Kadınların desteğiyle İstanbul Sözleşmesi yaşatır!

ajandakolik


Onlarca, yüzlerce, binlerce, milyonlarca kadın… Siyah beyaz fotoğraflarda, sosyal medya hesaplarında, kadınlara destek vermek amacıyla bir araya geldi. Çünkü kadın kadının kurdu değil, yurdudur! Çünkü kadınlar, bir olarak var, birbirleriyle çokturlar! 

Nilüfer Türkoğlu

Kadın kadını samimiyetle, kalben ve fikren desteklemeli, her zaman, her yerde…

Dün instagram hesabımın kapısını çaldı bir arkadaşım. Uzunca ve İngilizce bir mesaj… Türkçe meali ve özetiyle sosyal medya hesabımda tek başıma olduğum siyah beyaz bir fotoğrafımı paylaşmam ve altına “Challenge Accepted” (Meydan okuma kabul edilmiştir) yazıp bunu bana gönderen arkadaşımın ismini ve #womensupportingwomen (kadın kadını destekliyor) sloganını etiketlemem gerektiği yazıyordu. Sadece bu da değil, bu kopyalanıp yapıştırılmış yazıda benim güzel, güçlü ve müthiş olduğuma inandığı için bana gönderdiği de yazılıydı. Ve şöyle bitiyordu mesaj: “Hadi bunu birbirimize yapalım!”

Ve sonra Instagram sayfam bir dolu güzel, güçlü, müthiş kadının siyah beyaz ama rengarenk fotoğraflarıyla dolup taştı. Herkes birbirini davet ediyordu bu “meydan okumaya” yani birbirine “destek olmaya.” Kimileri benim gibi yalnızca o notta yazılanı gerçekleştirirken kimileri de duygu ve düşüncelerini kısa ya da uzun biçimde ifade ediyordu. Kız kardeşlik, kadının gücünün önemine dair vurucu notlar, Kadına Şiddete Hayır sloganları ve “toplumsal cinsiyet” kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi talepleri, fotoğrafların altında bir kez daha kendini gösterdi. Bir süre sonra az sayıda siyah beyaz erkek fotoğrafı da bu fotoğraflara eşlik ederek kadınların seslerine ses olmak için sosyal medyada yerlerini aldı.

Kadına şiddete dikkat çekmek adına başlatılan meydan okuma, parmağımı ekranda her kaydırışımda akıp geçiyordu. O, bu, şu, tanıdığım, tanımadığım tüm kadınlar, isimlerini çağırdığım, isimleri başka tanıdıklarımın ismi olan kadınlar, hepsi ne güzeldi, bir yandan hüzünlü bir yandan güçlü, bir yandan bir ağız dolusu kahkaha, bir yandan her an akmaya yakın gözyaşıydı. Sonra aklıma hayatımda bana hiç destek olmayan, aksine önüme taşlar koyup beni darmaduman eden, özgüvenimi karartan kadınlar geldi. İş yerinde mobbing yapan, yüzüne iyi görünüp arkandan konuşan, sen güçlü olma diye çelme takan, sen başarısız ol diye sesini çok çıkaran ya da hiç çıkarmayan, kadına şiddetle ilgili haber yapmak istediğini söyleyip de “Bana yazmayın, menajerime yazın” diyen sonra çıkıp her yerde kadına şiddetle ilgili “duyarlı” (!) car car konuşan ünlü, ünsüz kadınlar… İçim karıncalandı, telefonun üzerindeki parmağım uyuştu, canım yandı bir kez daha… Umarım dedim, tüm bu fotoğraftaki kadınlar, başka kadınların canlarını hiç acıtmamış, yollarına kuş koymuşlardır yalnızca…

O yüzden haklı olsunlar istiyorum, “Kadın kadının kurdu değil, yurdudur” diyen kadınlar… Sözcükler sözcük olmaktan çıkıp gerçek olsunlar… Kadınlar doğursun kadınların hayallerini, umutlarını, başarılarını, sadece kötü gününde değil, iyi gününde de yanında olsunlar! Kadın, kadının gücü, kadın kadının engin denizi, sesi, sözü, özü… Çünkü kadınlar, bir olarak var, birbirleriyle çoklar!

Yoksa bu paylaşımların bir anlamı kalmaz…

16 değerli isim, kadına yönelik şiddete karşı Ajandakolik’e konuştu

Paylaş ki çoğalsın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

İstanbul Modern'de eserlerle bayramlaşın!

Bayramda şehirde kalanlar ve İstanbul’u ziyaret edenler Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern’i ziyaret rotasına alabilir. Yeni Koleksiyon Sergisi İstanbul Modern’in […]