ÇOCUKLARIN HAYALLERİNE İNANMANIN KİTABI: “KUM ADAM İLE KAPLUMBAĞALAR”

Bugüne kadar onlarca kitabı Türkçeye çevrilen, benim okumakta geciktiğime üzüldüğüm 80 yaşındaki İngiliz yazar Michael Morpurgo’nun İngiltere’de 1991 yılında ilk olarak basılan, orijinal adıyla “The Sandman and the Turtles”, geçtiğimiz mayıs ayında Tudem Yayınları tarafından basıldı. Yazar Ümit Mutlu tarafından Türkçeleştirilen ve “Kum Adam ile Kaplumbağalar” ismiyle yayımlanan kitap, müthiş zengin bir hayal gücünden çıkan özgün ve bir o kadar derin anlatımıyla usta işi bir çocuk romanı olarak parlıyor.
YAZI: NİLÜFER TÜRKOĞLU
Son zamanlarda daha çok okul öncesi çocuklar için kitaplar okuyup incelemelerini yazıyorum. O yüzden “Kum Adam ile Kaplumbağalar”, elime geçtiğinde başka türlü bir heyecan duydum yazmak için. Bir kere yine kitabın yazarı gibi İngiliz olan ve savaş yıllarında büyüyüp bugün 80’li yaşların ortalarında hüküm süren illüstratör Tony Ross’un çizimlerini kapakta görür görmez vuruldum. Kitabı okumak için bu zaten başlı başına bir nedendi. Hoş, içeride Ross’un çizimlerine daha çok rastlamak isterdim ama bunun okul öncesi çocuklar için yazılmış bir kitap olmadığını hatırlatmak zorunda kaldım kendime.
“Kum Adam ile Kaplumbağalar”, yaz aylarını Galler’deki bir çiftlik evinde, Rob amcası, Eleri yengesi ve kuzenleri Barry ve Polly ile geçirmeyi iple çeken “şehir çocuğu” Michael’ın (Mike) başından geçenleri anlatıyor. Aslında sadece onun başından geçenleri demek pek doğru değil! Michael, her ne kadar hikayenin baş kahramanı gibi görünse ve anlatıcısı da olsa ondan daha çok rol çalan küçük kuzeni Polly de bu romanın hiç kuşkusuz en önemli ve en sempatik karakteri. Ve bu hikaye aslında Michael ve Polly’nin “gözlerine inanamadıkları” bir maceranın izini sürüyor.
Yaşları birbirine yakın olduğu için kuzeni Barry ile her yaz daha çok vakit geçirmeyi seven Michael, o yaz adeta paylaşılamayan bir kuzene dönüşür. Neden mi? Çünkü hem Barry onunla vakit geçirmek ister hem de küçük Polly! Ancak Eleri teyzeden kuzeninin bacağını kırdığını öğrenince bütün bir yaz bacağı kırık Barry ile ne yapacağını düşünürken Barry’nin henüz yedi yaşındaki neşe dolu kız kardeşi Polly ile geçireceği serüven dolu yazdan habersizdir. Tabii de Polly de!
Bir gelenek haline gelmiş olan Dedişko’nun masalları dinlemek evin çocukları için heyecan dolu anlar demektir. Hele ki Polly için. Hikayelerine “Şimdi ne diyorduk….”” diye başlayan dedeleri, pürdikkat kendisini dinleyen ev halkının onun her masalını ezbere bilmesine aldırmadan o masalları ilk defa anlatıyormuşçasına hevesle ve inanarak anlatır. O akşam da yine ailecek dinledikleri akşamlardan biri… Sıradaki Akkum Kumsalı’ndaki kayaların ardında, kumlarda uyuklayan kocaman şişko dev Kum Adam’ın masalı. Aile bireyleri, özellikle çocuklar, dedenin masallarına interaktif olarak da katılım gösteriyorlar. Mesela Kum Adam’ın horlamasına ses efekti yapıyorlar…
Binlerce yıl önce üç devasa kaplumbağasıyla birlikte devasa kayığıyla İrlanda’dan yola çıkan Kum Adam, fırtınanın kayığını alabora etmesiyle o gün bugündür ailenin oradaki kumsalda uyuyor. Ancak ilgi ve sevgiyle hayata ve evlerine geri döneceklerini anlatan dedeleri, torunlarının hayatı için hiç tahmin edemeyeceği bir maceranın tohumlarını yeşertmiş oluyor. Sonra başka bir hikayeyi başlıyor anlatmaya. Bu ise Rus denizci, kaptan Sergey Ivanoviç Prokofyev (aslında gerçek hayatta bir besteci olduğunu söyleyeyim mi?) hakkında. Onun hikayesini de burada anlatıp tüm detayları vermeyeceğim elbette, en iyisi siz dededen dinleyin onu. Ama şunu söylemem gerek, bu kitap, hikaye içinde hikaye, masal içinde masal, üstelik masalların aslında gerçek olabileceğinin de bir kanıtı! Yani… Neden olmasın ama değil mi?
ÇOCUKLUĞUN TÜM YAZLARINA ADANMIŞ MÜTHİŞ HAYALPEREST BİR ROMAN
Aynı zamanda oyun yazarı ve şair de olan ve daha önce Türkçeye yine Tudem Yayınları’ndan “Savaş Atı”, “Eve Giden Uzun Yol”, “Kayıp Zamanlar, “Aya kulak Ver”, “Gölge”, “Anya’yı Beklerken”, “Flamingo Çocuk”, “Tekir”, “Issız Adanın Kıralı” gibi kitapları çevrilen, öğretmenlik yaparken yazar olmaya karar veren ödüllü romancı Michael Morpurgo, kendi ismini verdiği baş karakteri Michael ile şüphesiz kendi çocukluğuna doğru bir yolculuğa çıkıyor. Kuzeni Polly’nin aksine duygularını ve düşüncelerini kolayca ortaya koyamayan Michael, her ne kadar romanın ana karakteri gibi görünse de hikayenin odağına aldığı asıl karakter arkadaş canlısı ve duyarlı Polly’den başkası değil. Çünkü o, Kum Adam’ı hayata döndüren ve onun yeniden eve dönmesini sağlayan yegane kişi. Evet evet, yanlış okumadınız! Dedelerinin anlattığı masalların gerçeğe bir anda nasıl dönüştüğüne tanık olduğumuz “Kum Adam ile Kaplumbağalar”, okuru beklenmedik anlarda şaşırtıyor. Öyle ki çocukların kulağa “uyduruk” gelen tüm yaşadıklarına aile bireylerinin de tanık olması, romanın en can alıcı noktası. Yazar Morpurgo, böylece hepimizin onlara inanmasını sağlıyor. Her şey bir masal bile olsa…

Kitaba karakter katan Tony Ross’un olağanüstü çizimleri, her sayfada olmasa da zihnimizde şekillenmeye devam ediyor. Ross’un yine çizimlerini yaptığı bir başka kitap olan “Yıldız Adam” da Tudem Yayınları’ndan “Sen de Oku” koleksiyonundan çıktı. Meraklısına not olsun! Daha önce “Bugün Haber Yok” kitabı üzerine söyleşi yaptığım yazar – çevirmen Ümit Mutlu’nun “Kum Adam ve Kaplumbağalar” için yaptığı özenli çevirisini de unutmamak gerek.
Çocukluğun tüm yazarlarına adanmış “Kum Adam ile Kaplumbağalar”, dil ve kurgu bakımından uzun zamandır okuduğum en zengin çocuk kitaplarından biri. Yazarın filme çekilen kitapları arasında bu kitap da var mı diye baktım ama bulamadım. Umarım birileri bu işe de el atar! Ama önce okunmalı hem de bütün çocuklar tarafından… Çünkü yaşasın hayaller yaşasın çocuklar ve onlara inanmaktan vazgeçmeyen büyükler!