banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

BAŞKA SİNEMA AYVALIK FİLM FESTİVALİ “FIRTINALI” GEÇTİ!


Bu yıl dördüncüsü gerçekleşen Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’ni takip etmeye devam…

 

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nde 5 Eylül’de neler oldu?

Festivalde gün Kültür için Alan işbirliğiyle gerçekleşen öğrenci atölyeleriyle başladı. İnsanlar İkiye Ayrılır filmleri festivalde gösterilen yapımcı-dağıtımcı Ersan Çongar ve yönetmen-senarist Tunç Şahin öğrencilerle bir araya geldiler. İnsanlar İkiye Ayrılır’ın pandemiye denk gelen yapım sürecinde yaşadıklarını, senaryo yazma pratiklerini, yapımcılığın gereklerini ve film dağıtımcılığına dair soruları yanıtladılar, öğrencilere ilham verdiler.

Defne Koryürek moderatörlüğündeki “Bu, Gelecek Yazların En Seriniydi” başlıklı panel de, yoğun katılımla Amfitiyatro’da düzenlendi. Önder Algedik, Özlem Altıparmak, Ebru Baybara Demir aslında bir sistem krizi olan iklim krizinin nasıl ve neden bu noktaya geldiğini, bu bozulmanın matematiğini konuştu. Panelde, “Büyüme ve kalkınma” gibi kavramların dünyaya maliyetini, gezegenin dengesinin nasıl tarumar edildiğini, artık dilimize yerleşen ekokırım kavramını ve işin hukuki yanlarını tartışmaya açtılar. Bunun yanı sıra, istatistiki verilerle iklim krizinde gelinin noktanın vahameti gözler önüne serilirken, atılabilecek kimi onarıcı adımlar hayata geçirilmiş örneklerle ele alındı.


Bir Nefes Daha filminin gösterimi ise yönetmen Nisan Dağ, yapımcı Müge Özen ve başrol oyuncuları Oktay Çubuk, Hayal Köseoğlu ve Eren Çiğdem’in katılımıyla gerçekleşti. Nisan Dağ, 2015 yılında çektiği belgeselle keşfettiği rap kültürüyle karşılaştıktan sonra, tanıştığı çocukların rap müzikten aldığı güç ve ilhamla filmin hikayesinin ortaya çıktığını söyledi. 

Başrol oyuncularından Oktay Çubuk; “Bilmediğim bir kültürü sıfırdan öğrendiğim bir süreçti. Rap müziğe meraklıydım belki oradan biraz altyapım vardı. Bir seneye yakın bu role çalışma zamanım oldu, elimden geleni yaptım,” dedi.


Hayal Köseoğlu
, oyunculuk açısından zorlayan ama çok şey öğrendiği kıymetli bir süreç yaşadığını söyledi ve “Ben de normalde kendi bestelerimi yapan biriyim ama karakter için müzisyen tarafımı katmama gerek yoktu. Oyunculuk olarak her şeyimi verdiğim bir iş oldu, şahaneydi sevdiğim insanlarla çalışmak,” dedi. Eren Çiğdem rap müzik üzerine uzun bir çalışma dönemi geçirdiklerini söylerken, yapımcı Müge Özen; “Da Poet ile çalıştık, bizim için mükemmel müzik yerine rapçi olarak tutunmaya çalışan karakterlerin yapabileceği müzikler yaptı. Oyuncuların da şarkı sözlerine katkıda bulunduğu ve şarkı sözlerinin de bir hikâye anlatma aracı olarak kullanıldığı bir film oldu,” dedi.

Florian Zeller imzalı Baba / The Father, Céline Sciamma’nın filmi Küçük Anne / Petite Maman, Radu Jude yönetmenliğindeki Kaçık Porno / Bad Luck Banging or Loony Porn, Dominik Graf imzalı Fabian veya Bok Yoluna Gitmek / Fabian – Going To The Dogs ve Joachim Trier’nin Dünyanın En Kötü İnsanı / The Worst Person in the World filmleri günün izleyiciyle buluşan diğer yapımlarıydı. Kaçık Porno filminin gösterimi sonrasında Fatih Özgüven izleyicilerle filme dair bir sohbet gerçekleştirdi.


Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nde 6 Eylül’de neler oldu?

Festival güne Ayvalık’ta patlaması beklenen fırtına uyarısıyla uyandı. Bu nedenle Amfitiyatro’da açık havada yapılması planlanan Beni Sevenler Listesi izleyiciyle Vural Sineması’nda buluştu. Yönetmen Emre Erdoğdu, oyuncular Halil Babür, Hayal Köseoğlu ve yapımcı Beste Yamalıoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen, bol kahkaha ile geçen film sonrası söyleşide Emre Erdoğdu; “Ben başka bir film yazarken artık o film meselem değilmiş gibi hissettim. Hayatım boyunca mesela ettiğim bir konu içimi harlamaya başlamıştı. O da; sevilme isteği. Yılmaz karakterim vardı zaten yazdığım ve birden karaktere çalışmaya başladım. Halil’i düşünerek yazmıştım, onunla konuştuk hemen. Ayris’e (Alptekin) ve Onat’a (Esenman) da buradan teşekkür etmek isterim. Beni Sevenler Listesi, motivasyonumun güçlü olduğu, kendimi tam sinemacı gibi hissettiğim film oldu,” dedi.

Senaryo aşamasından itibaren dahil olduğu film için Halil Babür, “Birlikte çalışarak hepimizin karaktere ve derde dair perspektiflerini karıştırarak ilerledik. Sevilme derdi biraz ortak bir dert. Herkeste var, biz biraz adını koyduk diye düşünüyorum. Bu işi yapmanın içindeki temel harçlardan biri de sevilme dürtüsü,” derken Hayal Köseoğlu Bir Nefes Daha ve Beni Sevenler Listesi filmlerinin oyuncu seçmelerine arka arkaya girdiğini ve kötü geçtiğini düşünürken seçildiğini ve filmde olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Yapımcı Beste Yamalıoğlu ise; izleyicinin filmi sevdiğini, ama Türkiye’de bu filmi yapmanın zor olduğunu, yapımcı Tamay Abbasoğlu’nun filme inanması sayesinde çekilebildiğini söyledi, filmin yakın zamanda bir uluslararası festivalde izleyiciyle buluşacağını müjdeledi.


Anadolu Kültür
ve Diyarbakır Sanat Merkezi tarafından 2012den bu yana yürütülen Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK programı kapsamında Temmuz 2020-Nisan 2021 tarihleri arasında düzenlenen BAK Kulaktan Kulağa Kolektif Üretim Atölyesi ile Diyarbakır, Mardin ve Batmandan 12 kadının şehre ve hafızaya dair hikâyelerini beyazperdeye taşıdıkları kısa filmler de izleyiciyle buluştu. Gösterim sonrasında proje koordinatörlerinden Bilge Işık ve filmlerin yönetmenlerinden Fatoş Güneri ve Rozerin Tadik izleyicilerle bir araya gelerek soruları yanıtladı. Bilge Işık işin ruhunu, birlikte üretmenin ruhunu açığa çıkarabilecek bir yöntem izleme gayesiyle 15 kadınla işe başladıklarını, atölyenin sonunda 12 film çıktığını ve birbiriyle konuşan bu filmlerin ilgiyle karşılandığını anlattı. 4 Aralık 2020, Nusaybin adlı kısa filmin yönetmeni Rozerin Tadik, “Yaşadığımız şehirler birbirine çok yakın, yaşadığımız şeyler çok ortak,” diyerek söze başladı, atölye için bir araya geldiklerinde hikâyelerinin birbirine çok yakın, acılarının ortak olmasından ötürü birbirlerine, “Acaba biz aynı evde mi yaşamışız?” dediklerini ve bunun bütün süreci olumlu etkilendiği anlattı. Bir Çember Düşün’ün yönetmeni Fatoş Güneri, “12 kadının da hafızayı zorlama adına bir çabası var. Hatırladıklarımızın ve hatırlayamadıklarımızın kıymetini ortaya çıkarmaya çalıştı. 12 filmi tek seferde izlemeyi seviyorum, birlikte izlemek daha büyük bir anlam ifade ediyor,” dedi.

Bilge Işık, Rozerin Tadik ve Fatoş Güney ayrıca sabah atölye için öğrencilerle buluşarak BAK projesini, atölye dönemini, filmleri yapma süreçlerini ve deneyimlerini paylaştılar.

Festival Biletleri

Tam: 30 TL 

Öğrenci ve 65 Yaş Üstü: 20 TL (Girişte kimlik gösterilmesi gerekmektedir) 

Biletler www.biletix.com üzerinden ek bir ücret ödemeden satın alınabilecek. Seanslardan yarım saat önce ilgili sinema gişesinden gösterilecek film için bilet almak mümkündür. Gişelerden ileri tarihli filmlere bilet satışı yapılmayacaktır. 

Festivalimizde Covid-19 önlemleri uygulanmaktadır.
Festival gösterimleri boyunca hem açık hem kapalı alanda gösterimler süresince maske takılması zorunludur.
Gösterim ve etkinliklere katılabilmek için iki doz aşı olmuş olmak, son 180 gün içinde Covid-19 geçirmiş olmak ya da son 48 saat içinde alınmış negatif PCR testi bulunması gereklidir.
Girişlerde HES kodu ve aşı kartı kontrolü yapılacaktır.

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media