Advertisement Advertisement
ayak analizi
AjandaKolik Reklam

“GERÇEK ACI”: KÖKENLERE VE BENLİĞİN ARDINA UZANAN YOLCULUK


Oyuncu ve yönetmen Jesse Eisenberg, ikinci uzun metraj deneyimi olan “Gerçek Acı” filminde iki kuzenin yaşadığı acıları ve benlikleri, arka planda bir şehri keşfederken anlatmaya çalışıyor.

YAZI: AHMET DUVAN
ahmetduvan15@gmail.com

Daha önce The Social Network – “Sosyal Ağ” (2010), The Squid and the Whale – “Mürekkep Balığı ve Balina” (2005), “Zombieland” ve “Now You See Me” serisinden tanıdığımız oyuncu Jesse Eisenberg; ilk uzun metraj çalışması “When You Finish Saving the World”den sonra ikinci uzun metraj filmi A Real Pain “Gerçek Acı” ile karşımıza çıkıyor. Bir keşif yolculuğu ve psikolojik drama olarak adlandırabileceğimiz film, iki Yahudi kuzen olan Benji ve David’in büyük annelerini kaybedişleri sonrası onu anmak için Polonya’ya yaptıkları tatili anlatıyor. Bu tatil sırasında iki kuzen, kendi iç dünyalarına tanık olarak varoluşsal sorunları ile yüzleşmeye çalışacaklardır.

Jesse Eisenberg’in aynı zamanda başrolde yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda; Kieran Culkin, Jesse Eisenberg, Jennifer Grey, Will Sharpe, Liza Sadovy, Ellora Torchia, Kurt Egyiawan ve Daniel Oreskes yer alıyor. Film, 97. Oscar Ödül Töreni’nde “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında Kieran Culkin ve “En İyi Özgün Senaryo” dalında Jesse Eisenberg ile iki adaylık kazandı. 82. Altın Küre Ödülleri’nde ise 4 adaylık kazanırken “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında Kieran Culkin kariyerinin ikinci Altın Küre ödülünün sahibi olmuştu.

“Gerçek Acı”, ünlü besteci ve piyanist Frederic Chopin’in Nocturne Op.9 No. iki eseri ile açılıyor. İnsanların havaalanı içerisinde koşuşturmaları ve insan kalabalığının sesi etrafında oldukça sakin bir şekilde oturan Benji’yi görüyoruz. Benji, yalnızca etrafa bakıp insanları incelerken biz de onunla beraber düşünceli bakışlarını gözlemliyoruz. O sırada aceleyle açılan bir kapı kadraja giriyor. Kuzeninin aksine koşuşturmalı ve panik içerisinde havaalanına yetişmeye çalışan David ile karşılaşıyoruz. Ve “Gerçek Acı”, iki karakterin karakter yapısına dair bilmemizi istediği bir açılışla hikayesini anlatmaya başlıyor.

Benji ve David’in Polonya’ya olan yolculukları, aslında bir farkındalığa ve kabullenmeye ulaşan bir yolculuk konumunda. Benji sosyal, vurdumduymaz, toplum normlarını sorgulayan ve biraz nevrotik bir kimliğe sahipken David bunun tam tersi olarak daha içe dönük ve kaygılı bir persona içerisinde. Bir evliliği ve düzenli bir işe sahip olduğundan Benji’ye kıyasla daha istikrarlı bir hayata sahip. İkilinin yolculuklarındaki dayanışması birbirlerine olan sevgileri ve zıtlıklarıyla ilerler. Polonya’nın ve Yahudiliğin hem genetik hem de tarihsel mirasının kökenlerinde dolaşırken Jesse Eisenberg bizi Benji ve David’in düşünceleriyle harmanlar. Benji’nin sınıfsal olarak sorgulamaları, bir tur şirketi eşliğinde yaptıkları gezinin odağında “kalıpları ve ezberleri bozmak” kavramı ile örtüşür. Eisenberg’in arzusu, toplumun kalıplaşmış davranış ve kural hiyerarşisini sorgulayarak yaşanan bir kayıp odağında bir şehri keşfetmek ve tüm bunları iki kuzenin birlikteliği ile bize yansıtmak.

İkilinin Polonya’daki turlarında eşlik ettikleri küçük tur grubu, ortak kültürel bağa sahip insanlardan oluşuyor. Orta yaşlı boşanmış Marcia, kibar yaşlı çift Daniel ve Diane, Ruanda Soykırımı’ndan kurtulmuş Eloge, Benji ve David’in sığındıkları bir liman görevi görüyor. İkili çoğu zaman düşüncelerini ekiple paylaşıyor, hayatı onlar üzerinden tartışıyor. Benji ve David’in tüm aksiliklerine rağmen ekibin onlara karşı koruyucu tutumları bir aile şefkatinde. Eisenberg, senaryosunun içerisinde karakterlerin melankolisini neşeyle birleştirmeyi deniyor. Soykırıma dair tarihi bir anıtın önünde, iç ısıtıcı sahneler kurgulayıp tüm aksiliklere rağmen hayatın tadını çıkarmayı vurgularken turun sonunda Majdanek toplama kampında tarihin en trajik vahşetlerinden birisiyle insanlığın zıtlığına dair sınırları gösteriyor. Benji ve David’in sahip olduğu zıtlık, insanlığın kökenlerine indikçe arketipsel bir portre gibi. Yolculuk, büyük annelerinin evine gidecekleri güne doğru ilerledikçe ikili, birbirinin uyumsuzluklarını daha bütünleyici bir kucaklama gayretinde.

“Gerçek Acı”nın kişinin içsel yolculuğuna ışık tuttuğu sekansları ve nevrotik yapısı iyi bir şekilde işlenmiş olsa da mizahi tonu ile iç ısıtan sahneleri vurgulama arzusu daha ön planda. Bu durum, sekansların bazı noktalardaki gelişimini ve gerçekçi hissiyatını arka plana itiyor. Eisenberg’in şehre bakışını arka planda birçok duyguyla işlemeyi denemesi hikaye ile ritimli bir bütünlüğe sahip. Ancak, bazı sahnelerde yaratılmak istenilen hissiyatın doğallıktan uzak bir anlatımla tasarlandığına şahit oluyoruz.

Kieran Culkin, “Succession” serisinde canlandırdığı Roman Roy karakterine bazı yönlerden benzer bir performansla daha önceden şahit olduğumuz “Kieran Culkin” performansında. Altın Küre’de En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ödül kazandığını düşünürsek, kendisi ilk Oscar’ı için oldukça avantajlı bir konumda. Yönetmen Jesse Eisenberg ise ikinci uzun metrajında seyri keyifli bir deneyim vadediyor. Dayanışma, soykırım ve kabullenmeyi merkezine alarak Polonyalı virtüoz Frederic Chopin’in notaları eşliğinde bir keşif yolculuğuna çıkıyor.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media