banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Muharrem Erbey yazdı: “Tahir Elçi sıradan bir hukukçu değildi. Değerli bir entellektüeldi”

28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin hayatını “Tahir Elçi Hikayesi” isimli kitabında kaleme alan Muharrem Erbey, ölümünün beşinci yılında “Barış Elçisi” için Ajandakolik’e yazdı.

“Bu proje avukat, insan hakları savunucusu, arkadaş, dost, eş olan sevgili Tahir Elçi’nin biyografisidir. Tahir’i, yaşadığı o acılı coğrafyayı sevenlerine göstermek istedim. Tahir ile birlikte sevdiklerinin çektiklerini, neler yaşadıklarını sizlere göstermek istedim…”


Avukat ve yazar Muharrem Erbey, Tahir Elçi’nin ölümünden üç yıl sonra “Tahir Elçi Hikâyesi”ni bu sözlerle tanımlamıştı. Erbey, ölümünün beşinci yılında kitabın hazırlanışından yola çıkarak Elçi’yi Ajandakolik’e anlattı.

“Tahir Elçi’nin öldürülmesinden sonra herkes şu soruyu sormaya başladı; “Tahir Elçi nasıl öldürüldü?” Ben ölümünün üzerinden Tahir Elçi’nin hikayesini BBC’ye 2015 ve 2016’da yazdım. 2017’de Ahvalnews’e yazdım. Herkes hala Tahir Elçi nasıl öldü diye soruyordu. Sorudan ziyade cevaba odaklanıyordu herkes. Oysa cevap belliydi. Bu soru beraberinde 49 yıllık ömrüyle insan hakları, hukuk ve demokrasi mücadelesinin sahibi olan Tahir’i arka plana atıyorduk. Bunu gördüm. Ben de onun 49 yıllık ömrünü yazmak istedim. Çalışmaya başladım. Duyan herkes bana aynı soruyu sormaya devam etti. “Tahir Elçi nasıl vuruldu?” diye. Ben de onlara şu cevabı verdim; “Ben nasıl öldüğünü değil 49 yıl nasıl yaşadığını, neler yaptığını yazıyorum.” Bir anda oturup nasıl yaşadığıyla, neler yaptığıyla ilgili çalıştım, bir baba, bir eş ve hak savunucusu olan Tahir Elçi portresini yazmaya çalıştım. En büyük desteği eşi Türkan’dan aldım. Tüm aile, dostları, okul ev mücadele arkadaşlarıyla görüştüm. Cizre’nin Hebler köyünden Cizre’ye oradan Diyarbakır’a, ordan da AİHM’de Strasbourg’a giderek görünmez kılınmak istenen Kürtlerin yaşadıklarını bir bir belgeledi, mahkeme tutanaklarına ve kararlarına geçirerek tarihi bir misyon üstlendi. Tahir Elçi sıradan bir hukukçu değildi. Değerli bir entellektüeldi. Tahir Elçi, araştıran, soruşturan, öğrenme aşkıyla dolu, örnek alınması gereken, hayatı, pratiği ve yaptıkları mutlaka okunması gereken çok az rastlanan bir hak savunucusuydu.”

YORUM YAP

You don't have permission to register