MADIMAK 30 YIL SONRA KÜLLERİNDEN DOĞUYOR

 

Fotoğraf: Mehmet Özer(Madımak Katliamı Hafıza Merkezi - Madımak Kütüphanesi)

Fotoğraf: Mehmet Özer (Madımak Katliamı Hafıza Merkezi – Madımak Kütüphanesi)

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) kurulmasına önayak olduğu Madımak Katliamı Hafıza Merkezi açıldı. Yitirdiğimiz 33 canımız için anıt niteliği taşıyan bu web portalı, katliamı unutturmamak adına faşizme karşı toplumsal hafızayı güçlendirme amacı taşıyor.

 

BATUHAN SARICAN

batuhan@ajandakolik.com

 

İşe girmek için başvurular yapan bir erkeğin en büyük ayak bağlarından birisi, askerlik görevini yapmamış olmaktır. Ben de 2011 yılında, şimdi hangisi olduğunu hatırlamadığım bir celp döneminde askerlik şubesine gidip başvurumu yaptım; yılın son ayında asker olacak, yeni yıla kışlada girecektim.

Neden sonra görevlendirme belli oldu: Jandarma yazıyordu. Acemi birliğim Kastamonu, Gölköy’deki Jandarma alay komutanlığıydı. Bir ay kadar sonra da Sivas’taki usta birliğime geçmiştim.

Sivas Merkez Karakolu’nda görev alırken şehri her gün köy köy, bucak bucak dolaşıyorduk. Buz tutan kardan bembeyaz kesilmiş topraklara ayak basıyor, adeta Tanrı’nın bile unuttuğu yerlere gidiyorduk. Türkiye’nin acı gerçek yüzüne; yoksulluğun ve yalnız bırakılmanın ne demek olduğuna oradaki toplama köy okullarında ve derme çatma köy evlerinde tanık oluyordum.

Bir köye intikal ettiğimizde çocuklar beni komutan sanıp selam veriyor, ben de onlara cebime doldurduğum bisküvi, şeker veya çikolata ne varsa veriyordum. Akşama doğru dönüyorduk; yemekhanede “Tanrımıza hamdolsun”la başlayan yemek faslı, ardından bir tutam uyku ve gece üç saat nöbet…

Nöbetlerde Rahmi Saltuk’un dizelerini kulağımın ta içinde duyuyordum: “Jandarma biz sosyalistiz, dostuz yalnız biz sana / Kurtuluşun bizimledir elini uzatsana…” Nöbet sırasında sıkıntıdan sık sık okuyordum bu dizeleri, Saltuk’un gür sesini acemice taklit ederek. Neyse ki sadece sabahı müjdeleyen kuşlar beni duyuyordu.

Sivas’ta asker olmak

Askerliğini Sivas’ta yapmak, hatta herhangi bir sebeple Sivas’ta bulunmak bile toplumsal hafızaya sahip kimseler için epey zordur. 2 Temmuz 1993’te gerçekleşen Madımak Katliamı sık sık aklına gelir insanın, “İşte burada,” dersin, “Sana birkaç adım mesafede yaşandı bu acı…”

Bu duygular içinde Madımak Oteli’ni görmek istiyordum. İlk fırsatım da çarşı izniydi. Herkes ilk çarşı izninin yaratacağı kısıtlı özgürlüğe sevinirken bende sebebi belli bir hüzün vardı. Bu katliamın yaşandığı yere gidecektim. Çektim sivilleri, çıktım çarşıya…

Atatürk Bulvarı’ndaki esnafa sordum, “Madımak Oteli nerede?” Kimisi cevap vermedi, kimisi “Yok öyle bir yer, yanlış gelmişen,” dedi. Nasıl yok yahu!

Sonra bir tanesi sessizce yanıma yanaştı. “Kardeş sen askersin galiba, niye sorarsın orayı?” diye sorunca, “Sadece görmek istiyorum,” diyebildim. Parmağıyla işaret etti, “Şurası bak,” dedi. İşaret ettiği yere şöyle bir baktım, otel, müze veya anıta benzer hiçbir şey yok. Arkamı dönerken ağzımdan çıkan, “Tam olarak neresi?” sorumdaki kelimeler, Sivas’ın demiri eğen soğuk havasında buhar oldu gitti, tıpkı bana yeri işaret eden adam gibi.

Bulvarı kesen Belediye Sokak’a girdim, belli belirsiz gösterdiği binanın girişinde, “Sivas Bilim ve Kültür Merkezi” tabelası var. “Neyse,” dedim, “Bir de buraya sorayım.” İçeri girdim ve malum soruyu sordum.

Görevli kem küm etti ve sonunda, “Burasıydı” cevabını verdi. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Toplumsal hafıza mekânı olarak insanlara her daim gösterilmesi gereken bir olay yeri, nasıl böyle bir şeye dönüştürülebilmiş, adeta yok edilmişti? Aslında cevabı belliydi, Sivas’ın tam ortasındaydım!


“Madımak’ın küllerinden 30 yıl sonra kanatlanan Anka kuşu”

İşte tam da bu yüzden, yok edilme nobranlığına karşı toplumsal hafızayı diri tutmak, unutturmamak ve yüzleştirmek adına bu tip öneme sahip yer ve olayların bir şekilde anıtlaştırılması gerektiğini şimdi daha iyi anlıyorum.

Şişli’de bulunan 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı bunların en somut örneklerinden birisi. Yeni ve duyulması gereken bir başka örneği ise Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) kurulmasına önayak olduğu Madımak Katliamı Hafıza Merkezi.

“Hakikatlerin toplumsal hafızada yer edinmesi, dünyaca tanınması ve gelecek kuşaklara aktarılması için” oluşturulan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi, Sivas’ta Alevilere, sola ve aydınlığa karşı gerçekleştirilen bu gerici katliam karşısında farkındalık yaratmak ve sorumlularıyla yüzleştirme amacı taşıyor.


Madımak Katliamı
’na yönelik 30 yıldır üretilen bilgi birikiminin dağınık, erişimi zor, kaybolmuş, unutulmuş, gün yüzüne çıkmamış ve belirsiz bir halde olduğunu ifade eden AABK, öncelikle bu dağınıklığa son vermek; katliama ilişkin her türlü yazılı, görsel ve işitsel materyali toplamak, tasnif etmek ve kamusal erişime sunmak üzere dijital bir platform oluşturma fikriyle yola çıktıklarını ve bu sanal hafıza mekânıyla “gökyüzüne bir anıt diktiklerini” belirtiyor.

Katliamın hiçbir zaman unutulmaması için unutMADIMAKlımda düşüncesiyle kurulan bu anıtta; Sanal Müze, Web Belgesel ve Sözlü Tarih Görüşmeleri ve söyleşilerin yanı sıra dönemin gazete kupürlerinden fotoğraflara, süreli yayınlardan katledilen sanatçıların biyografilerine kadar geniş çapta bir kütüphane arşivi de sanal ortamda ziyaretçilerini bekliyor.

Madımak Katliamı’na dair “hukuki ve politik mücadeleye de katkı sunacak bir bilgi üretim mekânı” olması da hedeflenen portalda, hukuki metinler ve raporlar da yer alıyor. Sitede bulabileceğiniz efemeralar arasında ise katledilen isimlere ait 105 kişisel eşya, 30 mektup, 29 şiir ve 50’ye yakın da diğer türlerde belge ve eşyalar var. Bunlardan bazıları:

– Asım Bezirci’nin Behçet Aysan’a gönderdiği mektuplar (1987)

– Asım Bezirci’nin daktilosu

– Asım Bezirci’nin “Hayatımdan Parçalar” el yazmaları

– Metin Altıok’un Kendi El Yazısıyla “Biter” Şiiri

– Metin Altıok’un daktilosu ve gözlüğü

– Behçet Aysan’ın kendi el yazısından “Eylül” şiiri

– Behçet Aysan’ın kasketi, gözlüğü ve piposu

– Gülsün Karababa’nın yaptığı John Lennon resmi

– Serpil Canik’in ailesine teslim edilen kıyafetleri

– Yasemin Sivri’nin günlüğü

– Asaf Koçak’ın karikatürleri

– Mehmet Atay, Sait Metin ve Erdal Ayrancı’nın ailelerine teslim edilen çantaları

– Muhlis Akarsu ve Sait Metin’in bağlamaları

Dijital olduğu için her daim yeni içerik ve kanıtlar eklemenin mümkün olduğu bu dinamik arşivde, sahadan ekran başına emeği geçen yüzlerce kişiye toplum olarak büyük bir teşekkür borçluyuz. Benim de yıllar önce yerinde bulamadığım o anıtı, katliamın 30. yıl dönümünde “gökyüzünde” bulmanın buruk sevincini yaşadığımı söylemem lazım.

Madımak Katliamı Hafıza Merkezi’ne https://kutuphane.madimak.org/ adresinden ulaşabilirsiniz. Yaşanan acılar hiç unutulmasın, kanıtlarıyla nesilden nesle aktarılabilsin diye… 33 canımızın devirleri daim olsun.

Not: Bütün fotoğraflar, Madımak Katliamı Hafıza Merkezi’nin izniyle, anıtın tanıtımı amacıyla kullanılmıştır.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media