Söyleşi – Ece Göksu: “Maruz kaldığınız müziği değil, seçtiğiniz müziği dinleyin”

ajandakolik

Ajandakolik’te yeni bir hafta başlıyor! 30 Nisan Uluslararası Caz Günü’nden yola çıkarak “Çünkü Caz Tek Bir Güne Sığmaz” mottosuyla caz müziğin Türkiye’de sevilmesine, yaygınlaşmasına emek veren müzisyenlerle uzaktan da olsa bir araya geldik. Kimiyle telefonda kimiyle önce sosyal medyada sonra da mail yoluyla sohbet ettim. Yaklaşık 10 gün boyunca sürecek olan bu mini söyleşi serisinde davulda, piyanoda, bas gitarda, perdesiz gitarda, saksafonda, kontrbasta, vokalde kimler kimler yok ki… O zaman Ajandakolik Caz Haftası başlasın!

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu

İlk konuğum bugün Uluslararası Caz Günü etkinlikleri kapsamında “Beş Konser Tek Akşam”etkinliği ile kendi instagram hesabından canlı konser verecek olan sevgili caz vokal Ece Göksu. 

Nasıl geçiyor karantina günleri? Hayatınızda neler değişti ya da bir şeyler değişti mi?

Hayatım bir iki sene önce değişmeye başladı aslına bakarsanız, karantinaya özel bir değişim yaşadığımı zannetmiyorum ama değişimlerimle barışmama ve yüzleşmeme sebep veriyor diyebilirim. Nasıl geçtiği sorusuna gelecek olursak da, bol bol kendimle ilgilenerek, kitap okuyup, yemek ve temizlik yapıp, çalışıp, arkadaşlarım ve ailemle uzaktan da olsa sohbet ederek geçiyor.

Uluslararası Caz Günü şerefine bugün (30 Nisan’da) konseriniz var. Beş Konser Tek Akşam… Heyecanla bekliyoruz. Bu süreçteki ilk konseriniz mi olacak bu yoksa aralıklarla sosyla medyada canlı konserler veriyor musunuz?

Birkaç hafta önce Akbank Sanat’ın #EvinCazHali konserlerinde de Can Çankaya ile beraber yer almıştık. Bundan sonra da yine birkaç tane var ileride görünen, ben de heyecanla bekliyorum hepsini.

Opera sanatçısı bir babanın kızı olunca operayla hiç ilgilendiniz mi? Sizi caz müziğine yönelten kim ya da ne oldu?

İlgilenmek ne kelime, opera hâlâ hayatımın büyük bir parçası. Konservatuvarda piyano bölümünde okurken bir yıl piyanoyla aynı zamanda şan bölümünde de okudum, ancak iki dev bölümü aynı anda yürütmek imkansız olduğu için opera bölümünden vazgeçmek zorunda kalmıştım. Caz müziğine olan ilgim evde dinlenen albümler dışında orta okulda çok değerli hocam Prof. İlhan Baran sayesinde olmuştu. Bize solfej derslerinin sonlarında birer saat caz standartlarından söyletirdi. Bu bölüm kısa zamanda dersin en sevdiğim bölümü haline gelmişti ve sayesinde bir sürü şarkı öğrenmiştim.

Sizin ikonik bulduğunuz ve size ilham olan isimler olmuştur muhakkak. Kimlerle büyüdünüz, büyürken imrendiğiniz ve hatta taklit etmeye çalıştığınız isimler kimlerdi? Kimleri dinlemek sizin için paha biçilemez?

Gerçek bir kişi olmasa da, hayali bir karakter olarak Carmen olmak isteyerek geçti çocukluğumun bir kısmı. Olamayacağımı anladığımda o rolü söyleyebilmek için Maria Callas girdi devreye. Ona da erişmeye imkan olmadığını anladığımda zaten epey bi’ caz repertuvarım ve sevdam oluşmuştu. Ben de Ella’yı (Fitzgerald), Billie Holiday’i, Frank Sinatra’yı, Carmen McRae’yi ve daha nice caz şarkıcısını idol edinip, biraz da takit edip, caz şarkıcısı olma yolunda ilerledim. Oldum da sanırım. (Gülüyor.)

Vokalistliğin dışında bir yandan hocalık da yapıyorsunuz sanırım. Türkiye’deki konservatuvarlarda caz bölümüyle ilgili eğitimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda caz vokal hocasıyım. Henüz üç yaşında çok yeni bir bölümüz. Her geçen gün biz hocalar da öğrenciler de birbirimize daha çok alışıp, daha çok paylaşabiliyoruz. Aramıza pandemi girdiği için de şu ara biraz mutsuzuz.

Caz bölümü okumak isteyenlere neler söylemek istersiniz? Gençler caza yeterince ilgi gösteriyor mu?

Bence ilgi konusunda hiçbir problem yok ama hayallerin daha büyük ve daha fazla çalışma azminin olması gerekiyor sanırım. Caz müzisyenliğinin bir hobi ya da kolay bir şey olmadığını ve ancak çok çalışılır ve hareket edilirse hayallere ulaşılabileceğini anlamak gerekiyor. Bizim okul henüz üç yıllık olmasına rağmen giriş sınavları epey kalabalık geçiyor. Yetenekli insanlar çok olmasına rağmen de kontenjandan dolayı bazen istenilen herkes maalesef okula giremeyebiliyor. Denemeye devam etsinler, vazgeçmesinler.

Caz ağacına baktığımız zaman cazda da erkek egemen bir durum söz konusu olduğunu görüyoruz. Caz tarihinde kadın vokallerin yerini değerlendirebilir misiniz?

Caz tarihinde kadın caz vokalistleri erkeklere göre çok daha fazla. Bir şekilde enstrümancıların erkeği, şarkıcıların kadını gibi dünya saçması bir ayrım oluşmuş. Bu cinsiyet ayrımını çok gereksiz ve anlamsız buluyorum. Konunun cinsiyetle değil, müzisyenlikle ilgili olması gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden de kız çocuklarını daha fazla enstrüman çalmaya, erkek çocuklarını da şarkı söylemeye davet ediyorum.

Yakın zamanda yeni bir albüm projesi var mı?

Evet var. Geçtiğimiz aylarda Can Çankaya ile beraber bir duo albüm kaydettik. Ancak araya pandemi ve karantina günleri girince maalesef, çok fazla ilgilenemedik. En yakın zamanda kayıtların mix ve mastering kısmını da halledip sizlerle paylaşmak için çok heyecanlıyız.

30 Nisan Dünya Caz Günü kapsamında cazın sizin hayatınızdaki yerini, anlamını sormak isterim elbette bir de… Ve caz dinleyicilerine bir şeyler söylemek isteseniz…

Caz benim hayatımın ta kendisi tabii ki. Kendimi emanet ettiğim müzik. Tıpkı klasik müzik gibi. Hâlâ anlamaya çalışıyorum, hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Bitmeyecek olan ve sürekli akan bir müzik. Bu işle uğraştığım için minnettarım. Müzikle yaşayabildiğim için de şükran duyuyorum. Sadece caz dinleyicilerine değil ama tüm müzikseverlere bir şey söylemek isterim, o da, maruz kaldıkları müzikleri değil, seçtikleri müzikleri dinlemeleri olur. Seçebilmek için sadece biraz daha ilgi yeterli. O zaman hayat daha güzel oluyor, bana inanabilirler.

Fonda bugün hangi parça çalsın…

Fonda bugün, Bill Evans ‘Time Remembered’ çalsın.

Caz Günü’nünüz kutlu olsun!

Hepimizin kutlu olsun…

Paylaş ki çoğalsın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

1 Mayıs İşçi Bayramı’na özel film gösterimi “ Babamın Kanatları”

İBB Kültür Daire Başkanlığı, 1 Mayıs İşçi ve Emek Bayramı’nda “Babamın Kanatları” filmini izleyicilerle buluşturuyor. “Babamın Kanatları” Cuma akşamı saat 21.30’da İBB Kültür Sanat Youtube kanalından yayınlanacak. Uzun yıllar inşaat […]