek, Dilhan Şeşen gibi isimleri görünce…

Evet aynen… Tam da amacımız buydu.

Bir önceki tribute albümü “Çeyrek”te ve “40 Yıllık Şarkılar”da ortak şarkılar var: Sabah Türküsü, Aşk Bitti, 1980, Gemi, Ebruli, Düşler Sokağı, Eksik Bir Şey.
Neden farklı şarkılar seçmek yerine bu şarkılar yeniden yer aldı?

Ezginin Günlüğü’nün olmazsa olmaz şarkıları vardı. Bütün külliyatı defalarca taradık, bu şarkılara karar verdik ama bizim karar verdiğimiz şarkılar dışında da şarkılar seçildi katılanlar tarafından.

Yani daha önce söyleyenler olmasın ama aynı şarkılar olabilir dediniz. 

E, tabii. (Gülüyor.)

Bir yandan klipler de çekilmeye başlandı. Melek Mosso’nun “Kanto”suyla dördüncü klibe kavuştuk. Daha önceki saygı albümünde bu kadar kapsamlı çalışılmış mıydı?

Daha önceki çalışmada klip anlamında bu kadar kapsamlı bir çalışma yoktu. Sanırım 20 şarkıya da klip çekilecek. Hem şarkıların düzenlenmesi hem de çekilecek kliplerin senaryosu  tamamen sanatçıların insiyatifinde. Zaten böyle olmasını istemiştik.

Sizin en sevdiğiniz Ezginin Günlüğü şarkıları hangisi?

O kadar çok var ki… Ama “Çeyrek” albümünde de seslendirilen “Eksik Bir Şey Mi Var” ,” 1980 “, “Düşler Sokağı “ ve “Gemi” ilk aklıma gelenler.

Şimdi bakıyorum da aslında Grup Gündoğarken’in de 37. yılındayız. Sizlerin de eski şarkılarınızı yeniden yorumlamak ya da yorumlatmak gibi bir düşüncesi / projesi var mı? Ben şahsen “Bir Yaz Daha Bitiyor” şarkısını bir yaz sonu albümünde dinlemek isterdim…

Evet ama çok zor ya bu işler…Bir de terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya. (Gülüyor.)

Umarım birileri bir an önce ele alır  bunu! Son olarak Ezginin Günlüğü’ne bir şeyler fısıldasanız bu neler olurdu?

Ben de sizin şarkılarınızla büyüdüm. (Gülüyor.)

Dilhan Şeşen, Can Kazaz, Nilipek, Ömer Yener: “İyi ki bu hayatta Ezginin Günlüğü şarkıları var”

YORUM YAP

You don't have permission to register