banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Turgut Alp Bekoğlu: “Müzik, şifalı bir armağan sevenlerine”


30 Nisan Uluslararası Caz Günü’nden yola çıkarak “Çünkü Caz Tek Bir Güne Sığmaz” mottosuyla caz müziğin Türkiye’de sevilmesine, yaygınlaşmasına emek veren müzisyenlerle uzaktan da olsa bir araya geldik ve bu haftayı “Ajandakolik Caz Haftası” ilan ettik. Kimiyle telefonda kimiyle önce sosyal medyada sonra da mail yoluyla sohbet ettim. Yaklaşık 10 gün boyunca sürecek olan bu mini söyleşi serisinde davulda, piyanoda, bas gitarda, perdesiz gitarda, saksafonda, kontrbasta, vokalde kimler kimler yok ki… Yepyeni sohbetimiz başlıyor!

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu

Geçtiğimiz yaz sonu Urla Caz Festivali’nde tanışma şansı elde ettiğim ve iki lafın belini kırdığım sevgili Turgut Alp Bekoğlu, bu defa Ajandakolik’e konuk oldu. Yüz yüze söyleşi yapmayı ve daha çok konuşabilmeyi isterdim kendisiyle ama bu defalık böyle oldu. Bu söyleşide dingin bir adam var karşımda… Sahnede ise davulu coşturan, gümbür gümbür enerjisiyle seyirciyi ateşleyen bir müzik adamı…

Nasıl geçiyor karantina günleri? Hiç sıkıldığınız oluyor mu?

Güzel geçiyor, sıkılmıyorum. Yürüyüş yapıyorum, kitap okuyorum, arada belgesel gibi aydınlatıcı şeyler seyrediyorum, internetten okuyup araştırıyorum; merak ettiklerimi.  Müzik dinliyorum, davul etüd yapıyorum, kayıt yapıyorum arada.

Müzisyenler çok sık seyahat eder, turnelere çıkar. Siz de öyle… Bu süreçte evde kalmak hayatınızı çok etkiledi mi ya da nasıl etkiledi? 

Olumlu etkiledi. Durmak iyi geldi, yapamadığım bir sürü şeyi yapabilme fırsatı buldum. Henüz turneleri, sahneyi, seyahati özlemedim.  Özleştiğimiz arkadaşlarla mesajlaşıyoruz, telefonda konuşuyoruz veya arada videolu görüşme ile birbirimize dokunuyoruz. Burada açık havada arada birkaç arkadaşımla yüz yüze sohbet ediyorum. Yani şimdilik gayet yeterli ve dengeli, geleceği kestiremem tabii ki…

Peki her şeye rağmen çalışabiliyor musunuz yeterince? Yoksa stüdyoya mı gitmek zorunda kalıyorsunuz? 

Yeterince müzikle vakit geçirebiliyorum. Evde pad ile etüd yapıyorum, küçük bir atölyemiz var, orada davul çalıp kayıt yapabiliyorum.

Çok konseriniz iptal oldu mu? En son konseriniz hangisiydi? 

Evet hepsi iptal oldu. En son konserim 21 Şubat Kadıköy Yeldeğirmeni Sanat Merkezi Hakan Kurşun Aşıklar Üçlüsü konserini yapmıştık.

Karantinada sosyal medya üzerinden canlı konserler de çoğaldı. Siz de Turgut Alp Bekoğlu Quartet olarak bir şeyler yapıyor musunuz ya da yapacak mısınız, böyle planlar var mı? 

Yapmadık, henüz plan yok. Ama arkadaşlarla arada hayal edip konuşuyoruz. Birkaç sosyal medya paylaşımı yapıyorum zar zor, bu konuda genellikle pasifim. Bakalım biraz daha duralım ne olacak, hiçbir şey için acele etmek pek gelmiyor içimden. Sindirerek durmak ve sakince izlemek iyi şimdilik.

Ya da Telvin’le?

Yapmadık, henüz plan yok. Harika bir albüm kaydetmiştik belki yayınlanır. Kim bilir…

Umarım! Türkiye’de çok önemli davulcular arasındasınız. Davul çalmak isteyen ve bu konuda yeteneği olan gençleri nasıl yönlendirirsiniz? İyi bir davulcu olmanın meziyetleri neler?

Kendi iç seslerini dinleyebilirler. Merak ve ilgi güzel bir yolculuk yaptırdı bana. Ama bugünkü kafamla elbette daha farklı yollar izlerdim.

Yeni projeleriniz, albüm çalışmalarınız olacak mı önümüzdeki günlerde? 

Muhtemel, ama acele yok.

Hangisinde çalmak sizi daha iyi hissettiriyor mu? Mekanda mı yoksa festivalde mi? 

İlgili dinleyici, yeterli ses kalitesi ve güzel atmosfer motive edici, içinde bulunduğunuz proje ve üyeleri uyumlu ise heyecanlı ve keyifli oluyor.

Müzik kariyerinizde kiminle tanışmak yolculuğunuzu gerçek anlamda etkilemiş olabilir? 

Erkan Oğur, ilhan Erşahin ve burada adlarını sayamayacağım nice değerliler… Bir de kendimle tanışmak, çünkü kendi keşif yolculuğum güzel.

Davul çalarken hep stres mi atılıyor? Sizi daha çok gerdiği, sinirlerinizi bozduğu bir an olmadı mı hiç bugüne kadar? Müzik hep iyi gelir mi? 

Müzik şifalı bir armağan sevenlerine. Psikolojik ve fizyolojik durumum arada etkiler ama genellikle ilaç gibi müzik dengeler.

Bugün sahnede davul çalan o adam olmasaydınız, muhtemelen nerede, ne yapıyor olurdunuz?

Müziğe veya seslere yakın bir şeyler sanırım. Bir de kameraya merakım vardı eskiden. Hâlâ arada o günlerdeki gibi bir iki bir şey çekiyorum.

30 Nisan Dünya Caz Günü’nde cazın sizin için anlamını sorayım ve caz dinleyicisine neler söylemek istersiniz?

Müzik sevenlerine verilmiş eşsiz bir armağan.

Bugün fonda hangi şarkı çalsın?

Keith Jarrett –  Standards Volume 1 – All The Things You Are

***

BİR ÖNCEKİ SÖYLEŞİYİ KAÇIRDIYSANIZ…

https://www.ajandakolik.com/soylesi-volkan-oktem-tek-derdim-davul-calmaktan-ziyade-muzikal-ifadesi-dogru-olan-bir-muzisyen-olmak-oldu/

 

 

YORUM YAP

You don't have permission to register