banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

UÇAN SÜPÜRGE’DE BEYAZPERDEDE PEK SESLERİNİ DUYMADIĞIMIZ, YÜZLERİNİ GÖRMEDİĞİMİZ KADINLAR VAR!

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde çevrimiçi gösterimler ve yönetmenlerle söyleşiler devam ediyor.

Festivalin dördüncü günü, FIPRESCI jürisi tarafından değerlendirilecek Her Biri Ayrı Renk seçkisinde yer alan, Kanada’nın kuzeyindeki Nunavik’te 1940’lı yıllarda geçen bir hikâyeyi anlatan Asi Nehir/Restless River filminin gösterimi ile başladı.


Yönetmenler Marie-Hélène Cousineau ve Madeline Ivalu’nun kendi halkı İnukların geleneklerine de sömürgecilerin baskısına da boyun eğmeyen Elsa’nın yolculuğunu takip ettikleri film, Gabrielle Roy’un “Windflower” adlı romanından uyarlandı. Filmin yönetmenlerinden Marie-Hélène Cousineau ve Elsa’yı canlandıran Malaya Qaunirq-Chapman gösterim sonrası yayınlanan söyleşide Azize Tan’ın sorularını yanıtladı.

Yönetmen Marie-Hélène Cousineau filmle ilgili; “Kitabın yazarı Gabrielle Roy, incelikli kadın portreleriyle bilinen bir isim. Kanada’nın farklı kültürlerinden kadınları anlatan romanlar yazdı. Ben daha önce de sömürgeciliğin Kanada’nın kuzeyindeki kadınları nasıl etkilediğine dair iki film üzerinde çalışmıştım. İlki 1850’lerde, ikincisi de 2010 yılında geçiyordu. Asi Nehir 1940’larda geçiyor ve Kanada’nın politikaları ile sömürgeleşmenin kadınları nasıl etkilediğini anlatmak için yaptığımız bu üçlemenin eksik halkasını tamamlıyor. Elsa çok farklı bir karakter. Başına buyruk, tutkularının peşinden giden, istediklerini yapan bir kadın. Evet, sessiz bir kadın ama çok güçlü. Filmin sömürgecilerin hayatını etkilediği, beyazperdede pek seslerini duymadığımız, yüzlerini görmediğimiz kadınlarla ilgili olması benim için çok ilginç ve güzeldi,” dedi.

Senaryoyu okuduğunda çok heyecanlandığını ve kafasında hemen karakteri oluşturduğunu söyleyen başrol oyuncusu Malaya Qaunirq-Chapman Elsa’nın hikâyesinin kendisine pek de yabancı olmadığını söylüyor ve ekliyor; “Film sadece kitaplardan okuduğum bir hikâyeyi anlatmıyor. Büyükannemden birebir dinlediğim hikâyelerle çok ortak yanı var. Çok uzak bir geçmişten bahsetmiyoruz, üç dört kuşak öncesinin değil, benim kendi büyükannemin başına buna benzer şeyler gelmiş. O yüzden benim için çok gerçek bir hikâyeydi. Senaryoyu okuduğumda hep ben olsam ne yapardım, nasıl davranırdım diye düşündüm ve karakter kafamda yerine oturdu.”

Filmin eş yönetmeni Madeleine Ivalu’nun aynı zamanda Elsa’nın büyükannesi karakterini başarıyla canlandırdığını anlatan Marie-Hélène Cousineau ve Malaya Qaunirq-Chapman, ayrıca, küresel iklim krizinin etkileri sonucu Kanada’nın kuzeyinde giderek artan gıdaya ulaşma sorunuyla ilgili bir belgesel üzerinde de birlikte çalıştıklarından bahsetti.

Kadınların Tarihi bölümü filmlerinden Rubika Shah’ın Londra’da Punk hareketinin dalga dalga yayıldığı 1970’lerde, petrol krizi ve işsizlik nedeniyle yükselen milliyetçiliğe karşı yürütülen antifaşist mücadeleye zengin arşiv malzemesiyle ışık tuttuğu, adını The Clash şarkısından alan filmi Beyaz İsyan/White Riot da dün akşam sinemaseverlerle buluşan diğer filmdi. Her iki film de 1 Haziran akşamına kadar Festivalscope üzerinden erişime açık olacak.


Festivalde Bugün / 30 Mayıs

Shengze Zhu’nun Ocak 2020’de Covid salgını başlamadan önce doğduğu kent Wuhan’da yaptığı çekimlerle bezeli, ayrıca salgın nedeniyle hayatını kaybedenleri birbirlerine yolladıkları mektuplara anan filmi Nehir Akar, Kıvrılır, Siler, Yerine Koyar/A River Runs, Turns, Erases, Replaces ile Maïwenn’in yönettiği ve başrolünde oynadığı, kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan DNA/ADN, bugün erişime açılıyor.


Festivalde gösterimi yapılan Ateşle Yazmak/Writing With Fire ve Sen Ne Muhteşemsin Wanda/My Wonderful Wanda’yı kaçıranlar için bugün son gün! Rosa’nın Düğünü/Rosa’s Wedding ve Benim Bedenim/As I Want31 Mayıs akşamına kadar Festivalscope’ta izlenebilecek.

Festivalde Yarın

Yarın Dört Anne/Four Mothers ve Azap/Relic Uçan Süpürge takipçileriyle buluşacak filmler. Dört Anne/Four Mothers ile yönetmenler Dana Keidar Levin ve Rephael Levin, İsrail’in Lübnan’ı işgali sırasında oluşturduğu güvenlik bölgesinde daha fazla gencin ölmemesi için seslerini birleştiren dört annenin barış mücadelesini anlatırken, Natalie Erika James’in ölüm ve hastalığın ilerleyişini duygusal açıdan anlattığı Azap/Relic, yaşlı annesi kaybolan ve onun gittikçe ilerleyen demans hastalığı ile yüzleşen kızının hikâyesi.

Festival Biletleri

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin biletleri çevrimiçi gösterim platformu Festivalscope üzerinden satışa sunuluyor. Her film programda belirlenen gün ve saatte gösterime açılacak, üç gün boyunca gösterimde kalacak. Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi ve CerModern’deki açık hava sinemasında yapılacak gösterimlerin biletleri ise 1 Haziran’dan itibaren Biletix üzerinden satılacak.

Bilet fiyatları 

27 Mayıs-3 Haziran arasındaki çevrimiçi gösterimler için biletler https://www.festivalscope.com/page/ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali/ adresinden alınabiliyor.

Çevrimiçi gösterim için tek bilet 12 TL; 16 filmlik kombine paket 150 TL.

4-11 Haziran tarihleri arasında yapılacak fiziki gösterimlerin biletleri 1 Haziran Salı’dan itibaren Biletix üzerinden alınabilecek. 

Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi: öğrenci 12 TL, tam 20 TL.

CerModern: 25 TL.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media