Söyleşi – Merve Atılgan: “Tomris Uyar doodle’ını yapmam için Google benimle iletişime geçti”

ajandakolik


4 Temmuz 2003’te aramızdan ayrılan Türk yazınının değerli kalemlerinden Tomris Uyar’ın 79. doğum günüydü, 15 Mart yani dün… Google, artık bir gelenek haline gelen önemli günler için hazırladığı doodle’larda tema olarak Uyar’ın doğum gününü belirledi. Ve sosyal medyada yaptığı araştırmalarla illüstratör Merve Atılgan’ı bularak doodle’ını ona resmetti, amaaa… Ama’nı Merve ile yaptığımız söyleşide okuyabilirsiniz.

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu

Günışığı Kitaplığı’ndaki pek çok çocuk kitabında ismine rastlayabilirsiniz: Merve Atılgan. Son olarak Anıl Mert Özsoy’un yazdığı Can Çocuk etiketli “Yeniden Deniz Olmak” kitabını resimledi. Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film-Animasyon Bölümü’nden mezun olduktan sonra illüstrasyonlar ve karakter tasarımları yaptı. 2015’ten bu yana illüstrasyon ve çizgi roman atölyesi çalışmalarını sürdürüyor, kitaplara masalsı çizimler konduruyor, yurt içinde ve dışında çeşitli animasyon stüdyolarının, dergi ve galerilerin tasarım işlerini yapıyor ve sergilere katılıyor.


Google’ın misafir sanatçısı seçilmişsin. Ve Tomris Uyar’ın 79. doğum günü 15 Mart için bir doodle yaptın. Temayı onlar mı belirledi yoksa sen mi? 

Google’ın ana merkezinde, Kaliforniya San Francisco’da bir kreatif ekip var ve doodle için misafir sanatçıları ve aynı zamanda konuları belirliyorlar. Onlar bu doodle için bana e-posta attılar ve her şey öyle başladı. En azından benim bildiğim kısmı bu.

Ve böylece Tomris Uyar’la buluşmuş oldun. Senin için anlamı ne? 

Tomris Uyar hayatı çok kendi kafasına göre, özgürce ve çağın kurallarına uymadan yaşamış, kalbinin sesini dinleyen biraz da asi bir kadın. Benim böyle kadınlara her zaman çok büyük bir sevgim ve hayranlığım olmuştur. Kişiliği ve yeteneği ile hayatımıza kattığı hikâyeleri ile değerli bir ruh.

Resmi yapmaya başlamadan kafanda bir şeyler var mıydı? Ne kadar sürdü çalışma?

Kafamda pek bir şey yoktu fakat Tomris Uyar’ı derinlemesine araştırdıkça fikirler oluşmaya ve ilham gelmeye başladı. Tabii eskiz ve colour draft dediğimiz aşamalarda email ile çok gitgel oluyor. Ekipler bakıyor üzerine fikir yürütüyoruz. Bu süreç toplam bir ay sürdü.

Cemal Süreya ve Ülkü Tamer ile beraber Papirüs dergisi kurucularından olan Uyar’ın deneme, eleştiri ve kitap tanıtma yazıları Yeni Dergi, Soyut, Varlık gibi dergilerde yayımlandı. On öykü derlemesinden Yürekte Bukağı ile 1979, Yaza Yolculuk ile 1986 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. 60’ı aşkın çevirisi kitaplaşan Uyar’ın günlükleri, “Gündökümü” genel başlığı altında, yayımlandı. Yürekte Bukağı ve Yaza Yolculuk öykü kitapları ile Sait Faik Hikâye Armağanı’nı aldı.

Tomris Uyar denince aklına ilk gelenler? Onun edebiyatında seni en çok neler etkiledi?

Bence Tomris Uyar, her yazısını okumadığım için edebiyatından konuşmam pek doğru olmaz, bir olayı veya duyguyu yalın kelimeler ve akıcı bir anlatım ile çok derinlemesine veren bir yazar. Okuduktan sonra biraz durup düşünmek istiyorsunuz üzerine. Bu çok kıymetli bir yetenek.

Ama işin üzücü yanına gelelim! Doodle çık-a-madı dün. Seninle Google bir söyleşi de yapmıştı bununla ilgili. Peki, Google’dan herhangi bir açıklama geldi mi? 

Maalesef yayınlanamadı ve bu beni çok üzdü açıkçası. San Francisco ile aramızda 10 saat var ve dün günlerden pazardı. O yüzden onların e-postalarıma cevap vermesi biraz gecikiyor normal olarak. Onlar da şaşırdı ve çok üzüldü. Sanıyorum teknik bir aksaklık çıkmış, araştırıyorlar. Ama gün geçti gitti artık, darısı başka doodle’lların başına.

Hay allah, ben de üzüldüm açıkçası; büyük talihsizlik olmuş!  Sen bir yandan çocuk kitaplarına da resimler yapıyorsun.  Bize biraz kendinden bahsetsene, seni tanıyalım. 

İnsanın kendisini tanımlaması zor birşey tabii ama ilk aklıma gelen “sezgiselliğim”. Ve ayrıca özgürlüğüme çok düşkünüm, spontane yaşamayı seviyorum ve çok çabuk karar değiştiriyorum. Hava burcu özelliklerim çok ağır bastığı için ordan oraya atlıyorum, enerjim çok yükseliyor, bazen o da yorucu olabiliyor tabii. (Gülüyor.) Bir de çoğu zaman kendime meydan okumayı seviyorum, bir nevi kendimi kendime karşı test etmeyi.

Bu arada ben Google’ın her ay misafir sanatçısı olduğunu bilmiyordum. 

Açıkçası ben de bilmiyordum. (Gülüyor.) Her ay olmuyor ama sanırım. Yılda binlerce doodle yapıyorlar ama çoğunu kendi ekipleri yapıyor ve arada bir misafir sanatçılar ile çalışıyorlar.

Teşekkürler, Ajandakolik’e konuk olduğun için. Google yayınlasa da yayınlamasa da gurur duyduk, çok özel bir doodle. Ellerine sağlık! 

Ben çok teşekkür ederim, çok zarifsiniz, ne mutlu bana! Umarım bundan sonra yayınlamayı unutmadıkları doodle’llar da yaparım.

Paylaş ki çoğalsın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Hazar Ergüçlü şimdi Reebok'ın yeni yüzü

Şubat ayında Reebok’ın yeni marka elçisi olan Hazar Ergüçlü’nün rol aldığı ilk kampanya filmi Zig Kinetica oldu. Spor ve moda dünyasından pek çok ismin katılımıyla gerçekleşen reklam filminin lansman etkinliğinde sevilen müzik grubu Jakuzi sahne aldı. Marka yüzü Hazar Ergüçlü ile uzun soluklu bir kampanya yolculuğuna başlayan Reebok, enerji dönüşümü […]