banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

ÇOĞALMASAK OLMAZ MI? DÜNYA 10 MİLYARLIK İNSAN NÜFUSUNU KALDIRABİLİR Mİ?

Doğa bilimci Chris Packham

2050’de 10 milyara tırmanması tahmin edilen nüfusun, doğal kaynaklar üzerinde büyük baskı yaratması bekleniyor. Doğa bilimci Chris Packham, BBC Earth-Eco Season serisinin ilk belgeseli 7.7 Milyar İnsan ve Sayım’da (7.7 Billion People and Counting) artan nüfus ile sürdürülebilir yaşam arasındaki ilişkiyi inceliyor. Chris’in Brezilya’dan Nijerya’ya, dünyanın dört bir yanına uzanan yolculuğu, 2 Mart Salı günü 21.35’te BBC Earth’te!

Dünya’daki insan nüfusu 7,7 milyar civarında. Birleşmiş Milletler’e göre her gün yaklaşık 385.000 bebek doğuyor ve bu sayıdan günlük ölüm sayısını çıkarsak bile günlük nüfus artış sayısı bir hayli fazla. Bu da 2050’ye kadar 10 milyar insana işaret ediyor.

Peki ama bu artış bizi niçin bu kadar ilgilendiriyor? Öncelikle her bir doğum, su, gıda, enerji gibi temel ihtiyaçları beraberinde getiriyor. Ve dünyanın kaynakları oldukça sınırlı. Her bir doğumda geleceği tüketiyoruz. Bunu belirlemenin yolu ise Ekolojik Ayak İzi hesaplaması.

BBC Muhabiri Charlotte McDonald’a konuşan, Küresel Ayak İzi Ağı (GFN) Direktörü ve kurucu ortağı Mathis Wackernagel, Ekolojik Ayak İzi için elimizde bir gezegen varken kişi başına ne kadar gezegen kullandığımızın kaydını tutma yaklaşımı tanımlaması yapıyor.[1] Başka bir deyişle, Ekolojik Ayak İzi hesaplaması, sürdürülebilir bir yaşama ne kadar yakın veya uzak olduğumuzun anlaşılmasını sağlıyor.

Dünya yalnızca bir tane ve biz, Sanayi Devrimi’nden bu yana gezegenimizdeki doğal kaynakları öylesine fütursuzca tüketiyoruz ki “Sürdürülebilir Bir Dünya” eşiğini 1970’lerde aşmış durumdayız. Yani 1980’lerin başından bu yana bize birden fazla Dünya gerekiyor. Mesela bugünkü nüfus ve tüketim alışkanlıklarıyla 1.7 Dünya’ya ihtiyacımız var. Ve bu rakam her saniye yükseliyor. Kötü haber ise sadece bir tane Dünya’ya sahip olmamız.

Burayı biraz daha açalım: Enerji, yerleşim, kâğıt-odun ve gıda kaynağı gibi ihtiyaçların gezegenimize bıraktığı bir yük söz konusu; bu ihtiyaçların karbon ayak izi, ormansızlaştırma, çayır ve tarım arazileri açmak için doğal alanların tahribatı ve aşırı avlanma ile doğrudan ilişkisi var.

Kısacası su tüketiminden gıda ihtiyacına, ulaşım ile barınma gibi sebeplerle enerji gereksinimlerinden atık artışlarına kadar tüm insan faaliyetleri doğal kaynakları olumsuz etkiliyor. Bizi sürdürülebilir bir yaşam sürmekten uzaklaştırıyor. Tam da bu sebeple nüfus artışını dengelememiz gerekiyor. Bu da kişisel bilinç gerektirmekle birlikte devlet politikası olarak da uygulanabiliyor.

Önümüzde Çin örneği var. Bugünkü nüfusu 1,39 milyar olan Çin, nüfus artışına engel olmak amacıyla 1980’den itibaren 30 yıldan uzun bir süre boyunca “tek çocuk politikası” yürütmüş ve ikinci çocuğa sahip olanlara çeşitli cezalar vermişti. BBC’nin haberine göre bu cezalar arasında para cezası, işsizlik ve zorunlu kürtaj vardı.[2]

Bu politikanın, doğal olarak doğum oranlarında bir düşüşe ve yaşlı nüfusta artışa yol açmasıyla birlikte Çin’de “tek çocuk politikası” yürürlükten kalktı ve Ekim 2015’te “iki çocuk politikası” duyuruldu. Böylelikle çiftlere ikinci çocuk hakkı tanınmıştı.

Harvard Üniversitesi’nden Susan Hellerstein ve meslektaşları, çiftlerin ikinci çocuğa sahip olmalarına izin veren hükümet politikasından sadece 18 ay sonra 5,4 milyon fazladan doğum gerçekleştiğini saptadı.[3] Başka bir deyişle, sadece bir çocukluk gevşetmenin 1,5 yıllık karşılığı 5 milyon fazladan çocuk olmuştu.

Buna karşın doğum oranlarının yüksek olduğu birçok ülkede hiçbir kısıtlama yok. Hal böyle olunca da dünya nüfusunun 2050’de 10 milyara ulaşması sürpriz olmayacak. Doğal kaynaklar ise daha büyük stres altında olacak.

BBC Earth’ün Eco Season kuşağı, nüfus meselesini irdeleyerek başlıyor

Doğa bilimci Chris Packham, BBC Earth’ün yeni serisi Eco Season kapsamında kritik ve göz ardı edilen nüfus artışı sorunun üzerine eğiliyor: Artan insan nüfusunun etkisini azaltabilir miyiz ve gelecek nesilleri umursayan insanlar olarak çoğalmamayı seçebilir miyiz?

Chris’e göre 2050’ye kadar gezegende 10 milyar insanın yaşaması, Dünya’nın sürdüremeyeceği kadar çok insana karşılık geliyor olabilir. Zor ve tartışmalı soruların yanıtlarını bulmak için dünyayı dolaşan Chris, zamanımızın en büyük sorunlarının kökeni olabileceğine inandığı şeyi, nüfus artışını araştırıyor.

7,7 milyar insanın yaşama alışkanlıkları ve halihazırda sahip olduğu etkiler göz önüne alındığında Dünya’nın sürdüremeyeceği kadar fazla nüfusa sahip olabileceğinden endişe eden Chris, nüfusun neden bu kadar hızlı arttığını, bunun doğal kaynaklar üzerinde ne gibi bir etkisi olduğunu ve yapılabilecek bir şey olup olmadığını irdeliyor. Bunun için de Dünya’nın dört bir yanını dolaşarak farklı ülkelerdeki örnekleri inceliyor.

Chris’in ilk durağı Brezilya; su kıtlığının eşiğinde olan bir mega kenti ve artan nüfusu beslemek için genişleyen bir endüstriyi keşfetmek için São Paulo’ya gidiyor. Orada karşılaştığı nüfus artışı, biyolojik çeşitlilik için korkunç sonuçlar doğuruyor.

Bir sonraki durağı, 2050’ye kadar dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesi olmaya hazırlanan Nijerya olan Chris, tüm zorluklara rağmen hayatta kalan olağanüstü bir topluluğu ve doğum oranının gelecekteki düşüşüne cevap olabilecek bir okulu ziyaret ediyor.

Ardından İngiltere’deki evinde Sir David Attenborough ile söyleşi yapıyor. O da tıpkı Chris gibi Population Matters adlı yardım kuruluşunda önemli bir görev alıyor. Chris ayrıca madalyonun öteki yüzünü çevirerek Dünya çapında düşen doğum oranlarını ve yaşlanan nüfusun etkisini de inceliyor. Dahası tüp bebek (IVF) yoluyla hamile kalmak için mücadele eden bir çiftle tanışıyor.

Birkaç nüfus uzmanıyla yaptığı söyleşilerde Chris’in odak noktası, tüketim seviyelerimizin halihazırda sahip olduğu etki. Bununla birlikte en önemli soruya dönüyor ve Dünya’nın fazladan iki milyar insanın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yeniden dengelenip dengelenemeyeceğini sorguluyor.

 PROGRAMDAN KISA KISA
  • 10.000 yıl önce, gezegende yaklaşık 5 milyon insan yaşıyordu. Bu sayı, 1800’de 1 milyara, 1960’ta 3 milyara fırladı. Nüfus, günümüzde 7,7 milyarken 2050’de 10 milyar insanı bulması bekleniyor.
  • Şu anda nüfusu 10 milyon veya daha fazla olan 30’dan fazla mega şehir var. New York, Şangay, Tokyo, Lima ve Mumbai gibi şehirlerdeki bu tür bir insan yoğunluğu, doğal kaynaklar üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.
  • 1960 yılında São Paulo yaklaşık 4 milyon kişiye ev sahipliği yapıyordu. Bugün ise nüfus 22 milyona yaklaşıyor. Şehir, 2014’te tarihteki en kötü kuraklıklarından birini yaşadı. Kent genelinde 13.000’den fazla özel kuyu açıldı.
  • Los Angeles, Cape Town ve hatta Tokyo gibi birçok şehir, ciddi su sorunuyla karşı karşıya kaldı. 25 yıl içinde Londra’nın da bu noktaya ulaşabileceği tahmin ediliyor.
  • Gezegendeki insan nüfusunun iki katına çıktığı dönemde, yaban hayatı nüfusunun toplam büyüklüğünün yarı yarıya azaldığı düşünülüyor.
  • Dünyadaki herkes İngiltere’deki ortalama bir insan kadar tüketim yaparsa, sürdürülebilir bir şekilde yaşamak için neredeyse iki Dünya kadar daha doğal kaynak ihtiyacımız olacağı düşünülüyor. Herkes ortalama bir ABD’li kadar gibi tüketirse de yaklaşık 4 Dünya’ya daha ihtiyacımız var.

Eco Season”a BBC Earth kanalından (Digitürk, Tivibu ve D-Smart platformlarında yer alıyor) ulaşabilirsiniz.

(Bu içerik, BBC Earth & Ajandakolik iş birliği kapsamında hazırlanmıştır. Her hakkı saklıdır.)

 

[1] https://www.bbc.com/news/magazine-33133712

[2] https://www.bbc.com/news/world-asia-34665539
[3] https://www.newscientist.com/article/2214179-chinas-two-child-policy-linked-to-5-million-extra-babies-in-18-months/

 

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media