banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

İYİLİK KAVRAMINI YENİDEN DÜŞÜNMEK İÇİN BİR DAVET

Besteci ve yazar Zülfü Livaneli ve sivil toplumcu Ayla Göksel’in liderliğinde derlenen ve İletişim Yayınları’ndan çıkan “İyiliği Düşünmek”, toplumun her kesiminden insanları iyilik kavramı üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor. Binlerce yıldır insanların zihnini kurcalayan, filozofların, bilim insanları ve daha pek çok uzmanın incelediği iyilik kavramı ve beraberinde getirdiği “iyilik nedir, iyi kime denir” gibi sorular, Türkiye’de ilk defa bir kitap ile tartışmaya açılıyor.

İyiliği Düşünmek, 16 yazarın katkısıyla iktisattan psikolojiye, dinden sivil toplum kuruluşlarına, gazetecilikten bilime, felsefeden doğaya uzanan geniş bir yelpazede iyiliğin izini sürüyor. Ioanna Kuçuradi, Tanıl Bora, Bekir Ağırdır, Yankı Yazgan, Ahmet İnsel, Hidayet Şefkatli Tuksal, Ömer Madra, Kemal Sayar, Nurcan Baysal, Serdar Tekin, Hakan Altınay, Burcu Karakaş, Mehmet Ali Çalışkan ve Zafer Köse kitaba katkı sunan yazarlar arasında yer alıyor.

Ne iyilik, ne kötülük?

Zülfü Livaneli, kitap için kaleme aldığı yazıda, neyin iyilik, neyin kötülük olduğu konusunda doğru karara varabilecek temel referanslara sahip olmak gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“İyilik, gündelik hayatın içindeki insanların da üzerinde durduğu bir konu. Sıkça yargılar ve kanaatler dile getiriliyor. İyilik ve kötülük üzerine söylenen sözler çoğu zaman “insan iyidir” veya “insan kötüdür” gibi genellemeler içeriyor. Bu duruma biraz da, yaşamaya devam edebilmemiz ve kendimizi koruyabilmemiz için böyle değer yargılarına ihtiyaç duymamız neden oluyordur. Oysa konu üzerinde daha uzun durdukça, daha kapsamlı inceledikçe, genelleme türündeki kanaatlerimiz zayıflıyor, soru işaretlerimiz ve şüphelerimiz çoğalıyor. İşte bu kitabın da amacı, böyle soruları çoğaltmak, konuyla ilgili düşünceleri derinleştirmek.”

Sadece bir kitap değil, bir fikir hareketi

Kitapla birlikte iyiliği yeniden düşünmeyi, tartışmayı, paylaşmayı ve çoğaltmayı amaçlayan bir fikir hareketi de başlattıklarını da vurgulayarak Ayla Göksel şunları ifade etti:

“Hızla tüketilen birçok kavram gibi iyilik kavramının da zayıfladığını, içinin boşaldığını, anlamsızlaştığını gözlemliyoruz. İyiliğin tanımını, iyi ve kötüye dair yargılardan uzakta, içine sıkıştığı -hayırseverlik/bağışçılık gibi- kavramlardan özgürleştirerek yeniden yapma ihtiyacımız var. İyiliğin sadece bireysel eylemlerini değil, toplumsal yapılarımızı da şekillendirebilen ‘sistematik iyilik’  kavramını tartışmak gerekiyor. İyiliği Düşünmek ile insanlık olarak özlemini çektiğimiz hal ve eylemleri farklı bir ifade ile yeniden tedavüle sokmayı ve iyi bir toplum hayali kurmaya başlamayı istiyoruz. İyiliğin 21. yüzyıldaki yeni toplumsal boyutlarını ve özellikle gündelik, sade ve ulaşılabilir formlarını, sosyal medya platfomları ve dijital konferans serileri ile tartışmaya açmayı hedefliyoruz. Bu konuda bizimle birlikte düşünmek, tartışmak isteyen herkesi de @İyiligiDusunmek platformuna davet ediyoruz.”

İyiliği Düşünmek, internet ve kitapçı raflarında yerini alırken, fikir hareketi kapsamında açılan @İyiliğiDüşünmek sosyal medya hesaplarında farklı boyutlarda iyilik eylemlerine dair fikirler ve bilimsel bilgiler aktarılacak. Toplumun farklı kesimleri ile gerçekleştirilecek dijital etkinliklerde iyilik konusu masaya yatırılacak. İyiliğin toplumda farklı kurum ve yapılarda yerini sorgularken, gülümsemek, dinlemek, dayanışmak gibi formlarda beklentisiz ve çabasız örnekleri ile insanların az görünen iyilik hikayeleri paylaşılacak.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media