banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

KALBEN’İN İLK ROMANI “ESKİ DÜNYANIN YANGINI”

Kalben’den ne zamandır bir kitap bekliyorduk, o vakit bu vakit sevgili okur ve Kalbensever müziksever! Takdim edelim o zaman: “Eski Dünyanın Yangını”, Kalben’in ilk romanı. Aynı zamanda son albümü ile de aynı ismi taşıyor. Hatta aynı isimde bir de şarkı var albümde. Bir roman ve o romandan ilham alınarak icra edilmiş bir albüm ilk kez birlikte yayımlanıyor. Bu da kültür hayatımızda bir ilk. Roman, Kalben’in doğum günü olan 17 Ocak’ta raflarda olacak. Kalpten bir iyi ki doğdun Kalben!

Bekleyin, az kaldı… Artık sayfalarca Kalben! Holden Kitap’tan çıkacak olan Eski Dünyanın Yangınında Kalben, birlikte büyüyen iki kadının (Kantante ile Koda) hikâyesini anlatıyor. Erkek egemen dünyada hayatta kalmaya çalışan kadınların mücadeleleri, hayalleri, sevme ve sevilme biçimleri üzerinde duruyor.

Koda ile Kantante yolları daha çocuk yaşlarda kesişen, erkek egemen dünyanın acıları ile büyüyen iki kadındır. Birbirlerine olan yakınlıkları ortak sevgilerden ve ortak eksikliklerden kaynaklanmaktadır daha çok. Aile kurumunun yarattığı travmalardan kurtulmaya çalışırlar. Büyüdüklerinde evden uzaklaşır, daha iyi bir yaşam için mücadele verirler. Oysa dışarısı da en az bir “yuva” kadar tehlikelerle doludur. Birlikte büyüyen iki arkadaşın yolları zamanla ayrılır. Ortalıktan bir anda kaybolan Kantante’nin nereye gittiğini, kimse bilmemektedir. Koda Kantante’nin günlüğünü bulur ve yazdıklarından yola çıkarak onu bulmaya çalışır.


ARKA KAPAKTAN

 “Sevmekle başladı her şey. Sevmekle bitecek.”

Annelerinin küskün ve hüzünlü gölgesinde yeryüzüne kök salmaya çalışırken birbirine yaren olan iki yalnız çocuğun şarkısı bu. Doğdukları ormanda kaybolmuş iki kadının insanı insanla kesip parçalayan bir dünyada kendi kendinin kahramanı olma macerası. Gerçek bir dostluğun romanı. Eski Dünyanın Yangını, küçük bir sahil kasabasındaki ilkokulda yolları kesişen, benzer acılardan müşterek bir gelecek yaratmaya çalışırken özgürlüğün keskin köşeleriyle yaralanıp ayrı yönlere sürüklenen Koda ve Kantante’nin “bütün katillere” vedası. Ev, aidiyet, aşk, dostluk, korkular ve yalnızlık üzerine yeni bir şarkı söylüyor Kalben. Sevmekle başlayan, sevmekle biten.

“Yaşamak, görmek, bilmek istiyorum bu bahçede. Göz ucuyla izlediğiniz bir kedi kadar neşeli oldunuz mu hiç? Sıcacık sarı kürkünüz, uzun havadar kuyruğunuz ve ihtiyacınız olan her şeyin müziğini işiten kulaklarınız var mı? Siz hiç, bir baltaya sap olamamış kedi gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü kediler öyle düşünmez. Biz, insan evlatlarına, ağaçlardan yonttukları baltaların sapları olmayı öğretiriz. İnsanları baltalaştırmayı severiz. İnsanı insanla keser, parçalarız.”

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media