Fransız yazar Marie Robert’ın ismini henüz duyuyoruz çünkü Türkçe’ye çevrilmiş hiçbir kitabı yok ta ki Ayrıksı Yayınları’ndan yeni çıkan ‘Sen Çözemezsen Kant Çözer’ isimli kitabına dek. Felsefeye ilginiz var mı bilmiyorum ama Robert, kütüphane raflarından indirdiği felsefeyi hayatımızın orta yerine koyuyor. Robert’la ilk defa Türkçe’ye çevrilen kitabı hakkında konuştuk.

Söyleşi: Nilüfer TÜRKOĞLU

İsminde Kant olduğuna bakmayın, aslında bu kitabın bir felsefe kitabından ziyade kişisel gelişim kitabı olduğunu söylemekte fayda var. Belki de diğer kişisel gelişim kitaplarından farkı, sığındığımız limanların Kant’tan Nietzsche’ye Spinoza’dan Platon’a felsefenin babaları olması. Üniversitede felsefe okumuş yazar Marie Robert, hayatımızdaki krizlerle başa çıkabilmenin reçetesini felsefe aracılığıyla veriyor.

Son kitabınız ‘Sen Çözemezsen Kant Çözer’ ile ilk kez Türk okuyucuyla buluştunuz. Hatta biz de Ajandakolik olarak bir okura kitabınızı hediye ettik!

Ah çok teşekkür ederim. Açıkçası Türk okuyucuyla buluştuğum için çok heyecanlıyım! Kitabımın Fransa dışında, diğer ülkelerde yayımlandığını düşünmek elbette mutluluk verici. Yazarken kelimelerinizin ve bilgisayarınızın karşısında yalnız kalıyorsunuz. Kitabınız ancak okurlar sahiplenirse var oluyor. Ve kitabınızın sınırları aştığını görmek çok güzel! Kitapta bahsettiğim filozofların çoğu düşüncelerini beslemek için sınırların ötesine geçmiştir.

Fransızca ve felsefe bölümlerinden mezunsunuz. Peki sonra kariyeriniz nasıl ilerledi? 

Sorbonne’da felsefe okumayı seçtim. Sonra üniversitede profesör oldum ama birkaç yıl sonra, prestijli bir kariyer olmasına rağmen bıraktım. Sonra lise öğretmeni olmaya karar verdim. Montessori pedagojisi kullanan bir okulda. 3-6 yaş ve 6-12 yaş çocuklar için iki okul kurdum: biri Marsilya’da, diğeri Paris’te. Öğrencilerimden bir şeyler öğrenmeyi, beni zorlamalarını seviyorum. Öğretmek açık olmayı kabul etmektir. Paylaşım benim için çok önemli. Bu yüzden kitaplar yazıyorum. Paylaşmak için!

Kitabın ismi de bir hayli ilgi çekici! Okuyucuyu ne bekliyor? 

Zor durumlara farklı açılardan bakabilmenin yöntemlerini bulacaklar. Bu kitap bir şeyler yapmanızı gerektiren bir metot sunmuyor, sadece zorluklar karşısında başvurabileceğiniz farklı tutumlardan bahsediyor. Ayrıca kitabı okurken eğlenecekler de. Belki de artık daha az komplike görünen bazı filozofları yeniden okumak isteyecekler, kim bilir…

Kitabı okuduktan sonra bendeki etkisi tam olarak bu oldu diyebilirim. Batılı filozoflardan gelen bilgeliğin incilerini kullanarak modern yaşamın günlük zorluklarıyla yüzleşmemizde bize ışık tutan ‘Sen Çözemezsen Kant Çözer’ ile sorunlar son bulacak mı? 

Sorunlar azalmayacak ama krizlerle başa çıkabilmek kolaylaşacak. Böyle bir bakış açısıyla durumların üstesinden gelebileceğimizi ve bunun çok da zor olmadığını anlayacağız.

Kontrol edemediğimiz durumlar neler?

Hayatımızdaki çoğu şeyi kontrol edemiyoruz. Bizi zorlayan bir sürü durumla karşılaşıyoruz. Ancak bu durumları aşmayı öğrenebiliriz. Sevgilinizin ailesiyle tanışmaya gittiğinizde, köpeğiniz öldüğünde, çocuğunuz çok çabuk büyüdüğünde, IKEA’ya alışverişe gittiğinizde, yaşlandığınız için gözlük takmak zorunda kaldığınızda kontrolünüzü kaybedebilirsiniz. Bunlar gibi daha birçok sorun var ve herkes bunlara benzer şeyler yaşayabilir.

Hayatta zorlandığınız anlarda siz hangi filozofun yanınızda olmasını isterdiniz? Önerileriniz neler? 

Kant, Aristo, Plato, Bergson, Spinoza, Wittgenstein, Pascal, Epikür vesaire…  Filozoflar çok ciddi görünen yaşlı hocalar değildir. Ayrıca bize burada ve şimdi söyleyecekleri bir şeyleri vardır.

Son olarak Türk okurlarınıza neler söylemek istersiniz?

Türk okurlarımla buluşmak için sabırsızlanıyorum! Umarım ileride Türkiye’ye gelebilirim. Ama her şeyden öte; felsefeden korkmayın.