banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

BİR ÇOCUĞUN GÖZÜNDEN KOCAMAN DÜNYAMIZA GÜNAYDIN


Çağdaş Türk resminin duayenlerinden Mehmet Güleryüz’ün 1968 yılında çizdiği, o zamandan beri Türkiye’nin önde gelen grafik sanatçısı Mengü Ertel’in çekmecesinde, “Dostun Çekmecesi”nde bekleyen resimler, dostluğu yücelten sıcacık bir öyküye ilham veriyor. Esma Ertel’in sihirli kaleminde çocuklarla buluşuyor. 

Yazı: Hande Avtan

Güçlü dostluklar, sınırsız renkler ve akıl almaz maceralarla dolu yepyeni bir dünya, aslında içinde yaşadığımız dünya… Esma Ertel ilk çocuk kitabı “Dünya Çocuklarına Günaydın” ile büyülü bir kapı aralıyor. Kapının ardı neşe, güzellik ve çeşitlilik dolu. Kitabın birbirinden ilham verici çizimleri ise usta ressam Mehmet Güleryüz imzası taşıyor. Nisan ayında Doğan Egmont aracılığıyla okuyucuyla buluşan kitap, 53 yıllık “unutulmuş” bir geçmişe yeniden can katmasıyla da özel bir çalışma.

Farklı coğrafyalarda zenginleşen dostluklar

Sanatçı bir dedenin sizi sıcacık sarıp sarmalayan evine gittiğinizi hayal edin. Rengarenk boyalarla, hayallerle, beyaz üstüne yazılan siyahlarla bezeli bir sanatçı masasında otururken başlayan bu yolculuğun sizi götüreceği farklı farklı coğrafyalar var. Bu farklılıkların içindeyken aslında özünde aynılığın, sevginin, dostluğun ve buna bağlı ilerlemenin, gelişmenin, hayattan zevk almanın öyküsü “Dünya Çocuklarına Günaydın”.

Bir çocuğun gözünde, kocaman dünyamızın sınırsız dostluk kurma potansiyeli vardır. O masumiyetten yola çıkan bu sıcacık hikâyede biz okuyucular da bu dostluklara eşlik ediyoruz. Dostlarımızın arasında kimler kimler yok ki… Hayatının renkliliğiyle kahramanımıza her daim ilham olan Bedia Hanım, devesi Moku ve horozu Mırmır Asya kıtasındaki ilk dostlarımız. Onlarla çıktığımız devri-alemimiz sırasında yepyeni dostlar ediniyoruz, her yeni kıtada dost zincirimiz genişliyor.

Bahsettiğimiz dostluk teması kulağa alışılmış gelebilir. Fakat kalemin orijinalliği ve farklı bakış açısıyla birleşince biricik bir eser çıkmış ortaya. Üstelik eserin alametifarikalarından olan Mehmet Güleryüz imzalı çizimler de dostlarımızı gözümüzde canlandırmamızı sağlıyor.

Bu özgün eserin çizimlerinin hikayesi de bir o kadar kendine has. Çağdaş Türk resmi denince akla gelen isimlerin başında yer alan Mehmet Güleryüz bundan 53 yıl önce kitaptaki dostlarımızın çizimlerini yapıp Türkiye’nin önde gelen sanatçılarından Mengü Ertel’e veriyor. İşte elimizde tuttuğumuz bu eserin tohumları o günkü “Dostun Çekmecesi”ne uzanıyor. O günlerde atılmış tohumlar günümüzde büyümüş renkli, her dalında farklı hikayeler barındıran bir ağaca dönüşmüş adeta.

Güneşi selamlarken o anda olmak, anı paylaştıklarımıza müteşekkir olmak gibi değerli öğretileri barındıran bu kitap gerek edebi niteliği gerek görsel kalitesiyle bizlere yeni bir perspektif kazandırıyor. Kitabın ortaya çıkışının da tesadüf ve dostluğa dayanması sadece bir tesadüf mü yoksa güzel şeyler hep başka güzel şeyler getirir demek daha mı doğru karar sizin.

Bütüncül bir yaklaşımla ele alınan dostluk öyküsü

Yazar bu dostluk temasını merak unsuru üzerinden ele alarak bir çocuğun belki de öncü merak ögelerinden biri olan dünyamızı da hikayesine dahil etmiş. Dünyamız da hikâyenin başkahramanlarından.

Üsküdar’da bir konakta başlayan hikâye, ormanlar kralını, yerel halkları, unutulmaya yüz tutmuş dilleri, masalsı karakterleri, değişen coğrafyaları, birbirinden güzel tesadüfleri katıyor bünyesine. Her seyahatte olduğu gibi gezginler ayak bastıkları coğrafyalardan kendilerine kattıklarıyla değişiyor; yola çıktıkları insandan farklı bir insana dönüşüyorlar.  Empatisi, farklı canlılara karşı bilinçleri artan kahramanlarımızla birlikte bizler de gelişiyoruz.

Dostluğa iyilik üzerinden bütüncül bir yaklaşım geliştiren kitap sadece çocuklar değil yetişkinler için de bu anlamda büyük bir önem taşıyor. Her günün sonunda başlayan yeni maceralarla Dünya Çocuklarına Günaydın diyen kitap hepimize hayatın güzelliğini, dünyanın karadan, sudan ve havadan fazlası olduğunu en içten yolla hatırlatıyor.

 

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media