banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

ORUÇ ARUOBA’YI ÖLÜMÜNÜN BİRİNCİ YILINDA ÖZLEMLE ANIYORUZ


Değerli yazar, şair Oruç Aruoba’yı, aramızdan ayrılışının birinci yılında kızına yazdığı “Zilif” isimli mektup kitabındaki şu satırlarla anıyor, onu özlüyoruz. 

***

“sen, buluşabildiğimiz ender günlerden birinde, bana gelmiştin. yaz başıydı; ben bahçede oturmuş rakı içiyordum; sen de – galiba mutluluktan – koşuşturup duruyordun. sana, yarı şakayla, “haydi bakalım – bana erik getir” demiştim. koşup gitmiştin: bahçede bir erik ağacı olduğunu biliyordun. epey sonra (hatta, biraz daha gecikseydin, kalkıp sana bakmağa gidecektim), alı al, moru mor, kan-ter içinde geri gelmiştin: elinde bir külah: manavdan, harçlığının son kuruşuna kadar vererek aldığın erikler…
ağaçta erik yoktu; ama baban senden erik istemişti…- ne yapabilirdin ki…
yapman gerektiği için yapabileceğini yapmıştın – işte seni insan yapan da bu.

artık bu yaşa geldiğine göre, öğrenmişsindir; biliyorsun, biliyorum: öyle ‘insanlar vardır ki, babaları onlardan erik istese, gidip, şöyle bir bakıp, “ağaçta erik yok” diyebilirler. böylesi ‘insan’ları tanıdın, biliyorsun.
ama sen – senin yapabileceğin çünkü yapman gereken tek birşey vardı: baban’a erik bulmak… hani masallarda vardı ya – bütün erikler “kaf dağı’nın ardında” olsaydı, o zaman sen de bir “zümrüd-ü anka kuşu” bulup, sırtına biner, yola koyulurdun…

buna, seni öylesine etkileyene, ve o yaptığını yapmak istemeni sağlayana, onu yapacak gücü sana verene, “sevgi” adının takıldığını işitmişsindir, bol bol – herkes ondan sözeder; o “erik yok” diyenler de kullanırlar bu sözcüğü. ama biliyorsun; gidip erik aramayı sahiden isteyenler pek azdır – sahiden arayanlar daha da az…-
bulabilenler…
aslında yalın birşeydi bu senin için: öyle büyük sözcükler falan gerektirmeyecek, hatta, hiç- birşey söylemeyi gerektirmeyecek kadar yalın birşey:-
baban senden erik istemişti – o kadar…”

Etiketler:
YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media