banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Ölümünün 26. yılında Cobain’i yazar William S. Burroughs ile anmak…


26 yıl önce bugün intihar eden Nirvana’nın unutulmaz solisti Kurt Cobain’i, büyük hayranı olduğu Beat kuşağı yazarlarından William S. Burroughs ile buluştuğu o gün ile anıyoruz. Ölümün sıralı gelmediği dünyada Cobain 27 yaşında hayata veda ederken usta yazar, ondan üç yıl daha fazla yaşayarak 85 yaşında gözlerini kapamıştı.

Amerikalı şarkıcı-söz yazarı, müzisyen Kurt Donald Cobain’in ölümünden yalnızca iki yıl önceye 1992 yılına gidiyoruz. Cobain, idolü Burroughs’a birlikte bir şeyler yapmayı teklif eder. Yazar da ona, 1973 yılında yazdığı ‘Exterminator’ koleksiyonunda çıkan “The Junky’s Christmas”/Uyuşturucu müptelasının Noel”i isimli, Noel’de uyuşturucu parası bulmayan çalışan bir bağımlıyı anlattığı hikâyesinin teyp okumasını gönderir.

Kurt Cobain ve William S. Burrough’un işbirliği olan albüm.

Cobain, ‘Silent Night’ ve ‘To Anacreon in Heaven’ bölümlerinin arkasına gitar melodileri ve distorsiyon ekleyerek Burroughs ile birlikte ortaya çıkaracakları ve pek fazla kişinin bilmediği “The Priest They Called Him” (Onu Papaz Diye Çağırırlardı)  çalışmasının doğmasını sağlar. 1992’de yüz yüze gelmeden yapılan bu kaydın kapağında ise rahip olarak Krist Novoselic yer alır.


1993’ün Ekim’inde Burroughs’un Kansas’taki evinde bir araya gelirler. Cobain, Burroughs’a imzaladığı bir Leadbelly biyografisini hediye eder. Beat kuşağının usta yazarı ise ona hedef tahtası olarak kullanılmak üzere yapılmış bir otoportresini hediye eder.

Bu karşılaşmadan  W.S Burroughs şöyle bahseder: “Cobain çok utangaç ve kibardı ve belli ki onu görünce hayranlığa kapılmadığım için memnundu. Onda kırılgan, cezbedici bir kaybolmuşluk hali vardı. Sigara içiyordu ama içki içmedi. Uyuşturucu kullanılmadı, lafı bile olmadı. Ona silah koleksiyonumu asla göstermedim.”


Kurt Cobain’in bir yıl sonra intihar etmesi üzerine ise Burroughs, müzisyenin ailesini ve hayranlarını büyük bir hayalkırıklığına uğrattığına düşündüğünü belirterek şunları söyler: ““Onunla ilgili olarak hatırladığım şey, yanaklarının gri rengiydi.  Kurt’ün kendini öldürmesi iradeyle ilgili bir şey değil. Bana göre o zaten ölüydü.”

ÖLÜMÜ İNTİHAR MI?

Kurt Cobain, resmi açıklamaya göre 5 Nisan 1994’te av tüfeğiyle kendisini vurdu. 8 Nisan 1994‘te Kurt’un cesedi, Seattle’daki evinin garajının üzerindeki odada, alarm sistemi yerleştirmek için gelen bir elektrikçi tarafından bulundu. Kotunu, gömleğini ve ayakkabılarını giymiş olan Kurt, göğsünün üzerinde bir pompalı silah ile sırt üstü uzanmış durumdaydı. Tek bir kurşun ile suratını dağıtmıştı. Cesedin yanında birtakım kişisel eşyalarla birlikte ‘To Boddah diye başlayan bir de intihar mektubu bulundu. Ama zamanla ortaya çıkan deliller ölümünün intihar olup olmadığı konusunda kafa karıştırdı. Örneğin Cobain’ın kanında yaklaşık 1,52 mg eroin bulundu. Bu yaklaşık 3 tane iğneyi peş peşe vurmaya denkti ve bu imkansız olarak bilinir. Ayrıca kendini vurduğu zannedilen tüfeği vücuduna aldığı bu kadar fazla uyuşturucu ile kaldırıp, yüzüne doğrultarak tetiği çekmesi imkansızdır ve kendini vurduğu zannedilen tüfekte öldüğü gün elleri çıplak halde olmasına rağmen parmak izine rastlanmamıştır. Bu yüzden ölümünün cinayet mi yoksa intihar mı olduğu tam olarak kanıtlanmamıştır.

 

YORUM YAP

You don't have permission to register