banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

DAHA ÜSTÜN BİR YARATICILIK İÇİN SPİRİTÜEL BİR YOL: SANATÇININ YOLU



Yaratıcılığınızı keşfetmek, fark etmek ve iyileştirmek için buna uğraşmak vermek üzerine kurulu bir başucu kitabı niteliğindeki “Sanatçının Yolu” ile yolu henüz kesişmeyenlerdenseniz Demet Macunlar’ın çok yakın zamanda okuyup deneyimlerini aktardığı bu yazıya göz atmalısınız.

 

“Sanatının üzerinde çalışmak istiyorsan yaşamının üzerinde çalış.”

Anton Çehov

Julia Cameron’ın ilk kez 1992 yılında yayımlanmış ve tüm dünyada 11 milyon baskı yapmış Sanatçının Yolu kitabının ortalarında geçen yukarıdaki söz kitabın içeriği hakkında büyük bir ipucu verdiği için, ilk bununla başlıyorum.

Yazı: Demet Macunlar
demetm@gmail.com

Neden “Sanatçının” Yolu?

Dünyayı algılayışın -yaratıcı bir ruhla, hayal gücünü kullanarak ve bir yöntem aracılığıyla- estetik dışa vurumu diyebiliriz sanat için. Kitabın önermesi, yaratıcılığın varoluşumuzun doğal bir parçası olduğu. İstisnasız her insan bunu içinde bir yerde biliyor ve bir fırsatını bulduğunda onu dünyaya sunuyor. Yaratıcı ruhu gün yüzüne çıkarmanın kendini var etmek, yaşamla bütünleşmek ve hayattaki anlam arayışının yanıtlarını bulmakla yakından ilgisi var. Peki, varoluşsal olarak sahip olduğumuz bu özellik; bir köy kadınının dokuduğu kilimde, bir annenin yoğurduğu ve şekillendirdiği hamurda, bir çobanın kaval çalışında, bir çocuğun resminde görünür olan o yaşamla bağlantı, nasıl oluyor da bazılarımızda hele de sanatı, yaratıcılığı hayatının merkezinde tutan bazılarımızda bunu gün yüzüne çıkaramadan tıkanıp kalıyor?

Sanatçının Yolu okuru tam da bunun yanıtlarını aramaya davet ediyor. Yalnızca aramaya mı? Hayır. Kitap, eğer öğrenci kendini adarsa yanıtları bulmaya, kabukları kırmaya ve yepyeni bir dünyaya da davet ediyor.

BU KİTAP KENDİMİZE DAİR BİR ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMASI 

Sanatçının Yolu, okuyup kitaplığa kaldıracağımız bir kitap değil. Kendimize dair derin bir arkeolojik kazı çalışması. Kitabın yardımıyla gerçek benliğimizle yoldaşlık edeceğimiz 12 haftalık bir serüven.

Bu kitap aslında nereden bakarsa oradan yanıt veriyor okuruna. Elbette Julia Cameron’ın kendi ifadesiyle bu kitabın spiritüel bir çalışma kitabı olduğunu (Kitabın alt başlığı Daha Üstün Yaratıcılık İçin Spiritüel Bir Yol) söyleyebiliriz. Spiritüelliğe uzak olanlar içinse pekâlâ bir alıştırma kitabı, yaratıcı egzersizler kitabı diyebiliriz. Hatta daha ileri giderek Julia Cameron’ın kitapta önerdiği temel egzersizin bir mindfulness pratiği olduğunu bile söyleyebiliriz.

Mindfulness kişiyi dışarı değil içeri bakmaya çağırır. Telefonu, tableti elinden bırakmaya, TV’nin karşısından kalkmaya, nefesine bakmaya, bir nehrin içindeki taş gibi suyun ve gökyüzünün üzerinden akmasına izin vermeye, içinde olup bitenlere lekesiz bir dikkatle bakmaya davet eder. Bunu yaptıkça içinde gördüğün şeylere karşı yargılar oluşturduğunu fark edersin, mindfulness onları da görmeye davet eder ve sonra onlara müşfik bir kalple yaklaşmanın mümkün olup olmadığını sorar.

İşte 12 haftalık çalışmanın merkezinde yer alan ve her sabah aksatmadan yazılması önerilen sabah sayfaları da böyle bir pratiktir.

“Ara sıra renkli olmalarına rağmen, sabah sayfaları genellikle olumsuz, sıklıkla bölük pörçük, çoğu kez kendine acıyan, yineleme dolu, gösterişli ve çocukça, kızgın veya yavan ve hatta saçma sapandır. Bu iyi!

Sabah yazdığınız bütün bu kızgın, sızlama dolu, ufak şeyler, yaratıcılığınız ile aranızdaki engellerdir. İş hakkında endişeler, çamaşırlar, arabadan gelen garip ses, sevgilinizin gözündeki tuhaf bakış- bunlar bilinçaltımızda dönüp durur ve günlerimizi karartır. Tümünü kağıda dökün.”

Her sabah uyanır uyanmaz, kimseyle iletişim kurmadan adeta bir uyurgezer gibi defterin başına oturmak ve 3 sayfa yazana kadar durmamaktır işin özü. Bir nevi “bilinç akışı yazı” diyebiliriz. Yazdığımız şeyler rüyalar gibi bölük pörçük, daldan dala atlayan, mantıksal bir dizilimi olmayan parçalardan oluşabilir. Problem yok! En güzel yanı sınırsız özgürlük tanımasıdır. Paragraf başı yapmak zorunda değilsiniz, noktalama işareti kullanmak zorunda değilsiniz, giriş-gelişme-sonuç derdiniz yok, çünkü yazdıklarınızı kimse okumayacak, ilk 8 hafta siz bile!

Kitabın temel alıştırmalarından diğeri haftada en az bir gün önerdiği sanatçı buluşması. İç sanatçıyı beslemek için kendinize ayırdığınız haftada hiç olmazsa 2 saatlik bir zaman dilimi. Bu buluşmaya sadece siz ve içinizdeki yaratıcı çocuk katılır.

“Sanatçınızın dışarı çıkarılmaya, gezdirilmeye, şımartılmaya ve işitilmeye ihtiyacı vardır.”

“Sanatçınız çocuktur. Anne baba ile geçirilen zaman, bunun için harcanan paradan önemlidir. Bir ıvır zıvır dükkânına uğramak, sahilde gezmek, bir akvaryumu veya bir sanat galerisini ziyaret için para değil zaman gerekir. Unutmayın kutsal olan, ayrılan zamandır.”

Amerikalı yazar, film yapımcısı, öğretmen Julia Cameron, en iyi “Sanatçının Yolu” kitabıyla tanınıyor.


İLK BAKIŞTA BİR SINAVA HAZIRLIK KİTABI GİBİ… LÜTFEN BIRAKMAYIN!  

Sabah sayfaları bizi düşündüklerimizle, kafamıza takılanlarla, sorunlarımızla ve kaygılarımızla tanıştırır. İçimizden geldiği gibi yakınabileceğimiz, yakarabileceğimiz, küfür edebileceğimiz, şükredebileceğimiz, dua edebileceğimiz sadece bize özel bir alandır. Sanatçı buluşmaları ise bazen masmavi gökyüzünün altında, bazen deniz kenarında sessiz oturarak, bazen bir parkta koşarak, bazen bir kırtasiyede renkli, sevimli çıkartmalarla oyalanarak ihtiyacımız olan şeylere, çözümlere yaklaştırır bizi.

Bu iki temel çalışmanın dışında kitapta her haftanın üzerinde çalıştığı konular vardır ve o konulara göre sunduğu alıştırmalarla ödevler bulunur. İlk bakışta neredeyse bir sınava hazırlık kitabı kadar yoğun gelebilir, gözler korkmamalı, bir kez başladıktan bırakamazsınız. Yüzleşmek, fark etmek bazen zor gelecektir, kabuklar kalktığında altından çıkanlar bazen hoşunuza gitmeyecektir. Lütfen bırakmayın. (Bunu her fırsatta yazar da söylüyor.)

Alıştırmalar, zekice hazırlanmış sorularla çocukluğunuzu, geçmişinizi, şimdinizi, çevrenizi, ilişkilerinizi didik didik eder. Unuttuklarınızı hatırlatır, hiç farkında olmadıklarınızı size gösterir.

“Sabah sayfaları ressamlar, heykeltıraşlar, şairler, oyuncular, avukatlar, ev kadınları kısacası yaratıcı bir şeyler yapmak isteyen herkes içindir. Bunun yalnızca yazarlar için bir yöntem olduğunu düşünmeyin. Çekinceniz ve işiniz ne olursa olsun sabah sayfaları size yarayacaktır.”

BEN NELER YAPTIM? 

12 haftalık bu çalışmayı bitirdikten sonra içimden gelen en büyük istek, bunu dünyaya duyurmaktı. Çünkü bu kitapla çalışırken yarım bıraktığım romanımın başına yeniden oturdum, bir müzikalin sahne metnini yazdım (sahnelenmek için zamanını bekliyor), yeni bir müzikal metninin taslak çalışmalarına başladım, bir oyun yazma yarışmasına katılmaya karar verdim ve yıllardır onlarca farklı deftere not aldığım yaratıcı fikirlerimi didik didik edip listelemeye başladım. Ve çalışmayı bitirmiş olsam da sabah sayfalarını yazmayı bırakmadım.

Son bir not: Bu çalışmaya başladığınızı kimseye söylemeyin ve sürecinizi kimseyle paylaşmayın. Nedenini 2. haftada siz de anlayacaksınız.

12 Haftalık Yolculuğun Haritası

1. Haftanın Başlığı: Güven Duygusunu Yeniden Kazanmak

-gölge sanatçılar

-içindeki düşman (olumsuz inançlar)

-içindeki müttefik (olumlayan silahlar)

2. Haftanın Başlığı: Kimlik Duygusunu Yeniden Kazanmak

-aklını başına toplamak

-dış düşmanlar: zehirli oyun arkadaşları, delirtenler

-iç düşman: kuşkuculuk

-dikkat

3. Haftanın Başlığı: Güç Duyusunu Yeniden Kazanmak

-öfke

-eş zamanlılık

-utanç

-eleştiri ile baş etmenin kuralları

-gelişme

4. Haftanın Başlığı: Bütünlük Duyusunu Yeniden Kazanmak

-dürüst değişimler

5. Haftanın Başlığı: Olasılık Duyusunu Yeniden Kazanmak

-sınırlar

-nehri bulmak

-erdem tuzağ

6. Haftanın Başlığı: Bereket Duyusunu Yeniden Kazanmak

-büyük yaratıcı

-lüks

7. Haftanın Başlığı: İlişki Kurma Duyusunu Yeniden Kazanmak

-dinlemek

-kusursuzluğu aramak

-risk

-kıskançlık

8. Haftanın Başlığı: Güç Duyusunu Yeniden Kazanmak

-varlığını sürdürme

-fildişi güç

-kayıp maskesi altında kazanç

-yaş ve zaman: ürün ve süreç

-formu doldurmak

9. Haftanın Başlığı: Şefkat Duyusunu Yeniden Kazanmak

– korku

– şevk

– yaratıcılıkta u dönüşleri

– engelleri yıkmak

10. Haftanın Başlığı: Nefsi Koruma Duyusunu Yeniden Kazanmak

– yolun tehlikeleri

– işkolik olmak

– kuraklık

– ün

– yarış

11. Haftanın Başlığı: Özerklik Duyusunu Yeniden Kazanmak

– kabul

– başarı

– sporun zeni

– sanatçının sunağını kurmak

12. Haftanın Başlığı: Bir İnanç Hissi Geliştirmek

– güvenmek

– gizem

– hayal gücünün oyunu

– kaçış hızı

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media