banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

DUYGU GENÇAĞ: “TEEN TITANS GO!’DAN DAHA EĞLENCELİ BİR KİTAP ÇEVİREMEM”


Netflix&Cartoon Network dizisi Teen Titans Go!’nun Türkçede yayımlanan ilk çizgi romanı Duygu Gençağ çevirisiyle Dinozor Genç kitaplığındaki yerini aldı.  Kitabı, çevirmeni ve aynı zamanda bir Teen Titans Go! hayranı olan Duygu Gençağ ile konuştuk.

Söyleşi: Gülsüm Güller
gulsumyahyaguller@gmail.com

Tiranlar ileri! Teen Titans Go! severlerini heyecanladıracak bir haberimiz var: Tuhaf ve sıradışı zekaların ürünü bu Cartoon Network animasyon serisinin çizgi romanlarından biri, Duygu Gençağ çevirisiyle Türkçeye kazandırılarak raflardaki yerini aldı.  Yazar kadrosunda Jorge Corona, Ben Bates, Lea Hernandez, Chris Gugliotti; çizer kadrosunda ise Jeremy Lawson, Ben Bates, Lea Hernandez ve Chris Gugliotti bulunan Teen Titans Go! Parti, Parti! kitabı, Mayıs ayında, Ayrıntı Yayınları’nın gençlere özel kitaplığı Dinozor Genç etiketiyle piyasaya sunuldu.

Her bölümüyle gerçek dünyadan uzaklaştırıp kendi evrenlerine çeken, yer yer imrendiren zıpır genç titanların diyaloglarıyla haşır neşir olmak, onların Türkçedeki sesi olmak nasıl bir duygu? İlk çeviri kitap heyecanı da eklenince…

Zıpır karakterlerle dolu kıpır kıpır bir çizgi roman. O enerjiyi yakalamadan kitabı asla çeviremezdim sanıyorum. Hatta bir şey itiraf etmeliyim! Bu kitap benim yayımlanan ilk çeviri kitabım ama daha öncesinde Dinozor Genç için bir çizgi roman serisinden başka bir kitap çevirmiştim. Kitap, incelemeye gittiğinde editörümden bir not geldi. “Eski kelimeleri daha az kullan Duygucum.” O an anladım, kitaba uyum göstermem gerek. Aynı hatayı Teen Titans Go!’da yapmamak için çeviriye başlamadan önce dizinin bölümlerini defalarca izledim, çok fazla okuma yaptım, DC ve Marvel filmlerini de açıp açıp izledim. Çizgi romanın çok ayrı bir dünyası var.

Çalışırken gençleşmek bu olsa gerek! Titanlar takımının bu yeni genç versiyonunu hayranlarının gözünde cazip kılan nedir? Süper kahramanlar dünyasına kıyasla daha kusurlu, eğlenceye düşkün, her daim hazır ve nazır ciddi tutumlardan uzak ve genç olmaları mı? Ya da komik? Bu konuda ne düşünüyorsun?

Kesinlikle daha kusurlu olmaları diyorum. Diziyi izlerken Batman’le dalga geçtikleri bölümlere de bayılıyordum hatta. Yani öyle bir takım ki Batman’le bile alay edebiliyor. Kitapta da Süpermen’e ve diğer DC kahramanlarına eşek şakası yaptıkları bir bölüm var. Cyborg’un Silikon Vadisi’nde bir start up şirketinin başına geçmesi bölümü var. İnanılmaz karakterler.

“İYİ Kİ ARTIK SIKICI ÇOCUKLAR DEĞİLLER”

Batman’le ve  reality show’larla, ilişkilerle dalga geçtikleri bölümler, Yıldız Ateşi’nin Robin’i süründürmesi, tüm bunlar çok eğlenceli. Söz açılmışken, Robin karakterinin tarihi 1940’lara dayanıyor, peki ya çatlak takımı? Yıldız Ateşi, Canavar Çocuk, Kuzgun ve Cyborg. Bildiğim kadarıyla önceden hepsi ciddi çocuklardı. Sonra ne oldu acaba?

İyi ki de artık öyle sıkıcı çocuklar değiller. Örneğin; Red Kit’i hem izledik hem okuduk. Ama şimdi okusam bile ne beni ne de gençleri, çocukları etkileyebiliyor. Hatta Red Kit’i fazla ataerkil, maço bulanlar da olacaktır. Çizgi romanda karakterler çok güçlü çizilip anlatılıyor. Fakat değiştirilmeye de bir yandan çok müsaitler. Bu değişimi sonuna kadar destekliyorum.

Haklısın, iyi ki DC evreninin değişmeye ve güncellenmeye müsait bir yapısı var. Bir yerde titanlar bir yerde de genç titanların kafası. Genç titanlar dünyayı sallıyor. Batman: Year One isimli eserin çizeri David Mazzucchelli’nin şöyle bir sözü var:  “Süper kahramanlar en iyi kendi dünyalarında—ergenlik öncesi dünyada yaşarlar…” Sen ne diyorsun? Yetişkinler de bu dünyaya dahil olabiliyor mu?

Bu konuya geldiğimiz iyi oldu. Diziden bir *spoiler* vereceğim. 200. bölümde yavaş yavaş etraflarındaki oda, duvarlar kaybolmaya başlıyor. Kahramanlarımız, bunu çözmek için her şeyin başladığı yere Warner Bros.’a gidiyor. Kendi yapımcılarıyla tanışıyorlar ve hiç de öyle havalı adamlar değiller yani. Kayıp olan senaristler en sonunda bir fast food dükkânında bulunuyor ve böylece Titanlar kaybolup gitmekten kurtuluyor. Diyeceğim o ki, kendimizde keşfetmemiz gereken birçok oda var. Ergenlik, genç süper kahramanlık; yılmadan bir iç keşfe çıkmak… Yetişkinlerin dünyası çok farklı. Bazen kendi yarattığınız çizgi dizi yüzünüzden ailenizi görmemek, diziden bıkmak ama üzerine böyle dâhice bir bölüm çıkartmak da var…

Bu geldiği haliyle, çizgi romanı okurken ben oğlumdan daha çok eğlendim sanırım. Özellikle okuduğum cümlelere genç titanlar takımının kendi seslerinin eşlik ettiğini fark ettiğimde. Şimdilik 10 macerayla buluştuk, bu bir ilkti, yeni maceralar gelecek mi?

Eğlenmene çok sevindim Gülsüm! Herhalde ben de bundan daha eğlenceli bir kitap çeviremem. Çevirirsem de yine Teen Titans Go! olur. İşte tam da bu yüzden… Seriye devam edeceğiz. İleri! (Gülüyor.)

***

İlgilenenlere veya öğrenmek isteyenlere bir not:

Teen Titans Go!, Michael Jelenic ve Aaron Horvath tarafından hayata geçirilmiş ABD yapımı bir animasyon televizyon dizisi. İlk olarak Teletoon tarafından Kanada’da 6 Eylül 2013 tarihinde yayınlanan dizi, Amerika’da 23 Nisan 2013, Türkiye’de ise 1 Haziran 2015’te seyircisiyle buluştu. Bir DC karakteri olan Robin ve takımının saçma maceralar etrafında şekillenen gündelik hayatının işlendiği dizide, yapımcılar deyim yerindeyse el atmadık mesele bırakmıyor. Ayrıca alışıldık DC karakterlerinin 2013’ten itibaren Michael ve Aaron’un ellerinde bambaşka kimliklere büründüğünü görüyoruz.

 

 

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media