banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

AjandaKolik Reklam

ZEYNEP MİRAÇ’TAN BİR METİN AKPINAR KİTABI: “SAHNEYE ADANMIŞ BİR ÖMÜR”


Zeynep Miraç, tiyatro eleştirmeni ve çevirmen Seçkin Selvi’nin hayatından sonra (Seçkin – Ödünsüz Bir Yaşam)  şimdi de tiyatronun usta ismi Metin Akpınar’ın hayatını bu defa bir nehir söyleşi çerçevesinde kaleme aldı.  Alasya’nın tiyatro tutkusunu, en yakını Zeki Alasya’yla dostluklarını, eşi Göksel Akpınar’la aşkını, Anadolu’daki turnelerini, Ulvi Uraz’dan Haldun Taner’e “hocalar”ını okura bir bir anlatıyor. Üstelik bu defa karşımıza çıkan manzara yalnızca Metin Akpınar’ın hayatı değil, aynı zamanda bir Türkiye tarihi kesiti.

Yakın zamanda Metin Akpınar’ın hayatını ve sanatını konu alan “İyi ki Yapmışım” belgeselinin senaristliğini de yapan gazeteci Zeynep Miraç, şimdi de Mundi Yayınları’ndan çıkan Metin Akpınar portre kitabı “Sahneye Adanmış Bir Ömür: Metin Akpınar” ile okurla buluşuyor.

“Herkes kendini inşa eder, şu veya bu şekilde. Metin Akpınar büyük olanaklar içine doğmuş, sahip olduklarını kolay edinmiş biri değil. Kötüyü, kötülüğü görüp oyunu iyiden yana kullanmış, yolunu güzeli aramak için çizmiş, emeğini ve enerjisini doğruya yöneltmiş biri. Kendi hamurunu yoğururken azla yetinmemiş, çoğa da boyun eğmemiş. Bahanelere sığınmayan, bilme iştahını yitirmeyen, sadece esprileriyle değil varlığıyla da yüzümüzü güldüren bir hayat hikâyesi bu… Bize “başka türlü bir yaşam”ın da mümkün olduğunu gösteriyor.”

Aksaray’da kalabalık bir konakta doğan, etrafı gözleyerek büyüyen, her duyduğunu zihnine kaydeden bir çocuk… Daha lisedeyken öğretmenine, “Sen en iyisi tiyatrocu ol oğlum,” dedirtecek kadar mayasını belli eden, gizli cevher bir genç… Eşiyle altmış iki yıl aynı yastığa baş koyacak kadar derin bir âşık… Türkiye’de kabare kültürünü başlatan, yüzlerce temsilde yer alan, Yeşilçam’da da birbirinden unutulmaz karakterlere hayat vermiş bir oyuncu… Karşınızda her yönüyle Metin Akpınar.

Zeynep Miraç, muhatabını nasıl konuşturacağını biliyor, hem ince hem dikkatli sorular sormayı başarıyor ve Metin Akpınar’ı bir zaman tüneline sokarak onun tiyatro tutkusunu, en yakını Zeki Alasya’yla olan dostluklarını, eşi Göksel Akpınar’la olan aşkını, Anadolu’daki turnelerini, Ulvi Uraz’dan Haldun Taner’e “hoca”larını bir bir anlatıyor bize. Üstelik karşımızdaki manzara yalnızca Metin Akpınar’ın hayatı değil, aynı zamanda bir Türkiye tarihi kesiti; muhtıralar, ihtilaller, sansürler, davalarla belki örselenen, ama asla tutkusundan vazgeçmeyen tüm sanat emekçilerinin çok iyi bildiği bir direnme hikâyesi bu anlatılan. Ne de olsa Metin Akpınar’ın hayatı, sahneye adanmış bir ömür…

ZEYNEP MİRAÇ: “BUGÜNÜN TÜRKİYE’SİNDE BİR İNSAN NASIL ANLATILIR ÜZERİNE BİR ARAYIŞ BENİMKİ”

 

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media