Advertisement Advertisement
ayak analizi

“EVİMDEN UZAKTA” MİLYONLARCA MÜLTECİ ÇOCUĞA ADANMIŞ BİR HİKÂYE…


“Dünyada yüz binlerce insan, evlerini terk etmek ve başka bölgelere, ülkelere, hatta başka kıtalara göç etmek zorunda kalıyor. Bu göç türüne ‘MÜLTECİLİK’ deniyor.”
Moskova doğumlu yazar çizer Constantin Satüpo, Ketebe Çocuk tarafından Türkçeye kazandırılan “Evimden Uzakta” isimli kitabının son sayfalarında mülteciliğin tanımını böyle yapıyor. Kırılgan ama fazlasıyla güçlü bir kitap bu. İnsanın yaşadığı evin aslında ne kadar önemli olduğunu hem duygusal hem fantastik ama aynı zamanda oldukça gerçek yüzüyle anlatan bir kitap. “Evimden Uzakta”, tüm mülteci çocuklara adanmış unutulmaz bir hikâye… 

NİLÜFER TÜRKOĞLU

nilufer@ajandakolik.com

Uzun zamandır seyahat ediyorlar. Arabayla, trenle, kamyonla, gemiyle, yürüyerek. Evini çok özlüyor, çocuk. Şu anda çok korkmuş ve yalnız kalmış olmalı ev, hatta belki incinmiştir bile… Keşke onu bir sihirle küçültüp cebinde yanında götürebilse! Peki ya tam tersine büyük ve güçlüyse ve onlarla gelip, uzun yolculuklarında onları koruyup kollayabilse!.. Herhangi bir savaş, felaket ya da korkunç bir diktatörün gücü onları kaçmaya ve çok sevdikleri evlerinden ayrılmaya zorlasa bile, EV’in bilgeliğinin ve gücünün bir kısmını kalplerinde taşımaya çalışabilirler. Olamaz mı! Hatta tüm bunları yeni evlerini ve yeni hayatlarını inşa etmek için temel olarak bile kullanabilirler.

“YARALARINA PANSUMAN YAPAR, SIYRIKLARINA YARA BANDI YAPIŞTIRIRDIM”

Bugüne kadar çok sayıda çocuk kitabına imza atmış olan Rus yazar Constantin Satüpo’nun bir çocuğun gözünden anlattığı “Evimden Uzakta”, nerede olursa olsun insanın yaşadığı evin önemine, huzuruna, o eve duyulan sevgiye ve özleme dair çok şey anlatan hikâyesiyle hem farklı hem de üzücü bir gerçeği çocuklarla paylaşıyor. 24 Şubat 2022’de, bundan tam iki yıl önce, Rusya’nın Ukrayna’yı istila etmesiyle birlikte her gün sanat etkinliklerinde, okullarda, sokaklarda evlerini terk etmek zorunda kalan çocuklara rastlayan yazar Satüpo, hayatlarında tanıdık olan her şeylerini kaybeden bu çocukların hikâyesini “Evimden Uzakta” ile anlatmaya karar vermiş. Okullarını, arkadaşlarını, oyun oynadıkları sokakları ve daha pek çok şeyi geride bırakmak zorunda kalan ve aileleriyle ya da tanımadıkları insanlarla yollara düşen çocukların hikâyesini mültecilik kavramından yola çıkıp “EV”i kişileştirerek, onun da bir canı ve ruhu olduğuna dikkat çekip ve hatta ona süper güçler yüklemeyi hayal ederek anlatma yolunu seçmiş.

“Evimi küçültüp kucağıma alabilsem. Yaralarına pansuman yapar, sıyrıklarına yara bandı yapıştırırdım.”
Constantin Satüpo’nun hem yazıp hem de kolaj tarzını kullanarak resimlediği kitabında savaşın çocukların kalbinde açtığı yaraları EV ile bütünleştirerek anlatması çok etkileyici. Ev’e yüklenen tüm o anlamlar, değerler dramatik olduğu kadar fazla gerçek…  Tıpkı yukarıdaki cümleni hissettirdikleri gibi…. Normal hayatın içinde bile uzak bir yere giderken evi yanımıza alıp götürebilme düşüncesi, savaşın olduğu bir dünyada herhangi bir çocuğun ya da insanın tam da aklından geçebilecek bir istek…  Üstelik sadece savaşın mı? Deprem, tsunami, sel ve kuraklık gibi doğal afetler yüzünden birçok insan evini terk etmek zorunda kalıyor. Peki bu kadar mı? Buna ekonomik zorlukları da eklemek mümkün. Bazı insanlar da ülkelerinde geçimlerini sağlayamadığı, gıda ve temel ihtiyaçlarına dahi erişmekte zorlandıkları için göç ediyor, kendilerine yeni yerler, evler arıyor. “EV” geride hep yalnız ve özlenen olarak kalıyor. 

Mukaddes Kutlu’nun çevirisiyle okuduğumuz “Evimden Uzakta”, mültecilere “başka” bir gözle bakmak yerine onlarla empati kurabilmek üzerine yazılmış insanın yaşadığı yuvayı yani “Ev”i anlatan önemli ve değerli bir çocuk kitabı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yıllık olarak “Zorla Yerinden Edilmede Küresel Eğilimler” raporuna göre 2022 sonu itibarıyla dünyada 108,4 milyon zorla yerinden edilmiş nüfusun 35,3 milyonu mülteci olarak hayatını yaşıyor. Ve onlar arasında milyonlarca çocuk evinden uzakta, geride bıraktıklarını ama en çok EV’lerini özlüyor.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media