banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Türkiye Yazarlar Sendikası: “Ayasofya meydanlara sürüldü”


Bugün Ayasofya için dönüm noktası. Tarihin, kültürün merkezi Ayasofya bugün itibariyle müze ve kültür merkezi olmaktan çıkıp camiye dönüştürülüyor. İlk namaz çoktan kılındı bile…
Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), müze statüsü düşürülerek camiye dönüştürülen Ayasofya’yla ilgili açıklama yaptı. İnsanlığın kültürel mirasının gözbebeklerinden bir anıt olduğu vurgulanan Ayasofya için “meydanlara sürüldü” denildi.

TYS’den yapılan açıklamada, aklın ve bilimin yolunun izlenerek Ayasofya’nın müze olarak kalması gerektiği belirtildi. Açıklama metni şöyle.

“Sadece ülkemizde değil, dünyanın bütün ülkelerinde insanlığın kazanımlarına, kültürel birikimlerine, aydınlama ve bilimsel aklına, doğasına saldırılar durmadan artıyor. ABD’den Rusya’ya, Rusya’dan Brezilya’ya, Brezilya’dan Hindistan’a, İsrail’den ülkemize kadar… Gün geçmiyor ki bu ülkelerin siyasetçileri; ceplerinden kutsal kitaplar, dev ulusal bayraklar çıkarıp kitlelerini coşturmaya kalkmasın. Biz de tarihsel bilgimizle anlıyoruz ki yine bazı çuvallara bazı mızraklar sığdırılacak ve bir gözbağcılık, bir tavşana bak oyunu oynanacak. İnsanlık yine pazarlık masalarına yatırılacak.

“Bu ülkede sürekli halkın inançlarının, etnik kimliklerinin, cinsiyetlerinin, dillerinin siyaset meydanlarında ayaklar altına alınmasının, pazarlık konusu yapılmasının sonu gelmeyecek mi? İşte insanlığın kültürel mirasının gözbebeklerinden bir anıt, Ayasofya meydanlara sürüldü.

“Bu dünya kültür mirası anıt; bir kilise, bir cami olduğu gibi aynı zamanda bin yılların yorgunluğunu taşıyan bir yapı. Uluslararası fonlar, destekler, bilgi birikimi ve tecrübeyle ayakta tutuluyor. Tarihçiler, sanat tarihçileri, arkeologlar, mimarlar anıtın korunabilmesi için müze olarak kalması gerektiğini yazıp söylüyor. Oysa ortalıkta fresklerin, resimlerin perdeyle kapatılmasından başka bir önlem gözükmüyor. Bu ülkede uzun yıllardır bilimin, aklın aydınlığının ve vicdanın sesi zorla susturuldu, meydanı hamaset, anket, siyaset ve pazarlık aldı. Umudumuz yok, ama söylemek boynumuzun borcu: Gelin aklın ve bilimin yolunu izleyin; Ayasofya’yı müze olarak bırakın.”

YORUM YAP

You don't have permission to register