banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

AjandaKolik Reklam

“ADA’NIN EJDERHALARI” İLE ÇOCUKLAR DUYGULARINI ÖĞRENECEK


DİKKAT DİKKAT! BU KİTAP EJDERHA İÇERİR! 

Ama hiç kimse bu ejderhaları göremez, kitabımızın baş kahramanı Ada dışında! Üstelik bunlar, bildiğimiz ejderhalardan farklı, her biri kendine has özelliklere sahip. Ve aslında bu ejderhalar, Ada’nın duygularından başka bir şey değil. O zaman tanıştıralım: Üzgün, Öfkeli, Korkak, Sakin, Mutlu ve Cesur. 

Yazı: Nilüfer Türkoğlu
nilufer@ajandakolik.com 

Evet evet, birazdan size bahsedeceğim hikaye, küçük bir kız ve altı ejderhası hakkında! Ejderhalar gerçek mi demeyin, beni iyi dinleyin… Sizin köpeğiniz, kediniz varsa hikayemizin kahramanı Ada’nın da birbirinden farklı, birbirine zıt ejderhaları var. Rengarenk olan bu ejderhalar, Ada’nın duygularını simgeliyor. Mesela Üzgün, gümüşi renkte bir mutsuzluk içinde, Cesur pek muhteşem ve gösterişli, mor renkte. Korkak hep endişeli. Onun rengi sarı. Peki ya Öfkeli nasıl derseniz bu ateşli arkadaş adına yaraşır derecede alev kırmızısı. Sakin’e gelince… Huzurlu ve barışçıl bir ejderha olan Sakin, denizler, okyanuslar gibi masmavi. Ve altıncı Ejderha hangi duygu diye soracak olan olursa Mutlu’yu unuttuğumu düşünmeniz beni hiç mutlu etmez doğrusu! Kocaman gülümsemesiyle bakın orada duruyor. “Pembe düşün” demek gibi bir şey! Çünküüü pembe renkte, Mutlu.


TÜM DUYGULARIN GÜCÜ ADINA 

Tanıştırma faslını geçtiysek kötü bir günün ardından Ada’nın nasıl olduğuna bir bakalım! Dondurmacının kapalı olması Ada’nın bazı duygularını ortaya çıkarıyor. Tahmin etmeniz hiç de zor olmasa gerek! Her biri farklı duyguyu temsil eden ejderhalardan öne çıkanları görelim: Öfkeli, dondurmacının kapalı olduğuna çok sinirlenmiş. Burnundan duman soluyor adeta! Korkak, çok korkmuş bu karmaşada. Üzgün de giderek büyümüş büyümüş. İşte bu üç ejderhanın verdiği tepkiler Sakin’i, Mutlu’yu, Cesur’u bir anda ortadan kaybolmasına neden olmuş! Ada’nın duygularını şimdi siz düşünün! Evet ne mutlu ne sakin ne de cesur kendisi… Diğer ejderhaların neden gittiğini de iyi biliyor. Oysa Ada’nın tüm ejderhalara birlikte ihtiyacı var.


ÇOCUKLARA TÜM DUYGULARI AYNI ANDA ANLATMAK 

Altı yaşından beri yazmayı çok seven ve ilkokul öğretmeni olan Frances Stickley’yin yazdığı “Ada’nın Ejderhaları”, (orijinal adı: Daisy’s Drangons) ejderha metaforuyla çocuklara duyguların önemini anlatan, Annabel Tempest’in eğlenceli çizimleriyle de renklenen eğitici bir kitap. Şimdiye kadar pek çok kitabı olan ve diğerlerinin de Türkçeye bir an önce kazandırılması gerektiğine inandığım yazar, yalnızca olumlu duyguları değil, olumsuz olanları da çocuklara anlatarak zor olanı başarıyor. Tüm duyguların ancak birlikte olunca var olabileceğinin altını çizen kitabında Stickley, olumsuz duyguların da ihtiyacının önemini vurguluyor.


Çocuklar için henüz soyut bir kavram olan “duygular”ın aslında masallarda yaşayan ejderhalarla karakterize edilmesi, çok doğru bir tercih. Gözle görülür, elle tutulur olmayan bir yaratıkla duyguyu bağdaştırmak, çocuklar için daha kolay ve akılda kalıcı olabilir. Ebeveynlerin, çocuklarıyla duyguları hakkında konuşabilmesini destekleyen ve diyalog başlatıcı niteliğe sahip olan “Ada’nın Ejderhaları”, sonunda yer alan etkinlik sorularıyla da annelerin ve babaların çocuklarıyla duygularını konuşmalarına dikkat çekiyor.

Çocukların, geleceğin özgüvenli, iletişime açık, sosyal ve kendini tanıyan bireyleri olmasının yolu duygularını tanımaları, tanımlayabilmeleri ve konuşabilmelerinden geçiyor. O yüzden “Ada’nın Ejderhaları” gibi destekleyici kitaplara ihtiyacımız çok. Uyarı! İçinizde ejderhaların var, onlara sımsıkı sarılın ve hiç birinin gitmesine izin vermeyin. Bugün üzgünsek yarın mutlu olduğumuzda bunu daha iyi anlayacağız. Her gecenin sabahı, uykunun uyanışı var. O yüzden yüzünüzü dökmeyin!

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media