Kültür sanat mekanlarından bomontiada’nın Yapı Kredi ile iş birliğinden çıkan ilk meyvesi  fotoğrafçı Lütfi Özgünaydın’ın ‘Yaşar Kemal / Çukurova Fotoğrafları’ sergisine henüz gitmediyseniz çok çok az vaktiniz kaldı, benden söylemesi. Mutlaka gidin, Yaşar Kemal’le baş başa sohbet edin. İnanın, böyle bir fırsatınız var. İnsan kendinden bilir işi… 


Fotoğraf sanatçısı  Lütfi Özgünaydın, Yaşar Kemal’in önce portrelerini çekti, onunla sohbetler yaptı sonra da Çukurova’ya giderek romanların geçtiği mekanları bir yıl süre ile fotoğrafladı.


Özellikle Yaşar Kemal’in çizdiği rota üzerinde ve Hemite köyünde çalıştı. Bütün yaşadıklarını Yaşar Kemal ile konuşmalarını ve Çukurova’da fotoğraf çekerken yüreğinde birikenleri de bir kitapta topladı: Çukurova Yaşar Kemal.


İşte o kitaptaki fotoğraflardan oluşan bir sergi: ‘Yaşar Kemal / Çukurova Fotoğrafları’. Ve acele edin, gitmek için sadece bir gününüz kaldı. 25 Nisan’da ne yazık ki sona eriyor.


Yaşar Kemal’in Çukurova’sını ve deneyimlerini fotoğraflarla buluşturan sergi, Yaşar Kemal’le selamlaşmanız için size bir fırsat sunuyor. Ki ben bu anı birkaç gün önce İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali çıkışında yaşadım. Geçtim karşısına Yaşar Kemal’in, gözlerinin içine baktım. “İri gövdeli bir çınar gibi karşımda dikelmiş ihtiyarın gözlerinden kara bir keder bulutu geçti. Yaşardı gibi.”


Yaşar’dı, hep yaşayacaktı. Saman sarısı fotoğrafların arasından geçerken Çukurova’nın rüzgârı yüzümde esiyordu. Ellerimle dokunsam, buğday başaklarına değecekti parmaklarım…


Çukurova’nın heybeti, Yaşar Kemal’in serin gölgesi altında yürürken dönüp arkama baktım yeniden. Hâlâ gözleri gözlerimdeydi. Sonra eve gittim, oturdum kendime ‘Yaşar Kemal –  Nilüfer’ foto albümü yaptım ve bunları yazdım.