Cüneyt Cebenoyan Çocuk ve Sinema Platformu film gösterimleri başlıyor

ajandakolik


Geçtiğimiz ağustos ayında kaybettiğimiz çok sevgili sinema yazarı, gazeteci Cüneyt Cebenoyan anısına kurulan Cüneyt Cebenoyan Çocuk ve Sinema Platformu, 5 Şubat itibariyle film gösterimlerine başlıyor. İlk film Miyazaki’nin unutulmaz “Küçük Denizkızı Ponyo”. Katılımlar ücretsiz. 

Bilimsel araştırmalara göre, yaratıcı ifade içeren sanat etkinlikleri çocukların hem fiziksel hem bilişsel hem de sosyo-duygusal gelişimini destekliyor. Sanat temelli programlara katılımın olumlu etkileri, özellikle dezavantajlı ailelerdeki çocuklarda gözlemleniyor. Örneğin ABD’de riskli gruplarla yapılan bir araştırma, bu katılımın okulu terk etme oranını beşte bire düşürdüğünü, üniversiteden mezun olma şansını ise iki kat artırdığını gösteriyor. [1] Bunun yanı sıra sanatsal etkinliklerle uğraşmanın, “Ben yapabilirim” inancının, özgüvenin ve duygu yönetimi becerilerinin gelişimine katkısı olduğunu gösteren çok sayıda araştırma var.

Nüfusunun %28’ini 0-17 yaş arasını çocukların oluşturduğu ülkemizde, çocukların sanatla ilişkisini gösteren verilere baktığımızda ise durum iç karartıcı. Örneğin, 2013 yılında gerçekleştirilen bir çalışmada, İstanbul’un kentsel alanlarında yaşayan ve devlet okullarına giden 6-11 yaş arasındaki 800’e yakın çocuğun okul dışındaki zamanlarını nasıl değerlendirdikleri araştırılmış. Araştırmaya katılan çocuklardan %73’ü müzeye/sergiye; %49’u tiyatroya; %48’i sinemaya hiç gitmediğini belirtmiş.  Bu çocukların gün içinde en çok zaman ayırdıkları aktivitenin televizyon seyretmek olduğu görülmüş. Benzer bir şekilde 2015 yılında yapılan ve 17 ülkenin katılmış olduğu bir araştırmanın Türkiye Ulusal Raporu için ağırlıklı olarak devlet okullarında öğrenim gören 3.000 çocuğun verileri toplanmış. Bu çalışmadaki çocukların ancak yarısı, serbest zamanlarında okulda görmedikleri bir konuda (örneğin, müzik, dans, dil eğitimi, spor) ders almak ya da bir takım veya kulüp etkinliğine katılmak için fırsat bulabildiğini bildirmiş. Çocukların %86’sı okul dışı zamanlarında ev ödevi yaptıklarını söylemiş, serbest zaman etkinliği olarak en sık belirtilen etkinlik, %63 ile televizyon seyretmek olmuş.  Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi ne kadar yüksekse çocukların televizyon karşısında geçirdikleri süre o kadar az ve müze/sergi, tiyatro ve sinemaya gitme sıklığı da o kadar fazlaymış. Serbest zamanlarında izleyici olarak değil, aktif olarak bir sanat faaliyetine katılan çocukların oranı üst, orta ve alt sosyoekonomik düzeydeki ailelerde sırasıyla %19, %7 ve %1 olarak görülmüş.


Bu veriler ışığında, 3 Ağustos 2019 tarihinde kaybettiğimiz sinema eleştirmeni Cüneyt Cebenoyan anısına kurulan platform, [2], öncelikle çocukları kaliteli sinemayla buluşturmayı ve eleştirel izleme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.
Bu doğrultuda planlanan etkinliklerden biri ücretsiz gösterim ve tartışmalar. Bu etkinliklerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği içinde belediyeye ait kültür merkezlerinde film gösterimlerinin organize edilmesi de planlar arasında. Her ay farklı bir ilçedeki bir kültür merkezinde yapılacak gösterime çevredeki sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çocukların devam ettiği okullardan öğrencilerin katılmaları sağlanacak. Bu amaçla çevredeki okul yönetimleriyle gerekli organizasyon yapılacak. Çocuklar, otobüslerle okuldan alıp kültür merkezine götürülecek ve film bitiminde yine otobüslerle okullarına bırakılacak. Küçük salonlarda yapılacak gösterimlerin ardından çocuklarla film üzerine tartışmalar da yine planlamalar arasında…

[1] Bu yazıdaki tüm araştırma verileri, Feyza Çorapçıoğlu tarafından basılan Erken Çocukluktan Gençliğe: Sanatla Büyümek adlı rapordan alınmıştır.

[2] Destekçilerimiz, Bütün Çocuklar Bizim Derneği, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), Yeni Bir Film Yapım Dağ. Tic ve Ltd. Şti., İstanbul Büyük Şehir Belediyesi

Paylaş ki çoğalsın:
Next Post

Timaş Yayınları'ndan taze çıktı: "Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde"

Time kitap için şunları söylüyor: “Baş döndürücü, yaratıcı, türüne meydan okuyan bir hikâye. Kısmen bir polisiye, kısmen bir masal, –Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, bazı canlıların diğerlerinden üstün olma biçimleri üzerine heyecan verici bir felsefi sorgulama.” Man Booker Uluslararası Ödüllü aynı zamanda 2018 Nobel Ödülü’ne de layık bulunan yazar Olga […]