#EvdeKal Yazarların okumak istediği ve senin için önerdiği kitaplara göz at

ajandakolik

Ertelediklerimizi yapma zamanı, sanata eğilmenin, sanatla kendimizi iyileştirmenin sırası… İşte bu düşünceden yola çıkarak önce edebiyat dedim ve yazarlara sordum: “Korona günlerinde okumak istediğiniz ve Ajandakolik okurlarına önermek istediğiniz kitaplar neler?”

Hazırlayan: Nilüfer Türkoğlu

Dünyayı çepeçevre saran salgın nedeniyle tüm insanlık zorlu günlerden geçerken #evdekal çağrısına uyarak evlerimize sığınmak ve kendimizle daha çok vakit geçirmek durumundayız bugünlerde. Kimimize bu durum sıkıcı gelse de şunu kabul etmeliyiz; uzun zamandan sonra ilk defa dar vakitlerin yerini geniş zamanlar aldı. Şimdi kendimizle baş başayız. Yönümüzü sanata çevirmenin, okuyamadığımız kitapları raflardan indirmenin günü bugün.
Edebiyat dünyasından isimler, hem düşüncelerini, hislerini hem kendileri ve Ajandakolik okurları için hazırladıkları kitap listelerini paylaştı.


BUKET UZUNER: “VİRÜSLERİN IRKI, DİNİ, CİNSİYETİ YOKTUR”

Korona günleriyle ilgili düşünce duygularımı şöyle ifade edebilirim belki; biyoloji, viroloji eğitimi almış ve bilime güvenen bir kişi olarak zaten virüslerin dünyadaki en güçlü canlılar olduğunu bilmek beni hem sakinleştiriyor, ama aynı nedenle iyi yönetilmez, hurafe ve hamasiyetle beslenirse diye de ürkütüyor. Virüslerin ırkı, dini, cinsiyeti yoktur, hiç bakmaz öyle insan işlerine! Öte yandan bu musibet nedeniyle para, iktidar, şan, şöhretin geçiciliği, (mahalle ve ülke anlamında) komşuluk, dayanışma, küçük değerlerin önemini hatırlayışımız-pandemikten sonra da bizi biraz hizaya getirir umuyorum.

Dekameron – Boccacio
Annem ve Ben – Maya Angelo
Don Kişot – Cervantes
Duvarlardan Geçmek – Marina Abramoviç
Filozofun Mutluluk Seyahatnamesi – Daniel Klein
Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar – Ursula Le Guin
Yeryüzü Ayetleri – Füruğ
Gülten Akın Şiirleri Uzağa Gidemem – Meral Saklıyan
Hayat Bir Oyun – Mevlüt Dinç
Makamdan Şifaya – Öztürk Erseven
Ustaca Yaşlanmak – Prof Ali Demirsoy
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerine – Olga Tokarczuk

OYLUM YILMAZ: “OKUMAKTAN BAŞKA ÇIKIŞ YOK, EDEBİYATTAN BAŞKA ÇARE YOK” 

Tek katlı, eski, bahçeli evlerin olduğu, yoksul çiçekli bir mahalle düşünüyorum, onun ortasına gelip küfür gibi dikilmiş koca bir apartman var. İnşaatı yarım kalmış, hani kum ve kurumuş çimento yığınlarının içine çocukların kendi lunaparklarını kurduğu bir inşaat; etrafa saçılı kırık tuğlalar, kıymıkları çocuk parmaklarına batan kalaslar… Bir gün tüm cesaretimi toplayıp o inşaatın en üst katına çıkıyorum, ayaklarımın ucuna basa basa onuncu, yirminci, otuzuncu kattan, artık kaçıncı kat en sonuncuysa, oradan usulca aşağı bakıp cesaretimi topladıktan sonra, ham betonun üzerine oturuyorum. Bu binanın son katında dünya bitmiş benim için, çocuk ömrümün görüp görebileceği son noktadayım. Öyle çok da ahım şahım bir şeye benzemeyen, geleceğe dair umut da vermeyen, ama yine de gönül bağımın olduğu dökük çiçekli mahallem yok olmak üzere ama onun yerine gelecek, onun yerine geçecek şey de bu inşaat artığından başka bir şey değil! Acıyla anlıyorum, artık dünyanın sonundayım, bir an soluğum kesiliyor, sonra ayaklarımı boşluğa sarkıtıp sırtımdaki okul çantasının içinden en sevdiğim kitabı çıkarıyorum, “peri masalları” ve okumaya başlıyorum. Yapacak hiçbir şey yok, okuyorum.

Dünyanın sonunda, olup biten karşısında hiç hükmünde bir kız çocuğu, teknolojik bir harabenin tepesine çıkıp oturmuş, peri masalları okuyor. Çünkü okumaktan başka çıkış yok, edebiyattan başka çare yok… İşte kendimi tam olarak böyle hissediyorum.

Dünyanın sonuna gelmiş diğer herkes için tavsiye edebileceğim, kendim için yaptığım peri masalları listem ise şöyle:

Ortaçağ – Umberto Eco
Cemal ve Soysuzluk – Işıl Aydın-
Benlik Üzerine Denemeler – Virginia Woolf
Mimesis Batı Edebiyatında Gerçekçiliğin Temsili – Eric Auerbach
Karaçam Ormanında – Fatih Balkış
Mansfield Park – Jane Austen

MAHİR ÜNSAL ERİŞ: “OKUYACAĞIM KİTAPLAR İÇİNDE BULUNDUĞUM MAHRUMİYETİ YANSITIYOR”

Bu güç ve çok şeyden mahrum günlerde okuyacağım kitaplar da içinde bulunduğum mahrumiyeti yansıtıyor.
Bagaj hakkını Ethem’e tahsis etmek için Maalesef Türkiye’den çok fazla kitap getirme şansımız olmadı. O yüzden Londra’da belediyenin kütüphanesinden aldığım İngilizce kitapları ve sevgili Hikmet Hükümenoğlu’nun kıymeti büyük hediyesi olan Kindle’ımda bulunan e-kitapları okuyacağım.

İlk elden aklıma gelenler şöyle:

A Little Lumpen Novelita – Roberto Bolano
Les Pardaillan 2 (epopee d’amour) – Michel Zevaco
7 – Cem Akaş
Ortaçağ – Umberto Eco
Hayatın Anlamı – Terry Eagleton
Büyük İskender 1, 2, 3 – V. Massimo Manfredi
The Glass Cell – Patricia Highsmith
The Devil’s Elixir – E.T.A Hoffmann

Şimdilik böyle, bunlar bittikçe, belediye kütüphanesine devam. Tabii o zaman dışarı çıkmamıza hâlâ izin veriliyor ya da kütüphaneler hâlâ açık bulunuyor olursa…


BARIŞ İNCE: “YAZMA ÜZERİNE KİTAPLAR ÖNERİYORUM”

Ben sosyal mesafelenme döneminde roman ya da öykü kitabı değil yazma üzerine kitaplar önermek istiyorum. İnsanların bu kitaplardan alacakları bilgilerle daha keyifli bir okuma sürecine girebileceklerini düşünüyorum. Kimisi ağır gelebilir ama birkaç cümle bile anlaşılsa, romancıların öykücülerin ne yapmaya çalıştıklarını bilmemize hizmet edebilir. Herkese sağlıklı günler diliyor, evde kalmalarını rica ediyorum.

Kurmaca Nasıl İşler – James Wood
Edebiyat Kuramları ve Eleştiri – Berna Moran
Modern Türk Romanı – Azad Seyhan
Don Kişot’tan Bugüne Roman – Jale Parla
Roman Kuramına Giriş – Zekiye Antakyalıoğlu
Yazarın Kuramı, Eserimi Nasıl Yazdım – İshak Reyna
Edebiyat Dersleri – Nabokov
Büyübozumu Yaratıcı Yazarlık – Murat Gülsoy
Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu – Celil Oker
Saf ve Düşünceli Romancı – Orhan Pamuk
İyi Yazmak Üzerine – Zinsser
Hikaye – Robert Mckee
Yaratıcı Yazanın Hazzı – Gülayşe Koçak
Roman Sanatı – E.M. Forster
Edebiyat Kuramı – Terry Eagleton
Kurmacanın Retoriği – Wayne C. Booth
Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar – Mustafa Baydar
NESLİHAN ÖNDEROĞLU: “BELKİ DE BU TECRİT EDİLME HALİ, DOĞAYLA İLİŞKİMİZİ SORGULAMAK İÇİN BİR ŞANSTIR”

Bu karanlık günleri doğanın insanoğlundan aldığı bir çeşit intikam gibi algılıyorum ama her şerden bir hayır çıkacağını da bildiğim için olumlu tarafından bakmayı tercih ediyorum. Belki de bu tecrit edilme ve yalnızlık hali, kendimizi, başkalarıyla ve doğayla ilişkimizi, özellikle hayvanlara verdiğimiz zararı sorgulamak için bir şanstır. Belki bir frene basma zamanı gelmiştir, herkesin durup bir düşünmesi için. İnsanın, dünyayı güzelleştiren şeylerin, özellikle sanatın değerini anlaması ve ona sıkı sıkı sarılması için bir şanstır belki de bu.

Benim bu dönemde okunmasını tavsiye edeceğim kitaplar:

Kırmızı ve Siyah – Stendhal (Klasiklere bir dönsek ne hoş olur değil mi, en sevdiklerimden.)
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde – Olga Tokarczuk (Hayvanlar kendilerine yapılanların intikamını alır mı?)
Gecenin Sonuna Yolculuk – Louis Ferdinand Celine (Böyle bir yüzleşmeye katlanabilecek mi insan?)
Körlük – Jose Saramago (Tam da bugünlere uygun bir karantina ve salgın halinin insanı sürüklediği delilik sınırları.)
Ceviz Ağacına Kar Yağdı – Selçuk Baran (Selçuk Baran’ın toplu öyküleri, hala keşfedememiş olanlara…)
Boğuntulu Masallar – Norman Lock (Aykırı, kısa ve kirli hikayeler; düş gücümüzü uyandırmak için.)
Erkeklere Her Şey Anlatılmaz – Buket Arbatlı (İyi bir öykücüden bir ilk kitap okumak isteyenlere…)
Sürgündeki Rüzgar – Şeref Bilsel (Tüm bunların sonunda sadece şiir bize iyi gelecek.)


AHMET ÜMİT: “EVDEN ÇIKMAYIN, RUHUNUZU SANATLA YATIŞTIRIN”

Zorunlu ev hapsinin getirdiği sıkıntıları yeni romanımı yazarak atlatmaya çabalıyorum. İnsanlar mümkünse evden hiç çıkmasınlar, ruhlarını kitapla, sanatla yatıştırsınlar.

İlk üç kitap ayrıca şu an okuduklarım, benim listem şöyle:

İlyada – Homeros
Odysseia – Homeros
On binlerin Dönüşü – Ksenophon
İlahi Komedya – Dante
Savaş ve Barış –Tolstoy
Suç ve Ceza – Dostoyevski
Ve Durgun Akardı Don – M. Solohov
İnce Memed – Yaşar Kemal
Memleketimden İnsan Manzaraları – Nazım Hikmet
Bir Düğün Gecesi –  Adalet Ağaoğlu
Puslu Kıtalar Atlası – İhsan Oktay Anar
Yüzyıllık Yalnızlık – Marquez
Cebelavi Sokağı’nın Çocukları – N. Mahfuz
Teneke Trompet – G. Grass
Decameron – Boccaccio


MEVSİM YENİCE: “HEPİMİZ YENİ ‘BEN’LERLE TANIŞACAĞIZ”

Bir süre herkesin en yakın arkadaşı kendisi olacak gibi gözüküyor. Hepimiz yeni “ben” lerle tanışıp kendimizle uzlaşmayı, başa çıkmayı deneyimleyeceğiz. Bu savaştan sağ çıkabildiğimiz, iç huzurumuzun en azından bir süreliğine stabil kalabildiği, sağlıklı günlere bir an önce kavuşabilmeyi diliyorum.

Okumak için önerim;

Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk – Wilhelm Genazino
Arafta – George Saunders
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde – Olga Tokarczuk
Aşka Susamış – Yukio Mishima
Zama – Antonio Di Benedetto
Ağustos Işığı – William FaulknerKendim için şu dönemde okumak için ayırdığım kitap;Risk Tıbbı: Korkuyu ve Belirsizliği Tedavi Etme Arayışımız – Robert Aronowitz
Hoş Nağme – Leïla Slimani
Hiç – Carmen Laforet
Tiksinti – Horacio Castellanos Moya
Günter Grass – Teneke Trampet
HAKAN BIÇAKÇI

Şöyle genel bir liste yapabilirim bugünler için.

İşin Aslı, Judit ve Sonrası – Sandor Marai
Eşekarısı Fabrikası – Iain Banks
Senin Gibi Biri – Roald Dahl
Doğal Roman -Georgi Gospodinov
Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk – Wilhelm Genazino
Hınç Ayları – Pascal Bruckner
Süperkent – J. G. Ballard
Uyuyan Adam – Georges Perec
Kuşatılmış Yaşamlar – Michel Houellebecq
Eski Ustalar – Thomas Bernhard



EZGİ POLAT: “OTURUP DÜŞÜNMEK VE SORGULAMAK İÇİN ELVERİŞLİ ZAMANLAR”

Fiziksel olarak etkilenmeyenlerin de ruhsal olarak etkilendiği zor bir dönemden geçiyoruz. Her an her şeyin olabileceği hissiyle içim fokurdarken bir yandan hiçbir şey yapmadan öylece beklemek epey yorucu ve yıpratıcı. Bir distopyanın içindeyiz. Her gün yeni bir şeyle tanışıyoruz ve ona adapte olmaya çalışıyoruz. Bir yandan böyle bir dönemin tanığı olabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum çünkü oturup düşünmek, algılamaya çabalamak ve sorgulamak için oldukça elverişli zamanlar. Bir yandan da olayların kendileri hakkındaki öngörülerden ve tahayyüllerden hızlı davranmasında insanın hayal gücünü baltalayan, onu sürekli ters köşe yapan bir yan var gibi ve bu içten içe beni rahatsız ediyor.

İçlerinde okumakta olduğum ve yakın zamanda okumayı planladığım kitapların olduğu küçük bir listeyi paylaşıyorum:

Ne Rezalet – Paulina Flores,
Bir Maskenin İtirafları – Yukio Mişima,
Mavi Geceler – Joan Didion
Bir Ateistin İnanç Tarihçesi – Matthew Kneale
Fransız Teğmenin Kadını – John Fowles


DOĞU YÜCEL: “ŞU GÜNLERDE KENDİ SESİMİZE KULAK VERMEMİZ GEREKİYOR”

Kitap seçimi konusunda insanları etkilemeyi sevmiyorum. Kişi, bence kendine has duygularla ve düşüncelerle bir kitaba yönelmeli. Murakami’nin bir sözünü çok seviyorum, “Herkesin okuduğu kitapları okursanız herkes gibi olursunuz”.

Özellikle içinden geçtiğimiz şu günlerde kendi sesimize kulak vermemiz gerekiyor. Okuduklarımız, yazdıklarımız, izlediklerimiz bize ayna tutsun, kendimizi daha iyi tanıyalım. Diğer yandan farklı karakterlerin dünyalarına girerek empati yeteneğimizi güçlendirelim. Bu süreçten daha güçlü bireyler ve toplumlar olarak çıkalım. Herkese sağlıklı günler dilerim.

İçinde bulunduğumuz şartlar dahilinde benim okumayı düşündüğüm kitaplar şöyle:

Anlaşıldı, Tamam – Roald Dahl
Nyarlathotep – H. P. Lovecraft
Esneyen Boşluk – Berkun Oya
Bedava Müzik – Stephen Richard Witt
Kübra – Afşin Kum
Ketum Kahraman – Mario Vargos Llosa
Devran – Selahattin Demirtaş
(Aslında daha çok var!)


GAMZE ARSLAN: “BUGÜNLER KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK ANLAMINDA ÖNEMLİ”

Dışarıda çalışmak zorunda olan insanları düşündüğümde, eve kapanmak bile büyük bir lüks bu dönemde. Bugünler, evrenle kurduğumuz bağı düşünmek, sorgulamak ve kendimizle yüzleşmek anlamında önemli geliyor bana. Özellikle de bizim elimizden çıkan kıyımları, yıkımları, yok edişleri göz önüne alırsak. Okumak bütün bu düşünme süreçleri için bir ilk basamak olabilir gibi geliyor bana.

Benim önereceğim liste ise şöyle: 
Hoş Nağme – Leïla Slimani
Acıyla Çarp Kalbim – Amelie Nothomb
Tokyo’nun Son Çocukları – Yoko Tawad
Yalpa – Ramazan Güngör
Kadınlar Ülkesi – Charlotte Perkins Gilman
Kurmacanın Kıyıları – Jacques Ranciere
Sağım Solum Önüm Arkam – Yeşim Erdem (Şu an okuduğum kitap)

Okumayı düşündüklerim

 

Efsanevi Yaratıklar – Alberto Manguel
Kassandra –  Christa Wolf
Leziz Kadavralar – Agustina Bazterrica –
Aşk İçin İstediğimiz Hayvanlar – Defne Sandalcı –



MENEKŞE TOPRAK: “OKUMAK BANA HEP ŞİFA VERDİ” 

Ben yıllardır evde çalışan biriyim.  Dışarıyla temasın daha az kurulmasının zorunlu hale geldiği bugünlerde hapsedilmişlik duygusunu yaşamamam sanırım bu alışkanlığımla ilgili. Öte yandan dışarının ıssızlığı, sokaklardaki tedirginlik bana çocukluğu, lise yıllarının kar ve hafta sonlarıyla birleştirilmiş bayram tatillerini, erkenden ayağa kalkıldığı için çok uzun sürmüş pazar sabahlarını hatırlatıyor. Saatlerce kitap okuyabildiğim, daha kapsamlı metinlere zaman ayırabildiğim için böylesi günlerden hep mutlu ve dinlenmiş olarak çıktığımı biliyorum.  Eğer bu dünyada bir şeylere şükrediyorsam zaman zaman, o da edebiyat dünyasına ait kapıların bana çocukluktan itibaren açılmış olmasıdır.  Çünkü okumak bana hep şifa vermiştir.

Kısa bir süre önce yeniden okuduğum bazı modern-klasiklerimden ve çağdaşım kimi yazarların severek okuduğum eserlerinden oluşan minik bir listeyi buraya iliştiriyorum. Şifa niyetine.

Hayvan Çiftliği – George Orwell
Madame Bovary – Gustave Flaubert
Gazap Üzümleri– John Steinbeck
Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar
Yürümek – Sevgi Soysal
Cevdet Bey ve Oğulları – Orhan Pamuk
Ahraz – Deniz Gezgin
Öğlen Kadını – Julia Franck
Geceleri Sessizdir Tahran – Shida Bazyar
Çador – Murathan Mungan
Vejetaryen – Han Kang
Güzel Ölümün Öyküsü – Ayşegül Devecioğlu
Deniz – John Banville
Bin Dokuz Yüzlerin Başında Berlin’de Çocukluk – Walter Benjamin
Gaflet: Modern Türkçe Edebiyatın Cinsiyetçi Sınır Uçları – Hazırlayanlar: Sema Kaygusuz, Deniz Gündoğan İbrişim,
Oyuncu – Yeşilçam Yıldız Sisteminde Bir Anti-Yıldız: Adile Naşit – Sibel Öz Arslan

KADİR AYDEMİR: “DOĞA İNSANOĞLUNA ‘DUR’ DEDİ”

Özgürlüğümüzün, dünyanın, sokakların değerini daha iyi anlıyoruz şimdi… Bu zor günlerin gelip geçeceğini ve dünya halklarında büyük bir farkındalık yaratacağını düşünüyorum. Doğa adeta insanoğluna “Dur” dedi. Doğa betonlaşmaya, ağaç katliamına, denize atılan çöplere, av kültürüne, savaşlara, tüm kirliliğe, plastiğe, her türlü israfa “Dur” dedi. Ne süper güç olmanın ne de zenginliğin bir önemi var şu an. Umarsızca eve kapandık. Dilerim ki en kısa sürede ve bilimsel tedbirler alınarak, kimse daha fazla zarar görmeden atlatılır bu süreç. Hepimize geçmiş olsun. Önlemlerimizi alalım, kendimiz kadar başkalarını da düşünelim ve önemseyelim.

Birçok kitabı aynı anda veya yeniden ve yeniden okuyan biriyim. Eve kapandığımız şu günlerde kitaplığımda biriken ve okumayı ihmal ettiğim birçok kitaba da zaman ayıracağım. Yeni kitaplar ve dergiler aldım kendime. Elimin altında yüzlerce kitap var.

Notos dergisi
KE (Kartal Edebiyat) dergisi 
62 Maket Seti – Julio Cortazar
Yaşıyoruz Sessizce – Şükrü Erbaş
Ayın Demiri Altında – Thomas Bernhard
Bana Zebra Deyin – Azareen Van Der Vliet Oloomi
Bile İsteye – Gonca Özmen
Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü – Etgar Keret
El Greco’ya Mektuplar – Nikos Kazancakis
Türlerin Kökeni – Charles Darwin
Centuria – Giorgio Manganelli
Buluştuğumuz Yer  – John Berger
Seyir Defterleri – Kristof Kolomb
İlk Çember – Aleksandr Soljenitsin
Ölü Ev – Yannis Ritsos
Haikular – Matsuo Başo
Kuzeye Giden İnce Yol – Matsuo Başo
Paylaş ki çoğalsın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

The Weeknd'in yeni albümü "After Hours" çıktı

Uzun zamandır bu albüm bekleyenlerin dikkatine! The Weeknd’in yeni albümü “After Hours” çıktı.  The Weeknd yeni albümünden paylaştığı iki şarkı ‘Heartless’ ve ‘Blinding Lights’ ile çoktan dünya çapında büyük yankı uyandırmıştı. The Late Show With Stephen Colbert ve Jimmy Kimmel Live programlarındaki canlı performanslarıyla da adından söz ettirmişti. The Weeknd’in […]