banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

Melankoli denizinde Tindersticks şarkılarıyla…


Ve nihayet geldiler, bir rüya gibi şarkılarını söyleyip gittiler. İngiliz müzik grubu Tindersticks, dün akşam İstanbul’da İş Kuleleri’ndeydi. Aylardır beklenen konser, salondaki seyirciyi derinden etkiledi etkilemesine ancak keşke klasiklerinden biraz daha fazla çalsalardı da dedirtti. Bir de konser alanında albüm ve şarap satışı olsa tadından yenmezdi.

Nilüfer Türkoğlu

Tindersticks, “No Treasure But Hope” albümünün dünya turnesi kapsamında Türkiye’deki hayranlarıyla İş Sanat’ta buluştu. Günler öncesinden biten konser biletlerine kavuşamayanların imdadına salona konan ek sandalyeler yetişti. Salon neredeyse tamamen dolu ve izleyici, grup üyelerinin aksine oldukça interaktifti. Öyle ki solist Stuart A. Staples, çok kısa cümlelerle izleyiciyi selamladığı gibi kendisine şarkı isteklerinde bulunan kalabalığa “Evet çok şarkımız var” diyerek küçücük bir sıcaklık bile göstermedi. “Bu da onun tarzı” deyip geçiştirmek de gruba gönülden bağlı yine Tindersticks hayranlarına kaldı.

The Amputees”, “See My Girls”, “Pinky in the Daylight”, “Running Wild”, “Her”, “Another Night in”, “Trees Fall” ve “Take Care in Your Dreams” şarkılarının da bulunduğu bir repertuvarla sevenlerinin karşısına çıkan grup, “Bathtime”, “Trouble Every Day”,  “Tiny Tears” gibi kendileriyle özdeşleşen şarkılara hiç uğramadı.


ŞU TELEFONLARI BIRAKIN ARTIK! 

Konser boyunca tüm uyarılara rağmen fotoğraf ve video çekimleri oldu elbette… Hatta flaş patlatan bile oldu. Herkes bir iki kare çeksin, bir şarkıyı da hadi videoya alsın tamam ama bütün konseri ekranının ışığı tamamen açık telefonla çekmek neden? Arkasında oturup da gözleri kör olmuş adamın vay haline! Her zaman bunu yapanları uyarmakta fayda var yoksa bütün konseri önündekinin çekimleriyle izlemek zorunda kalmak mümkün. Anı yaşamak mı, yok öyle bir şey!
İş Sanat’ın görevlileri her ne kadar bu konuda epey kibar bir şekilde kişileri uyarsa da aslında Zorlu PSM’de yapılan, İş Kuleleri’nde de neden uygulanmasın? Seyircinin üzerine ışık tutmak, konser öncesinde sesli uyarıdan çok da etkili! Ya da en olmadı görevliye bir lazer verilmeli ki elinden telefonu bırakmayan sosyal medya canavarı bir anda “aydınlanabilsin!”

BİS YAPTILAR AMA NAZLI NAZLI…
Konser bitiminde onca alkış ve ıslık sonrası sahneye geri dönmek “zorunda kalıp” bis yapan vokal ve akustik gitarda Stuart Staples, klavye ve vibrafonda David Boulter, gitarda Neil Fraser, bas gitarda Robert McKinna, davul ve perküsyonda Earl Harvin iki şarkıyla daha seyirciyi mest etti. Staples’in dönünce o kırılgan sesiyle “Peki” demesi, isteksizliğiyle bağdaşırmışçasına ironikti, hepimizi güldürdü. “Ne nazlı grup!” diye geçirmedim değil içimden! Bir de gözlerimiz keman aradı hani bazı şarkılar için ama yoktu! Fakat sanki Tindersticks’in icatlarıymış gibi görünen (tabii ki değil!) ve ismini bilmediğim diğer müzik aletleriyle tanışmam konserin en güzel yanlarından biriydi. Ama hiç kuşkusuz daha da güzel olan 15 Şubat 2020’de onlarca insanın iyi müzik dinlemek için İş Kuleleri’ne gelip kendilerini bir buçuk saatlik bir büyüye kaptırmalarıydı. Melankolik Tindersticks konseri, tam olarak işte böyle bir şeydi…

You don't have permission to register
Follow us on Social Media