SANAT ÜLKESİ SERİSİNİN ÜÇÜNCÜ KİTABINDA BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VAR


Sanat Ülkesi serisinin üçüncü kitabı “Bedri Rahmi Eyüboğlu”, yakın zamanda raflarda yerini aldı. Çocukların sanatçının hayatını öğrenmesi bakımından değerli bir kitap. Mutlaka göz atın.

YAZI: NİLÜFER TÜRKOĞLU
nilufer@ajandakolik.com 

Ketebe Yayınları’nın adını da çok sevdiğim bir serisi var: Sanat Ülkesi. Bir yandan çocuklara Türkiye’nin sanatçılarını tanıtmayı amaçlıyor bir yandan da küçük okurlara hayallerine ve ideallerine ulaşmak için rengarenk bir dünya sunuyor. Serinin ilki, daha doğrusu Sanat Ülkesi 1, ressam Devrim Erbil’in kendi kaleminden hayat hikayesini anlattığı bir kitap olurken, Sanat Ülkesi 2’de seramik sanatçısı Füreya Koral’ın biyografisini İlkay Canan Okkalı çocuklara aktarıyor. Yakın zamanda serinin üçüncü kitabı da çıktı. Bu defa sırada usta yazar, şair ve ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu var. Sanatçı Erkan Doğanay’ın kaleme aldığı hayat hikayesi, yine çocukların zihinlerinde bu ülkenin çizgilerine dair bir imge oluşturmayı başarıyor. Her üç kitapta da Gözde Eyce’nin illüstrasyonlarına rastlıyoruz. Hiç kuşkusuz kitabı çekici kılan başlıca unsurlardan biri Eyce’nin ilham verici çizimleri…

Serinin ilk kitabı Devrim Erbil, sanatçının kendi dilinden anlatımı ile keyifli bir okuma ve öğrenme deneyimi sunuyor. 

İlkay Canan Okkalı tarafından kaleme alınan serinin ikinci kitabı, Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral’ın hayatını anlatıyor.

Pek çok çocuk kitabını ciltli olarak çocuklarla buluşturan Ketebe’nin bu serisi de ciltli olarak birinci hamur kağıda hazırlanmış. Çok özenli ve emek verilmiş bir seri olduğu hemen belli oluyor. O yüzden sayfaları çevirirken serinin kaç kitaptan ve hangi sanatçılardan oluşacağını merak ediyorsunuz. Zira seçilen isimler, bu coğrafyanın yetiştirdiği üst mertebe sanatçılar. Çok yönlü, çok yetenekli ve dünyaca ünlü…

İlkay Canan Okkalı tarafından kaleme alınan serinin ikinci kitabı, Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral’ın hayatını anlatıyor.

Ben Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun kitabını okuduğum için size daha kapsamlı ondan bahsedeceğim. Anadolu’nun simgelerinden ilham alarak kendi üslubuyla bir dünya yaratan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun etkileyici sanatıyla tanışmak için hem anlatımı kolay ve akıcı hem görsel zenginliğiyle merak uyandırıcı bir kitap var karşımızda.

İlk sayfalarda bizi Eyüboğlu’nun o meşhur balıkları karşılıyor. Ressamın Fethiye’deki Bedri Rahmi Koyu’nda görme fırsatı yakalayabileceğiniz, bir kayaya yaptığı balık resmini çocuklar da bu kitap sayesinde öğrenme şansı yakalıyor. Ve neden balığı kayaya çizdiğini de kitap aracılığıyla keşfediyorlar.


Aynı zamanda kendisi de yazar çizer olan Erkan Doğanay’ın birincil tekil şahısla Bedri Rahmi’nin hayat hikayesini anlatması da çocuklarla ressamı hiç kuşkusuz birbirine daha yakınlaştırıyor:

“Önce size biraz kendimden bahsetmek istiyorum. Her şeyden önce ben bir öğretmenim. Sonra sırasıyla ressam, yazar, şair, kültür araştırmacısı ve Anadolu kaşifiyim.”

Babasının görevi nedeniyle sık sık seyahat eden çocuk Bedri’nin sanatının zeminin oluşturan şeylerin Anadolu’yu görme fırsatı elde etmesinden kaynaklandığını, bu sayede uzak köylerdeki kilimler, tabaklardaki çini desenlerinden nasıl ilham aldığını, Eyce’nin zengin resimlerinin izinden giderek okuyoruz.

Ailesinden, eğitiminden, Paris’e giderek hayatının değişiminden haberdar oluyor, Van Gogh, Matisse, Picasso gibi devlerle bu şehirde tanıştığına tanıklık ediyor, böylece “batı sanatının tüm inceliklerini bavuluna atıp” Türkiye’de kendi sanatını ortaya çıkarma hikayesini öğreniyoruz. Ama yine tüm bunlardan önce farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığı yıllar var… Ve 25 yaşında nihayet ömrünün geri kalanında yapacağı iş belli oluyor: Akademide sanat eğitimciliği.


Sanat Ülkesi 3 – Bedri Rahmi Eyüboğlu, sanatçının yalnızca resim sanatına (mozaik vs.) odaklanıyor. Yani Eyüboğlu’nun aynı zamanda şair ve yazar olduğuyla ilgili bir bilgiye rastlamıyoruz. Eyüboğlu gibi ressam olan kitabın yazarı Erkan Doğanay’ın bu kendi tercihi miydi acaba, merak ettim. Kitabın finalinde ustanın bir şiirine rastlayacağımı bekledim ama nafile… Bu bir eleştiri değil ama… Sadece merak ve istek! Belki de bu seri, sanatın yazı tarafıyla (edebiyatla) hiç ilgilenmiyor. Çünkü seçilen ilk üç isimde de görsel sanatlar söz konusu.

Başta da söylediğim gibi Sanat Ülkesi, iyi ve özel bir seri. Çocukların bu biyografileri okuyarak kendi hayatlarını zenginleştireceğini ve tüm bu isimlerden ilham alacağını düşünüyorum. Sanatla uğraşmanın, sanatla iç içe bir dünyanın hayatı güzelleştirdiğini öğrenmeleri, fark etmeleri açısından son derece önemli ve değerli. Çünkü Ajandakolik olarak  biz de ne diyoruz: Hayat kısa sanat uzun.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media