banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

TÜRKİYE’NİN İLK DİJİTAL KÜLTÜR SANAT MERKEZİ SAHNEPORT’U KURUCULARINDAN EDA KENDİRLİ ANLATTI


Bir alanda ilk olmayı başarmak, her ne kadar başta havalı gibi görünse de oldukça meşakkatli ve emek isteyen bir iş. Hele ki Tükiye şartlarında hele ki kültür sanat dünyasında… Onlar bunu başardı! Geçtiğimiz nisan ayında açılan Türkiye’nin ilk dijital kültür sanat merkezi Sahneport, dolu dolu online takvimi ile sanatseverlerle buluşmayı sürdürürken kurucularından Eda Kendirli ile her şeyin nasıl başladığını konuştuk.

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu
nilufer@ajandakolik.com

Türkiye’de ve dünyada hep tek alana ait dijital platformların olmasından yola çıkarak kurulan Sahneport, heyecan verici bir proje! Kullanıcı dostu bir ara yüz ile web sitesinin dışına çıkmadan tek tıkla istenilen etkinliğe ulaştırarak fark yaratarak farklı sanat disiplinlerini tek bir çatı altında buluşturan dev bir dijital kültür sanat merkezi. Ajandakolik okurları için ajandaya not alınacak bir sürü sanat faaliyetini buradan bulabilirsiniz. Gelin önce söyleşimizle Sahneport’u daha yakından tanıyalım…

Sahneport tam olarak nedir ve pandemi döneminde bir ihtiyaçtan dolayı mı kuruldu?

Sahneport; performans sanatları’ndan konserlere; sergi ve müzelerden özel içeriklere kadar geniş kültür sanat seçkisiyle sanatsal içerikleri Video on Demand (VOD) veya Live Streaming yoluyla sanatseverlere ulaştırmayı hedefleyen Türkiye’nin ilk dijital kültür merkezi olarak hayata başlamış bir portal.

Evet, bir ihtiyaçtan kuruldu ancak bu ihtiyacın sebebi pandemi değil, dijitalleşen dünyada ülkemizde yaratılan ve icra edilen sanatın daha geniş kitlelere ulaştırılması mantığından yola çıktık.

Sahneport’un anasayfasında birçok sanatsal aktiviteye ulaşıp bilet satın alabilirsiniz.


Farklı sanat disiplinlerine ait performansları tek bir dijital platform çatısı altında toplamak müthiş emek isteyen bir sorumluluk. Projeye adım atarken nasıl bir hayaliniz vardı ve hayal kırıklığı yaşamaktan korktuğunuz zamanlar oldu mu?

Hayalimizden çok hayallerimiz var demek daha doğru sanırım. Evet bir amaç uğruna yola çıktık ama Sahneport’un kapsadığı her alan için ayrı ayrı projelerimiz, ayrı ayrı hayallerimiz var. Dediğiniz gibi organizasyonu basit gibi görünen ama dijital alt yapı ile buluşulduğunda sorunsuz çalışan bir sistem oturtmamız gerekiyordu. Bu nokta hayal kırıklığı yaşamak demeyelim ama bizi en çok korkutan noktaydı. Yaptığımız araştırma ve doğru bir alt yapı kurgusuyla bu korkumuzu da bertaraf ettik.

Özellikle tiyatro emekçilerinin ve müzisyenlerin zor koşullarla karşılaştığı bu süreçte Sahneport’un kurtarıcı bir işlevi olduğunu söyleyebilir miyiz?

Biz Sahneport olarak bu zor koşullara bir nebze de olsun merhem olduğumuza inanıyoruz. Tüm kültür sanat ve eğlence sektörünün aldığı yara o kadar büyük ki… Bu zor koşulların etkisini önümüzdeki yıllarda da yaşamaya devam edeceğiz. Siz de çok iyi biliyorsunuz; pek çok sahne kapandı, müzisyenler intihar etti, zor durumda kalan sanatçılar enstrümanlarını satmak zorunda kaldılar. Koskoca bir sektör 2020 Mart ayından beri durmuş vaziyette. Şimdi yavaş yavaş fiziki etkinliklerin başlamasıyla sektör nefes alacak ancak o kadar sürenin kaybını telafi etmek çok zor.

Sizin yalnızca Türkiye’den değil globalden de sahne eserlerini yayımlamayı amaçladığınızı biliyorum. Yurt dışındaki tiyatrolara ulaşmanız kolay oldu mu? Kimlerle iş birliği içine girdiniz?

Bugüne kadar ortağım Halim Ercan ile birlikte sektördeki deneyimlerimiz ve daha öncesinde güzel işler yapmamız açıkçası işimizi bu süreçte en çok kolaylaştıran etmen oldu. İkimizin de yurt dışı bağlantıları sayesinde ve girişimci bir ruhla tek tek tüm tanıdığımız veya iletişimini bulduğumuz kurumları arayıp Sahneport’un ne olduğunu anlattık kendilerine. Öncelikle Hollanda Tiyatrosu özelinden başladığımız bu görüşmeler şu an pek çok farklı ülke tiyatrosuyla da devam ediyor.

Eda Kendirli ve Halim Ercan, Türkiye’nin ilk dijital kültür sanat merkezi Sahneport’un kurucuları.


Peki ya Türkiye’den sanat eserlerini yurt dışına açmayı ne zaman gerçekleştireceksiniz?

Şu an hepsi açık ve yurt dışından izlenebiliyor. ABD’den Avrupa’daki pek çok ülkeden sahneport.com‘da yer alan oyun ve konserlerin izlendiğini gördük. En kısa zamanda da sitenin yabancı dil versiyonlarıyla daha da fazla kişiye erişeceğimizi öngörüyoruz.

Bu dönemde en büyük fayda bir sponsor çatısında olmak, hiç şüphesiz. Sponsorluk konusunda desteğini aldığınız kurumlar oluyor mu?

Sponsor desteği şüphesiz çok değerli. Şu an için medya sponsorumuz bulunuyor Joy FM. Diğer alanlarda da sponsorluk görüşmelerimiz hızla devam ediyor.

Yalnızca sahne sanatları üzerinden değil, müzik ve sinema konusunda da bilet satışları yapıyorsunuz. Hatta aile ve çocuk kategorisi de var. Çok yakında “Sahne Tozu” isimli bir fotoğraf sergisini de ziyaret etme fırsatı yakalayacağız. Dijital sahne olmanın avantajları olduğu kadar dezavantajları da var mı sizce?

Dezavantajları yok diyemeyiz ama tabii ki avantajları daha fazla. En büyük dezavantajı daha önce hiç yapılmayan bir şeyi yaptığınızda karşınızdaki kişi ya da kurumları etkileyip sizin kadar inançlı olmasını sağlamanız biraz daha farklı gelişiyor. Fiziki bir kültür sanat merkezi açsak belki de çok daha kolay olurdu işimiz. Sonuçta bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkıyor karşı taraf aslında. Burada ne mutlu bize ki şu ana kadar tüm çalıştığımız kişi ya da kurumlar bizlere en az bizim kendimize güvendiğimiz kadar güvendi ve 3 ay gibi kısa bir sürede 40’ın üzerinde etkinliğe ev sahipliği yapmaya başladık.

Genel ilgi nasıl? Yeterince duyulduğunuzu düşünüyor musunuz?

Beklediğimizden çok daha iyi ve olumlu genel ilgi. Bu bizleri hem heyecanlandırdı hem de sorumluluğumuzu arttırdı. Çünkü sanatseverlere karşı daha iyisini sunmak ve çıtayı her zaman yükseltmemiz için yaptığımız daha çok çalışma şevki verdi bizlere.

Sahneport’ta Burcu Görek ve Dilşad Çelebi’nin performansıyla seyirciyle buluşan “Uyandığımda Sesim Yoktu” oyunu, bilet alarak izleyebileceğiniz etkinlikler arasında. 


Sahneport, kültür sanat dünyası için çok önemli bir adım. Her şeyin dijitale dönüştüğü bu çağda, hele ki pandemi döneminde siz hangi sanatsal faaliyetlere katılıyorsunuz?

Yakın zamanda Glastonbury Festivali’ni live stream izleyebilme fırsatım oldu. Evde de olsam festival ruhunu size geçiren bir iş çıkartmışlar, çok keyif aldım. Şimdi sahnelerin de açılmasıyla daha çok etkinliğe katılabilme fırsatımız olacak.

Yakın zamanda başka hangi projeler olacak?

Sahneport’u sadece bir pandemi çözümü olarak hayal etmedik. Uzun vadede hedefimiz hybrid yapı ile fiziki bir etkinliğin aynı anda live stream olarak yayınlayıp bu etkinliğin farklı şehirler ve ülkelerden erişilebilirliğini sağlamak. Şimdi bunun üzerine çalışıyoruz.

Ajandakolik’in klasik bir sorusu var. Ajandanız ya da not defteriniz var mı? 

Yıllarca ajanda kullandım, notları yazılı görmek hayatımı kesinlikle kolaylaştırıyor. Ama son yıllarda ajandam tahmin edeceğiniz üzere elektronik. Ve içinde köpeğimin aşı randevusuna kadar yazılı. (Gülüyor.)

Ajandakolik okurlarının ajandasında Sahneport etkinliklerinin çoğalmasını dileyerek sizden son olarak söylemek istediğiniz birkaç cümle alsam…

Etkinliklerin çoğalması için var gücümüzle çalışıyoruz. Pandeminin de etkisinin biraz olsa da azalmasıyla hepimize daha çok müzikli, tiyatrolu, sanat dolu güzel günler diliyorum ve size çok teşekkür ediyorum.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media