Batuhan Sarıcan yazdı: Korona günlerinde evden çalışmak 

ajandakolik

 

Herkese Bilim Teknoloji dergisi editörü Batuhan Sarıcan, hayatımızı etkisi altına alan koronavirüsten yola çıkarak evde çalışmanın önemine vurgu yapan yazısıyla Ajandakolik’te.

Batuhan Sarıcan
batusarican@gmail.com

Koronavirüsle dolup taşan bilgi dağarcığınıza bir damla daha ekleyip bardağınızı taşırmak istemiyorum. Ancak bilim editörlüğümün getirdiği üç beş cümlelik söz hakkımla çok kısa bir girizgâh yapacağım.

Bir buçuk ay kadar önce (salgın henüz Avrupa’ya sıçramamışken) bir epidemiyologla yapacağım söyleşiye hazırlanana kadar R0 değerinin ne olduğunu ben de bilmiyordum. Bir salgın hastalığın R0 değeri, toplumda hastalığın yayılabilme potansiyelini gösteriyor. Başka bir deyişle, bir taşıyıcının kaç kişiyi enfekte edebileceğini…

Bilim insanlarının “çoğalma sayısı” adını verdikleri R0, bir hastalığın bulaşıcılığını izlemek için temel bir ölçek. Örneğin bu değer, yeni koronavirüste (COVID-19) resmi olarak 2,5 olarak bildiriliyor. Yani tek bir hastanın, söz konusu virüsü, aşılanmamış bir popülasyonda en az 2,5 kişiye bulaştırması bekleniyor. Bu arada R0, varsayımsal bir değer olup istisnai durumlar da yaşanabiliyor. Sözgelimi Güney Kore’de tedavi olmayı reddeden COVID-19 taşıyıcısı bir kadın, domino etkisiyle 1.160 kişiyi enfekte etmiş durumda.

NİÇİN EVDE KALMALI?

Bu arada söyleşi yaptığım kişi Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden epidemiyolog Prof. Dr. Önder Ergönül’dü. Kendisi hem soluma hem de dokunmanın ardında yatan bulaştırıcı etkiden bahsetti. Yani aerosol etkiden. Ergönül, “Öksürme ya da tıksırma olmayabilir ama ağız veya burundan biz fark etmeden çıkan küçük parçacıklar, göze gözükmese de bu şekilde bulaşabilir” diyordu. Bu sebeple sosyal mesafelendirmenin, yani insanlardan mutlak surette uzak durmanın kritik önemi var.

Sizi zincirin dışında tutarak toplumu koruma amacı güttüğü için “Evde Kal” çağrısı çok kıymetli. Tabii bunu kaç şirket yöneticisi idrak edip de uygulamaya geçirmiştir onu bilemiyorum. (Birine bile vesile olabilirsek ne mutlu!) Ama diyelim ki şirketiniz önlemini aldı; evden çalışmanıza izin verdi. Yani aklıselime sahipseniz bu zincirden çıkmamanız için hiçbir neden yok. Peki ama bugüne kadar hiç evden çalışmadıysanız şimdi ne yapacaksınız? Ve verimlilik üzerine kafa yoranlar, burada hepinize yetecek bilgi var. Şimdi, evden çalışacak ve çalıştıracaklara faydası olacağını düşündüğüm kısma geliyoruz.



UZAKTAN ÇALIŞMANIN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI 

Uzaktan çalışmayla ilgili merak edilenleri Harvard Business Review’a değerlendiren örgütsel davranış uzmanı Prof. Tsedal Neeley, evden çalışmanın verimliliği olumsuz etkilemekten ziyade işe gidip gelme ve ofisin diğer dikkat dağıtıcı unsurlarını ortadan kaldırdığı için daha etkili olabileceğini dile getiriyor.

65 ülkede uzaktan çalışan ekipleri bulunan Business Reporter ise dünyanın dört bir yanında uzaktan çalışan 3.000 elemanının çalışma alışkanlıklarını araştırdı. Ankete katılanların üçte biri 3-4 yıldır; dörtte biri 5-9 ve onda birlik kesim ise 10-15 yıldır uzaktan çalışma deneyimine sahipti.

Reporter öncelikle uzaktan çalışanların genel olarak halinden memnun ve üretken olduğunu belirtiyor. Görüşmecilerin beşte dördünden fazlası (% 84) iş yüklerinin üstesinden gelebildiğini, yaklaşık % 90’ı ise uzaktan iletişimi mümkün kılan araç-süreçlerden memnun olduğunu söylemekle beraber patronlarının kendilerine özerklik verdiğini de düşünüyordu.

Esnek bir yaşam tarzına sahip olmak ise çoğu görüşmeci (%52) tarafından belirtilen uzaktan çalışma avantajlarının başında geliyor. Ankete katılanların en çok dile getirdiği diğer avantajlar ise sırasıyla şu şekilde; Üçte birinden fazlası (% 38) işe gitmemeyi; neredeyse bir o kadarı (% 35) da daha az masraf yapmayı; %32’si ise ailesi, evcil hayvanı veya yaşlanan/hasta akrabalarına vs. bakma imkânı sağlamasını, %32’si anksiyete ve streslerini azaltması açısından uzaktan çalışmayı avantaj olarak görüyor.

Tabii bir de dezavantajlar var. Görüşmecilerin neredeyse yarısı (% 47) en büyük dezavantajın evdeki dikkat dağıtıcı unsurlar olduğunu söylüyor. % 35’i meslektaşları veya müşterileriyle iş birliği halinde olmamanın, yine %35’i izolasyon ve yalnızlık hissinin zorlayıcı olduğunu söylüyor. Şaşırtıcı bir şekilde, belki de üçte birinden daha azı (% 29) motive olamamak ya da çalışmak için çok fazla zaman harcamak,  % 28’i ise tükenmişlik ile mücadele ettiğini ifade ediyordu.

EKOLOJİK FAYDASI VAR

Uzaktan çalışmaya geçişin salgın sebebiyle zorunlu hale gelmesi üzücü olabilir ama ekolojik bir faydası var. Öncelikle “Karbon ayak izi” kavramının ne olduğunu bilmeyenler için tekrarlayalım: Bir bireyin, küresel ısınmadaki payının en temel ölçütü olarak bilinir. Aldığınız yeni bir tişörtten yediğiniz öğle yemeğinize kadar hepsi, kişisel karbon ayak izinizi artırır.

Peki, bu kavramın sizin uzaktan çalışmanız veya evde kalmanızla ne ilgisi var? İşe gelip giderken ve iş seyahatlerine çıkarken bindiğiniz toplu taşıma araçları ve uçakların yaktığı yakıtlar, küresel ısınmaya bağlı küresel iklim değişikliğinin doğrudan sorumluları. Çünkü bu taşıtların yaktığı fosil yakıtlar, küresel sera gazı emisyonlarını artırarak gezegenin daha fazla ısınmasına neden oluyor. Sonuç olarak da gezegendeki yaşamı stres altına sokuyor. Rakam vermek gerekirse taşımacılık, dünyayı yaşanmaz bir yer haline getiren artan sera gazı emisyonlarının % 26’sından sorumlu. Mesela Türkiye’de karbondioksit (CO2) salımlarında ulaştırma faaliyetlerinin payı %17. (İstanbul’da bu oran %30’a tırmanıyor.) Ve bu rakam her yıl artıyor. Tabii tek etken bu da değil, çalıştığınız ofisin enerji tüketimi de doğrudan fosil yakıtlara bağlı ve bunun ekolojiye “maliyeti” ulaştırmadan daha yüksek; %35 ila %38 arasında. Kısacası evden çalışmak, gezegen için düşündüğünüzden daha faydalı. Sadece ekolojik faydası bile uzaktan çalışmayı daim kılmanın faydalı olduğunu göstermeye yetiyor. Bu yüzden gönlünüz rahat olsun.

Salgınla birlikte çalışma anlayışının da değişmesini yorumlayan iş geliştirme ve danışmanlık şirketi CMI’nın Başkanı Ann Francke, geçici gibi gözüken evden çalışma uygulamasının, ofis anlayışını sonsuza dek değiştirebileceğini, işçilerin, yöneticileriyle günlük doğrudan temastan uzakta yeni rutinlere uyum sağlamak için ise sadece zamana ihtiyaçları olacağını söylüyor.

PEKİ SEN NE YAPACAKSIN?

Evde çalışmaya alışık olanlar bu yazıyı bırakıp Ajandakolik’teki son söyleşiyi okumaya çoktan başladı. Ama SEN; patronunun nefesini ensesinde duymadan çalışamayan arkadaşım ya da SEN; hayatında ilk defa eşiyle aynı odada çalışacak “uzaktan emekçi” kardeşim, gözlerini dört aç ve yazının kalan satırlarını iyi oku. Çünkü burada çalışma disiplinini sağlayabilecek bazı çözüm önerileri var.

Uzaktan çalışmak, nasıl daha etkili ve mutlu hale getirilebilir; işte hem kendi uzaktan çalışma deneyimlerimden hem de saygın mecralardan derlediğim birkaç küçük öneri:

1. TUTARLI OL

Her sabah belli bir saatte uyan ve kalktığın gibi pijamalarını değiştir. Bu, yaptığın işe saygı duymanı, sanki ofisteymiş gibi iş disiplinine bağlı kalmanı sağlar. Unutma! Uzaktan çalışmak, çalışmamak anlamına gelmez.

2. İSTEDİĞİNİ YAP AMA…

Daha geçen gün gürültülü ve yoğun bir ofiste ter dökerken şimdi evden çalışacaksın. Bu kimi için bulunmaz fırsat olsa da sana garip gelebilir. Ancak çalışmanı üretken ve canlı kılmak senin elinde. Evden çalışmayı mutlu bir şekilde gerçekleştirebileceğini sakın unutma. Evinde çalışırken istediğin müziği çalabilirsin. Değerlendireceğin zaman hakkında daha esnek düşünebilirsin. (Ufak kaçamaklar da buna dahil.)

3. HEDEF KOY

Patronunun ensendeki gözleri kadar etkili olur mu bilemiyorum ama uzaktan çalışmayı etkili hale getirecek en büyük öneri geliyor. Çalışmak üzere masana geçtikten sonra atacağın ilk adım bir “Yapılacaklar Listesi” hazırlamak olsun. (Video toplantı veya mesajlaşmalarda bu listeyi patronun senin için hazırlamış da olabilir.) Uzun vadeli hedeflerine katkıda bulunan küçük ve yönetilebilir günlük görevler belirlemek, yapman gerekenleri etkili bir şekilde takip etmene (e biraz da gündemin kışkırttığı anksiyetene) yardımcı olabilir. Şimdi en güzel kısmı geliyor; her bir görev tamamladığında bir çizik atarak kendini ödüllendir.

4. ÖDÜLLENDİRME

O gün bitirmen gereken yazı veya rapor; elindeki iş her neyse kafa patlatıp birini bitirdin. Önce yapılacaklar listesinde o haneye okkalı bir çizik at, ardından mola ver. Mesela ben iki yazı arasında bir öykü okumayı severim. Daraldıysan da kalabalığa karışmayacak şekilde 10-15 dakika hava alabilir veya hoşuna giden başka bir şey varsa onu yapabilirsin. (Molanın tadını kaçırma!)

5. DİKKATİNİ DAĞITMA

Evden çalışmaya alışık olmayanlar, uzaktan çalıştığında günün herhangi bir saatinde istediğini yapabileceğini düşünme gafletine düşer. Çamaşır, bulaşık, temizlik ve diğer ev işlerini “hazır evdeyken yapayım” derken gününün tüketmesine izin verme. Bu işleri verimliliğin düştüğü saatlerde veya “Yapılacaklar Listesi”ndeki iki iş arasında yaparak gününe fiziksel hareket de katabilirsin.

6. ÇALIŞMA ALANI

Odaklanmanı sağlayacak en önemli unsur aslında ayrı bir çalışma alanına sahip olman. Böyle bir alan yoksa mobilyalarını mümkün olduğunca yapacağın iş ile çalışma dışı alanı ayıracak şekilde düzenlemeye çalış. O masaya çalışmak için oturuyorsun, bunu unutma. Tabii unutmaman gereken bir şey daha var:

7. İNSAN OLDUĞUNU UNUTMA

Bak burası çokomelli! Birçok insan evden çalışmanın hayalini yıllardır kursa da davulun sesi uzaktan hoş geliyor olabilir. Hafta sonu ve akşam saatleri tamam ama günün her saati birlikte olan çiftler için bu süreç biraz sıkıntılı geçebilir. Okulların kapalı olması sebebiyle çocukların da evde olması da cabası. Bir de iş yetiştirmeye çalışacaksın ki eyvah! Bu size kapana kısılmışlık ve tecrit edilmişlik hissi verebilir. Bu yüzden fiziksel bir temastan ziyade sosyal mesafelendirme şartlarına uygun bir şekilde insanlarla iletişim kurmayı ihmal etme. Evde egzersiz yapmak da zihin ve fiziksel sağlığını korumana yardımcı olabilir. Aynı zamanda okumayı ertelediğiniz kitaplara vakit ayırabilir veya nitelikli içerik üreten dijital mecralarda zaman geçirebilirsin. Mesela Ajandakolik söyleşileri ile Konuk Yazar kısmına bir göz at derim.

 

Kaynakça:

Mark Lynas, Karbon Ayak İziniz. Açık Radyo Kitapları, Çev: N. Kutluğ, s.62

https://www.sciencemag.org/careers/2018/12/six-tips-happy-productive-remote-working

https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/epidemiyolog-prof-dr-onder-ergonul-ile-koronavirus-salgini-uzerine

https://www.ft.com/content/5dc60b96-669c-11ea-800d-da70cff6e4d3

https://hbr.org/2020/03/15-questions-about-remote-work-answered

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/571210

https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0966692306001207

https://www.iklim.istanbul/wp-content/uploads/seragazievanteri.pdf

Paylaş ki çoğalsın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Cartoon Network’ün çocuklara mesajı "Temiz Ol, Havalı ol"!

Cartoon Network korona virüs salgınında hijyenin önemini çocuklara anlatmak için harekete geçti, bir de şarkı yazdı.  Cartoon Network, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla ilgili çocukları bilgilendiren ve el yıkamaya teşvik eden […]