banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

AjandaKolik Reklam

UÇAN SÜPÜRGE’DE “ÇİĞDEM MATER’İN ÇEKEMEDİĞİ FİLMLERİZ”


Didem Pekün’ün yönetmenliğini, Çiğdem Mater’in ise yapımcılığını yaptığı Disturbed Earth’ün dün Uçan Süpürge’deki ilk gösterimi gerçekleştirildi.

Uçan Süpürge Vakfı Başkanı Halime Güner ve 25. Uçan Süpürge Program Direktörü Nil Kural tarafından film gösterimi öncesinde yapılan konuşmada “Çiğdem Mater’in çekemediği filmleriz” ifadesine dikkat çekildi.

 

25. Uçan Süpürge Film Festivali’nin dünkü programında Gezi Davası’ndan tutuklu bulunan Çiğdem Mater’e selam gönderildi.

 “Çiğdem Mater’in filmini sunmak üzere bizim yanımızda olması gerekiyordu. Ancak 25 Nisan’dan beri çekmediği bir film sebebiyle Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu. Uçan Süpürge’den “Çiğdem Mater’in çekemediği filmleriz” diyen tüm sinema sektörü çalışanlarına selam gönderiyoruz.

Mavi Zindan’ın yönetmeni Zeina Daccache ve Uçan Süpürge Program Direktörü Nil Kural.

25 yıldır sinemacı kadınların sesini, emeğini ve cesaretini paylaşmak ve desteklemek için çalışan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali olarak sevgili Çiğdem Mater’i ve tüm Gezi mahpuslarını aramızda görmek istiyoruz.”

“Yönetmenler siyasetçilerden daha fazla rol üstleniyor”

Perdeyi Sahipleniyoruz ortak seçkisinin parçası olan Lübnan’dan Mavi Zindan’ın gösterimi, yönetmeni Zeina Daccache’nin katılımıyla gerçekleşti.

Daccache gösterim sonrasında 14 yıldır hapishanelerle ilgili çalıştığını ve  tiyatro oyunu ve sinema terapileri yaptığını belirterek, Mavi Zindan filminin ise 14 yıllık çalışmanın 3. ürünü olduğunu söyledi. Daccache Lübnan’da psikolojik rahatsızlığı olanların suç işlediği takdirde hapse girdiğini ve “iyileşene” kadar hapishanede kalarak süreç boyunca herhangi bir terapi  almadığını belirtti.  Mavi Zindan filminde ise hem psikolojik problemleri olan mahkumlar hem de diğer mahkumlarla yapılan çalışmaların bir belgeseli olduğunu belirten Daccache, hapishaneler üzerine yaptığı filmlerinin toplumu değiştirmeye katkı sağladığını ve yönetmenlerin tutsakları ilgilendiren konularda siyasetçilerden daha fazla rol üstlendiğini söyledi.

Uçan Süpürge’nin queer seçkisi Pembesiz Mavisiz’den Rebel Dykes film gösteriminin ardından filmin yapımcılarından Melanie Iredale’in katılımıyla film üzerine bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide yapımcı Melanie Iredale, yapım sürecinin 6 yıl sürdüğü Rebel Dykes filminin bir sözlü tarih çalışması olarak başladığını ve 25 kadın hikayesine dayandığını ifade etti. Iredale, “Bu proje benim için şu yüzden önemli; kuir ve lezbiyen kadın hikayelerini kuir ve lezbiyen kadınlar anlatıyor. Bu hikayeleri bizzat kuir ve lezbiyen kadınların anlatması çok önemliydi ve bu yüzden heyecan verici”  diyerek birçok ülkede bu tür festivalleri düzenleyenlerin cesaretini tebrik etmek gerektiğini söyledi: “Kendilerini ateşe atarak, büyük bir cesaret göstererek queer filmler için bir platform oluşturuyorlar.”

Festivalde Bugün


Saat 14.00’de gösterilecek Bu Yağmur Hiç Dinmeyecek, Suriye’deki savaştan kaçarak kendisine ve ailesine daha iyi hayat kurmak için Ukrayna’ya gelen ve burada da kendisini savaşın içinde bulan 20 yaşındaki Andriy Süleyman’ı takip eden bir belgesel. Yönetmen Alina Gorlova, siyah beyaz çektiği bol ödüllü filmi Bu Yağmur Hiç Dinmeyecek’te izleyiciyi insanlığın hiç bitmeyen savaş ve barış döngüsünde etkileyici, görsel açıdan çarpıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Suriye’deki iç savaştan Ukrayna’daki çatışmalara uzanan filmde, Andriy’in varoluşu yaşam ve ölümün sonsuz görünen akışıyla resmediliyor.

Saat 19.00’da izleyiciyle buluşacak Anais’in Aşkları’nda, Charline Bourgeois-Tacquet, prömiyerini 2021 Cannes Film Festivali’nin Eleştirmenler Haftası bölümünde yapan ve ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu filmde, ilişkiler ve arzunun halleri üzerine hafif, uçucu, bol konuşmalı ve eğlenceli bir hikayeye imza atıyor. Yönetmenin yarattığı bu genç kadının peşine takılmak izleyiciye şen şakrak bir yolculuk sunuyor.

21.30’da gösterilecek Clara Sola’da, Clara Bir “şifacı” olarak ailesine ve umuda ihtiyacı olan köyüne destek olur, bir yandan doğayla olan ilişkisinde teselli bulur. Yıllar boyu baskıcı annesinin kontrolü altında yaşayan Clara’nın cinsel arzuları yeğeninin yeni erkek arkadaşına duyduğu ilgiyle uyanır. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin 15 Günü bölümünde yapan ve Kosta Rika’nın Oscar adayı olan Clara Sola, baskı altındaki bir kadının özgürleşme hikâyesini büyülü gerçekçilikten beslenen güçlü bir atmosferle sunuyor.

Programa www.kadinlarinmirasi.com üzerinden, biletlere ise Büyülü Fener Kızılay Sineması gişelerinden ya da biletinial web sayfasından erişmek mümkün.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media