banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Timaş Yayınları’ndan taze çıktı: “Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde”

Time kitap için şunları söylüyor: “Baş döndürücü, yaratıcı, türüne meydan okuyan bir hikâye. Kısmen bir polisiye, kısmen bir masal, –Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, bazı canlıların diğerlerinden üstün olma biçimleri üzerine heyecan verici bir felsefi sorgulama.”

Man Booker Uluslararası Ödüllü aynı zamanda 2018 Nobel Ödülü’ne de layık bulunan yazar Olga Tokarczuk’un “Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde” tuhaf bir gerilim masalı, bir kara komedi, her şeyiyle kendine özgü bir roman. Akıl sağlığı ve çılgınlık, suç ve adalet, özerklik ve kader arasındaki karanlık sınırların kışkırtıcı bir keşfi. Kim aklı başında gerçekten? Kim sesini duyurmaya layık?

KONUSUNA GELİRSEK…
Janina, uzak bir Polonya köyünde, karanlık kış günlerini astroloji çalışarak, yıldız haritalarını inceleyerek, William Blake’in şiirlerini tercüme ederek ve varlıklı Varşova sakinlerinin yazlık evlerine göz kulak olarak geçirir. İnsanlar yerine hayvanlarla vakit geçirmeyi tercih etmesi nedeniyle, fazlasıyla tuhaf ve münzevi tavırları kimilerine göre “kaçık”lıktır. Bir gün komşusu Koca Ayak gizemli bir şekilde ölü bulunur. Gelecek günler daha da tuhaf ölümleri beraberinde getirir. Şüpheler ve soru işaretleri yükselirken Janina, tuhaf teorileriyle kendini soruşturmanın göbeğine yerleştirir. Birileri ona kulak verseydi her şey böyle mi olurdu oysa…

You don't have permission to register