banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

Ajandakolik

“AĞITLARIN TANRISI İÇİN ÇIRILÇIPLAK SOYUNDUM!”


Yazar, eğitmen Sepin İnceer’in ölen eşi, sevgilisi, çocuklarının babası Okan’a yazdığı bir aşk mektubu, “Ağıtların Tanrısı”.  İnce ince, usul usul işlediği bir ağıtlar kitabı… Zaman zaman durup soluklanacağınız, zaman zaman soluksuzca okuyacağınız bir kitap. İnceer’in çocuk kitaplarından sonra çıkardığı bu ilk kitap, Doğan Novus etiketiyle raflarda. 

Daha önce ölüm ve yas kavramlarını ele aldığı bir çocuk kitabıyla okuyucu karşısına çıkan Sepin İnceer, bundan bir ay kadar önce yaptığımız söyleşide henüz yayınlanmayan “Ağıtların Tanrısı” kitabı için Ajandakolik’e şunları söylemişti: “400 sayfa boyunca yas ve ölümü anlattım yeni çıkacak olan kitabımda. O ikisinin tanrı olduğunu düşünüyorum. Tanrı’ya n’apılırsa, ölüme ve yas tutmaya onu yaptım ben. Doğa da benim için tanrı keza.” 

Kitabın okuru nereye götürecğeini sorduğumuzda ise şöyle cevap vermişti: “Sizi, okuru nereye götürüyor bilemem de, ben çırılçıplak soyundum bu kitap için. Arada yazdıklarımı düşününce Sepin bebeğim -dalga geçerken kendime bebeğim diyorum- emin misin diyorum. Bakalım neler olacak.”

KALP PARÇALAYAN BİR MANİFESTO 
Bir kadının sevdiğinin ölümüne ve bu ülkede ömrü kelebeklerinkinden daha kısa süren, büyükler tepişirken ölen bütün çocuklara yaktığı, kalbi parçalayan bir ağıt. Ve bir manifesto. Bu topraklarda yaşanmış bütün acılarla yüzleşmeden, bir hiç uğruna ölen bütün çocuklarımızın yasını tutmadan yola devam etmenin mümkün olmayacağını haykırarak ilan eden bir manifesto.

Başlıkta yazar ve hikâye anlatıcısı Martin Shaw’un dediği gibi “evcil” bir dille anlatılamayacak şeyler var hayatta, bu kitabın anlattıkları gibi. Öfke gibi, yas gibi, aşk gibi, aşkın içinde yok olmak gibi. Daha önce konuşulmamışları yabandan kopup gelen bir dille anlatan Ağıtların Tanrısı sizi derinden sarsacak bir kitap.

SEPİN İNCEER: “TANRI’YA NE YAPILIRSA ÖLÜME VE YAS TUTMAYA BUNU YAPTIM BEN”

YORUM YAP

You don't have permission to register