banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

4. BAŞKA SİNEMA AYVALIK FİLM FESTİVALİ’NDE “İNSANLAR İKİYE AYRILIR” EKİBİ SAHNEDEYDİ…

 


4. Başka Sinema Ayvalık Film Festivali film gösterimleri, atölye ve söyleşilerle geçen sinemayla dolu yoğun bir günü daha geride bıraktı. Dün akşam Amfitiyatro’da izleyiciyle buluşan İnsanlar İkiye Ayrılır büyük ilgiyle karşılandı. Gösterim öncesinde filmin yönetmeni Tunç Şahin, oyuncular Burcu Biricik, Nezaket Erden, yapımcı Ersan Çongar ve senaryo editörü Derya Yanmış ile birlikte izleyicilerin karşısındaydı.

Tunç Şahin festivale teşekkür ederek başladığı söze, “Film bankaların tahsil edemediği alacakların peşine düşen bir tahsilat grubunun hikâyesini anlatıyor. Benim ailemin de 2018 yılında başına böyle bir şey geldiğinde borçlu ve alacaklı ilişkisi üzerine alacaklı gözünden bir film yapmak istedim. İnsan böyle bir işte nasıl çalışır sorusuyla hareket ettim. Başta kızgınlık duyduğum insanların ne hissettikleri üzerinden kurulmuş bir hikâye bu,” diyerek devam etti.


Filmin gösterimi için Ayvalık’a gelmeyi büyük bir heyecanla beklediğini söyleyen
Burcu Biricik, ilk kez çalıştığı Tunç Şahin’in kalemini ve yaptığı işleri çok sevdiğini söyledi ve ekledi: “Duygu karakterini okuduğumda bu rolü oynamalıyım dedim. İyi ki bu ekip bir araya geldi. Bu filmde oynamak benim için ekip arkadaşlarım ve yönetmenimle dans etmek gibiydi. Tunç ne istediğini, hangi duygudan, hangi renkte gideceğimizi çok iyi biliyordu… Onun yolculuğunda olmak, aynı pencereden bakmak, tatlı virajlarda yol almak çok keyifliydi. O yüzden dansımız için Tunç’a ve tüm ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.”

Tunç Şahin’in kendisini düşünerek yazdığı Tilbe karakterini canlandıran Nezaket Erden, filmin yalnız olmadığımızı hissettiren bir tarafı olduğunu, ortak duygular beslenebilecek bir hikâyesi olduğunu ve herkese iyi gelmesini umduğunu söylerken yapımcılardan Ersan Çongar, “Mart 2020’de sete çıkmayı planlarken pandemi nedeniyle ertelemek zorunda kaldık. Haziran ayında tüm önlemleri alarak sete çıktık. Çok zor şartlarda çalıştık, herkese fedakârlıkları için çok teşekkür ediyorum,” dedi.

Günün bir diğer film söyleşisi yılın en dikkat çeken kısa filmlerinden Irmak Karasu yönetmenliğindeki Mamaville ve Ramin Matin’in Disonans adlı filmlerinin gösterimleri sonrası gerçekleşti. Irmak Karasu Mamaville’in çıkış hikâyesini şöyle anlattı; “Aslında bir şekilde gündemden çok bunaldığımız, nefes almaya çalıştığımız bir dönemde ortaya çıktı. Kadın cinselliği ve o kadınların yerine sığamayan, taşan hallerini bir araya gelen farklı jenerasyonlar ile anlatmak istedim. Bir anneanne ve torun ilişkisi üzerinden yaşam pratiklerinde verdikleri mücadeleyi ve taşma hallerini anlatmak üzerine çıktı ortaya film.”

Disonans’ın yönetmeni Ramin Matin, aslında amaçlarının pandemi filmi yapmak olmadığını, pandemi bitip unutulduktan sonra da bu filmin bir anlamı olması için daha geniş bir çerçeveye oturtmaya çalıştıklarını söylerken, filmin senarist ve yapımcısı Emine Yıldırım, “Emek sömürüsü çok daha arttı. Pandemi de buna bir fırsat oldu. Ben de bu duygudan yola çıktım. Bir öfkeyle çıktı aslında film. Karanlıkla yüzleşmenin de, karanlığı kabul etmenin de zamanı geldiğini düşündüm,” dedi.


Cüneyt Cebenoyan Çocuk ve Sinema Buluşmaları
işbirliğiyle Katia Benrath’ın yönettiği, kendi ayakları üzerinde duran 12 yaşındaki cesur bir kız çocuğunu anlatan Rocca Dünyayı Değiştiriyor / Rocca Changes the World’ün gösterimi de dün akşam Sabancı Üniversitesi Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi bahçesinde yapıldı. Ayşegül ve Elif Cebenoyan’ın katılımıyla gerçekleşen gösterime minik izleyiciler büyük ilgi gösterdi.

Festivalde dün ayrıca Michel Franconun 2021 Venedik Film Yarışması’nda Büyük Jüri Ödülü kazanan filmi Yeni Düzen / New Order, Kirill Serebrennikovun dönüş filmi Petrov Grip Oldu / Petrovs Flu,  kısa filmler Büşra Bülbül’ün Çamaşır Suyu, Serhat Karaaslan’ın Suçlular, Aylin Kuryelin Balkon ve Bizim Rüyalar, Chloé Zhao imzalı, bu yıl En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu Oscarlarını kazanan, Frances McDormand’ın performansıyla büyülediği Nomadland de izleyicilerle buluştu.

Defne Koryürek ve Süheyla Doğan


Süheyla Doğan ile İklim Krizi, Ekoloji ve Kadın Olmak”

Süheyla Doğan ile İklim Krizi, Ekoloji ve Kadın Olmak” başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü Defne Koryürek üstlendi. Kazdağı Koruma Derneği Başkanı, aynı zamanda Ekoloji Birliği eş sözcüsü ekofeminist Süheyla Doğan iklim krizinden en çok kadın ve çocukların etkilendiğinin, acil mücadele edilmesi gerektiğinin ve doğanın da kadının da aynı erkek egemen kapitalist sistem tarafından sömürüldüğünün altını çizerek konuşmasına başladı ve “Tekil mücadele yoğunluğu var şu anda ülkemizde, bütüncül bir mücadele yok henüz iklim kriziyle. Bizler an azından bireysel olarak kendi yaşamlarımızı dönüştürmeye başlayarak iyi bir başlangıç yapabiliriz. Ekofeminizm tüm tahakküm ilişkilerini masaya yatırıyor. Feminist yöntemlerle ekolojik yıkımın esas sorumlusu erkek egemen sistemle mücadele ediyor. Dünyayı ekofeministler kurtaracak,” dedi.

“Bir Nefes Daha” filminin yönetmeni Nisan Dağ ve yapımcısı Müge Özen

Kültür için Alan işbirliğiyle düzenlenen öğrenci atölyelerinde dün Bir Nefes Daha filminin yönetmeni Nisan Dağ ve yapımcısı Müge Özen öğrencilerle buluştu. Filmlerinin yapım sürecini, senaryo yazmayı ve sonrasında izleyiciyle buluşturana kadar yaşadıklarını anlatan Özen ve Dağ atölye sonrası öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Aşk, Büyü Vs. filmi oyuncularından Selen Uçer ve festivalin direktörü Azize Tan.

Öğrencilerle bir araya gelen ikinci isimse Aşk, Büyü Vs. filmi oyuncularından Selen Uçer’di. Uçer, Türkiye ve dünyadaki kadın oyuncu algısından, tiyatro, sinema ve televizyon dizisi oyunculuğundan bahsetti.

5 Eylül Pazar günü 22.15’te Amfitiyatro’daki son seansta Norveç sinemasının ilgiyle izlenen yönetmeni Joachim Trier’nin Dünyanın En Kötü İnsanı / The Worst Person in the World filmi gösterilecek.

16.30da ise Ayvalık Büyük Park AmfitiyatrodaBu, Gelecek Yazların En Seriniydi” başlıklı bir panel düzenlenecek. Defne Koryürek moderatörlüğündeki panelde Önder Algedik, Özlem Altıparmak, Ebru Baybara Demir aslında bir sistem krizi olan iklim krizinin nasıl ve neden bu noktaya geldiğini, bu bozulmanın matematiğini konuşacak.

Festivalde Yarın

Vural Sineması’nda 12.30 seansında yönetmen Damon Gameau‘nun, gezegenimizi iyileştirmek için yaptıklarını konu edinen 2040, 15.00 seansında BAK Kulaktan Kulağa Kolektif Üretim Atölyesi kapsamında 12 kadının şehre ve hafızaya dair hikâyeleri anlattıkları kısa filmlerden oluşan Kulaktan Kulağa, 18.00 seansında Ramon ve Silvan Zürcher’in filmi Kız Ve Örümcek / The Girl And The Spider ve 20.00 seansında Radu Jude’a 2021 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı kazandıran, Kaçık Porno / Bad Luck Banging or Loony Porn filmleri gösterilecek.

Amfitiyatro’da ise saat 20.00’de Emre Erdoğdu yönetmenliğindeki Beni Sevenler Listesi, yönetmen Emre Erdoğdu ve başrol oyuncuları Halil Babür ve Hayal Köseoğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek.

Amfitiyatro’da günün son seansı 22.15’te ise Christoffer Boe yönetmenliğindeki Bir Tutam Açlık / A Taste of Hunger filmi gösterilecek.

Festival Biletleri

Tam: 30 TL 

Öğrenci ve 65 Yaş Üstü: 20 TL (Girişte kimlik gösterilmesi gerekmektedir) 

Biletler www.biletix.com üzerinden ek bir ücret ödemeden satın alınabilecek. Seanslardan yarım saat önce ilgili sinema gişesinden gösterilecek film için bilet almak mümkündür. Gişelerden ileri tarihli filmlere bilet satışı yapılmayacaktır. 

Festivalimizde Covid-19 önlemleri uygulanmaktadır.
Festival gösterimleri boyunca hem açık hem kapalı alanda gösterimler süresince maske takılması zorunludur.
Gösterim ve etkinliklere katılabilmek için iki doz aşı olmuş olmak, son 180 gün içinde Covid-19 geçirmiş olmak ya da son 48 saat içinde alınmış negatif PCR testi bulunması gereklidir.
Girişlerde HES kodu ve aşı kartı kontrolü yapılacaktır.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media