“Kağıttan Son Turna Kuşu” artık Türkçede

ajandakolik

Günümüz Japonya’sından, nükleer bombanın Hiroşima’yı mahvettiği güne uzanan, kalplerdeki umudu yeşertecek unutulmaz bir roman…

Mizuki’nin büyükbabası Ichiro’nun kişiliği karısının vefatından sonra değişmiştir. O neşeli ve mutlu kişi gitmiş; yerine yıllardır biriken pişmanlıkların ezdiği, hayatla bağlarını koparmış Ichiro gelmiştir. Bu değişimin sebebi, Ichiro’nun ergenlik çağında yaşadığı Hiroşima’ya nükleer bombanın atıldığı günde gizlidir. Mizuki büyükbabasını yıllarca herkesten sakladığı anlatması için cesaretlendirir.

Ergenlik çağındaki Ichiro, evinde arkadaşı Hiro’yla beraber vakit geçirirken dehşet verici nükleer bombanın atılmasıyla kör edici bir parlamaya şahit olur. İki arkadaş, çok ağır hasar almış bu şehirde büyük cesaret sergileyerek Hiro’nun beş yaşındaki kız kardeşi Keiko’yu bulmaya çalışırlar. Ichiro ve Hiro Keiko’yu kurtarabilecek midir? Peki ya Ichiro babasına ve Hiro’ya verdiği sözleri tutabilecek midir?

Bir Japon efsanesine göre, kâğıttan bin tane turna kuşu katlama sabrını gösterenlerin dilekleri gerçek olurmuş. Ichiro, yapması gereken son turna kuşunu tamamladığında her şey yoluna girecek mi? Üzerinden bunca yıl geçmiş bir söz için Mizuki büyük babasına yardım edebilecek mi?

“Bomba her şeyi değiştirdi. Aklıma odam geliyor: Yer yatağım, üzerine kitaplarımın dağıldığı masam, penceremden görünen manzara. Annem yemek pişirirken kahvaltı masasına oturmam, o şahane kokular ve annemin arkasına dönüp bana gülümsemesi. Okula ya da seferberliğe giderken ön kapının gıcırtısı, mimoza ağacının dalları arasından vuran güneş ışığı, köşede beni bekleyen Hiro, yanında anaokuluna bırakacağımız Keiko. Artık yoklar.”

 

Bu Kitap Neden Önemli

Düz yazı, serbest nazım ve haiku şiirlerinin etkileyici bir karışımıyla anlatılan ve Natsko Seki’nin tam sayfa illüstrasyonlarıyla bezenmiş, çok güçlü ve unutulması güç bir cesaret ve hayatta kalma hikâyesi.

Paylaş ki çoğalsın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Nagihan Bakay Arıoğlu: "Kendini bulmakta zorlanan o genç kadını görünür kılmaya çalışıyorum"

Profesyonel iş hayatından seramiğe… 23 yıl tekstil alanında çalıştıktan sonra patronsuz bir hayatı mümkün kılmanın yollarını arayan Nagihan Bakay Arıoğlu, o çıkış yolunu resim […]