Mafalda ile ‘aramızdaki mesafe’

ajandakolik


‘Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’, tıpkı Saint-Exupéry’nin ‘Küçük Prens’i gibi her yaşa hitap eden bir roman. ‘Küçük Prens’le karşılaştırılması da en çok bu yüzden. Milyonların çok sevdiği ve edebiyat dünyasının adeta simgelerinden birine dönüştürülen ‘Küçük Prens’ ve severleri beni affetsin; ben Mafalda’nın hikayesini bir adım öne taşıyorum.

Yazı: Nilüfer Türkoğlu

“Bazı haberler insanın yanında sarılabileceği bir kedi varken verilmeli.” (s.29)

Dokuz yaşında bir çocuksanız ve doktor size yaklaşık altı ay sonra artık bir şey görmeyeceğinizi söylüyorsa evet, yanınızda sarılmak için bir kediniz olmalı. Çünkü bütün çocuklar karanlıktan korkar. Korkmayanıyla tanışmadım ben henüz. Ki bazen biz yetişkinler de karanlıktan korkarız. Zira kocaman insanlar için de karanlığın verdiği his, aydınlığa göre daha korkutucu ve yalnızlaştırıcıdır.

Kahramanımız Mafalda, henüz dokuz yaşında, anne ve babası, bir de kedisi Ottimo Turcaret’le yaşıyor. Ağlayınca gözlüklerinin camları buğulanıyor ve o zaman dünyayı bulanık görüyor. Tıpkı gözlüklerini çıkardığında olduğu gibi.

Ortalama olarak on bin kişide bir rastlanan ‘Stargardt hastalığı’, Mafalda’nın gözlerinin sisli görmesine neden oluyor. Bir de siyah lekeler var tabii. Her şeyin ve herkesin üzerinde gördüğü bu lekeler zamanla büyüyor. Sırf her şeyi ve herkesi daha iyi görebilmek için Mafalda’nın eşyalara ve kişilere daha da yaklaşması gerekiyor, yani mesafeyi azaltması. İşte kitabın ismi de buradan geliyor: ‘Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe.’


Günlerdir elimden düşmüyor Mafalda’nın hikayesi. İtalyan yazar Paola Peretti’nin kendi hayatından yola çıkarak yazdığı bu kırılgan hikayenin içinde dolaşırken yaşadığım hayal kırıklıklarını düşünüyorum. Umutsuzluğa kapıldığım anlarda pes edecek duruma geldiğimi ve ardından tutunmak için bir şeyler arayıp o şeylere sarıldığımı…  Yılgınlığa kapılmayıp teslim olmama mücadelesini. Mafalda’nın giderek karanlıklaşan gözlerinde ama yine de umutlu sözlerinde bunu görüyorum. Mafalda ile aramdaki mesafe o kadar yakın… Ve o, benden çok daha olgun, çok daha ‘büyümüş’ bir çocuk.

Yazar Peretti’nin Genç Timaş’a verdiği röportajda söylediği gibi “görme kaybından çok, bakış açısının değişimi”ni anlattığı bir hikaye bu. Karanlık geleceğinde yolunu nasıl bulacağını düşünen bir çocuğun kiraz ağacının arkasına saklanarak verdiği tepkinin hikayesi. Çok sevdiği ama artık yapamadığı şeyler üzerine hazırladığı liste; yakın arkadaşı Estella’nın ona hep verdiği tavsiye “Asla ama asla pes etme!”, kalbinin pır pır attığı Filippo’yla dostluğu, Mafalda’nın karanlık dünyasını aydınlatırken bir yandan ona ilham veriyor.

“Çünkü benim için karanlık, oyun için gözlerime taktığım ve bir daha çıkaramadığım bir fular gibi.” (s.172)

‘Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’, 5 bölüme ayrılmış bir roman. Bu alt başlıklar genellikle Mafalda’nın artık göremeyeceği şeyleri düşünmesinden yola çıkarak hazırladığı listeden oluşuyor. Kitabın ana bölümlerinin başlıkları ise, hiç kuşkusuz kitabın en dikkat çekici ama en hüzünlü ayrıntılarını ortaya koyuyor. Her bölüm başlığı, Mafalda’nın kiraz ağacına yaklaştığı mesafeyi gösteriyor. Bu, Mafalda’nın görme yetisini de giderek kaybetmesi demek. Ancak tüm bunlar olup biterken yazar, bir çocuğun dünyasındaki samimiyeti öyle usta bir dille okuyucuya yansıtıyor ki, hikayenin dramatik kurgusunda duygu sömürüsüne yer yok. Kitabı değerli ve bir o kadar güçlü kılan en büyük özelliği işte tam da bu: Bir çocuğun körleşme hikayesini, aşırıya kaçan bir duygusallıkla anlatmak yerine bunu çeşitli imgelerle masallaştırarak ancak gerçeği saptırmadan ve olanca içtenliğiyle vererek anlatmayı tercih ediyor. Romanın bütününe yayılan hikayenin, yazarın kendi hayatıyla benzerlik kurması, dil ve üsluptaki samimiyetin de en büyük göstergesi. Kitabı İtalyancadan Türkçeye kazandıran Esma Fethiye Güçlü’nün çevirisini de atlamamak gerek. Çevirmenin Mafalda’nın iç sesiyle kurduğu bağ öyle hissedilir ki, kitabı okuyanın içinde yankı bulmaması pek de mümkün değil. Böylelikle, Mafalda’nın yüzünden ziyade sesini hayal etme şansı yakalıyorsunuz.

“Görme yeteneğimi kaybetmekten korkuyordum… Ve yazmak tekrar gözümü açtı.” Paola Peretti  (arka kapaktan) 

Genç Timaş’tan çıkan ‘Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’, 20’den fazla ülkeyle aynı anda Türkiye’de yayımlandı. Orijinal adıyla ‘La Distanza tra me e il Ciliegio’ olan kitabın yine orijinal versiyonundaki kitap tasarımında yalnızca kiraz ağacı çiçekleri var. Timaş Yayınları, kitabın İngiltere edisyonuyla aynı kapağı kullanmayı tercih etmiş. Çok da güzel olmuş. Kedisi Ottimo Turcaret’le birlikte örgülü saçlı Mafalda’yı arkasından olsa bile görmek, ona yakın olabildiğimi hissettirdi bana. Nick Stearn’in tasarladığı kapak, Peretti’nin yalın anlatımıyla uyum içinde. Kapağı açtığınız zaman karşılaştığınız sürpriz de sizi kitabı okumaya heveslendiriyor. Tasarımla ilgili tek sıkıntı, sayfa sayılarının yanında yer alan minik yapraklar. Belki de sadece okurken benim gözlerimi yormuştur, kim bilir…

‘Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’, tıpkı Saint-Exupéry’nin ‘Küçük Prens’i gibi her yaşa hitap eden bir roman. ‘Küçük Prens’le karşılaştırılması da en çok bu yüzden. Milyonların çok sevdiği ve edebiyat dünyasının adeta simgelerinden birine dönüştürülen ‘Küçük Prens’ ve severleri beni affetsin; ben Mafalda’nın hikayesini bir adım öne taşıyorum. ‘Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’, hikayesiyle, kurgusuyla, anlatımı ve imgeleriyle bu yüzyılın en önemli çocuk-yetişkin kitaplarından biri olmayı hak ediyor. Ve son sözü, az gören gözleriyle yaşanılası bir dünya kılmayı başardığı için özüne ve sözcüklerine şapka çıkardığım yazar Peretti’ye bırakıyorum: “Hayatta bir şeyi kaybetmek, genelde başka bir şeyi elde etmek demektir. Muazzam bir dayanıklılık. Umarım bu hikaye, bu durumla kendini özdeşleştirenlere zaman zaman, benim gibi, geceleri kaç tane yıldız görebildiğini sayanlara biraz da olsa eşlik eder, huzur ve cesaret kazandırır. Bazen bir tane yıldız eksik sayıyorum. Ama bu o kadar da önemli değil. Çünkü o yıldızı hayal edebiliriz. Onun yerini bir hikaye ile doldur ve bunun hakkında yaz. Eğer isterseniz, kendi ellerimle size, orada olmayan yıldızı gösterebilirim.” 

Paylaş ki çoğalsın:
Next Post

Alan Parsons Live Project, PSM Caz Festivali'nde

Pink Floyd ve The Beatles’ın kült albümlerinde imzası olan Alan Parsons Live Project, 31 Mayıs’ta PSM Caz Festivali’nde! “Her müziğin caz festivali” söylemiyle yola […]